Adalet sisteminde yaşanan sorunlara ilişkin gündem dışı konuşması
Kocaeli Milletvekili · Halkların Demokratik Partisi
Genel Kurul, 105. Birleşim · 4. yasama yılı · 17 Temmuz 2021 · 545 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma
Kaynak göster
Ömer Faruk Gergerlioğlu (Halkların Demokratik Partisi), 17 Temmuz 2021 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 105. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: Adalet sisteminde yaşanan sorunlara ilişkin gündem dışı konuşması); konuşma 545 kelime.
Ömer Faruk Gergerlioğlu (Halkların Demokratik Partisi, Kocaeli). “Adalet sisteminde yaşanan sorunlara ilişkin gündem dışı konuşması”. TBMM Genel Kurulu, 105. Birleşim tutanağı, 17 Temmuz 2021. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/omer-faruk-gergerlioglu-27-2021-07-17-adalet-sisteminde-yasanan-sorunlara-iliskin-gundem-disi-konusmasi (erişim: 28 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=99547
Konuşmanın tam metni
TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)ÖMER FARUK GERGERLİOĞLU (Kocaeli)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri ve sevgili halkımız; ben, en başta, nerede kalmıştık diye sormak istiyorum. (HDP sıralarından alkışlar) En son, 17 Mart günü burada hukuksuz, siyasi bir karara karşı direniyorduk, arkadaşlarımızla beraber direniyorduk. Çok net hukuksuz bir karar vardı karşımızda ve biz de Meclisin onurunu korumak, halkın iradesini korumak için burada adalet nöbetine başlamıştık. Bizi engellemeye çalışıyorlardı ama biz kuşatıcı ve sabır dolu sloganları haykırıyorduk. “Yaşasın halkların kardeşliği!” diyorduk. “…” (x) “Direnmek yaşamaktır!” diyorduk. “…” (xx)
Şimdi, bu kelimelerin Türkçesi de Kürtçesi de çok güzeldir arkadaşlar. Ben Kürtçesini öğrendim, size de tavsiye ederim, hem öğrenin hem de yaşayın. Ben halkın vekiliyim, beni bu kararlar vekilliğimden aldı, zindana attı. Tam doksan altı gün ben Sincan 2 No.lu F Tipi Cezaevinin zindanındaydım, tecrit altındaydım ama asıl cezalandırılan halktı, ben vekilim, asıl olan halktı. O zindanda ben bu baskılara ve hukuksuzluğa yenilmedim. O zindanı ben bir “Yusuf okulu” olarak gördüm, “Medrese-i Yusufiye” olarak gördüm, bir “Yusuf okulu”, bir “Yunus okulu”, bir “direniş okulu” olarak gördüm. Çok makaleler yazdım orada, biliyor musunuz? Onlardan birinin adı “Zindanda Özgürleşmek”ti. Neden? Çünkü ben hak, hukuk ve adalet peşindeysem zindanda olsam bile özgürüm ama siz hırs, gurur, kibir ve iktidar peşinde ve mafyayla kol kolaysanız dışarıda olsanız bile zindandasınız; bunu unutmayın.
Bakın, değerli arkadaşlar, bu tarihî bir hadisedir, tarihî bir yanlıştır ve halkın gücüyle ben tekrar geri döndüm. Şimdi, bakınız, öyle bir şey oldu ki, 90 bin kişinin oyuyla Kocaeli’den geldim ve 84 milyonun vekili oldum. Biz bu yanlışa karşı direndik, direndikçe diriliyoruz. Burada da söylemiştik; haklıyız, bundan dolayı güçlüyüz, bundan dolayı kazanacağız ve bundan dolayı da korkmuyorum demiştim. İstediğiniz kadar zindanlara atın, başka şeyler yapın, sonuna kadar da bu yolda yürümeye devam edeceğiz. Benim cezalandırılmamın nedeni T24’teki bir yazıydı, bir haber sitesinde herkesin gördüğü, hâlen de yayında olan bir haberi ben “retweet” ettim diye cezalandırıldım ama bakın, başkası cezalandırılmadı ve yerel mahkeme iki buçuk yıl bana ceza verdi. Akıl alacak bir karar değildi, zerre kadar hukuk varsa istinafta bozulur dedim ama o zerre de yokmuş, istinaf da onadı. Ya, herhâlde bir küçücük zerre vardır, Yargıtaya bir bakalım dedik. Yargıtayda da 1’e karşı 4 oyla onandı karar. Yargıtayın bir hâkimi -hakkını yemeyelim, 16 sayfalık bir hukuk manifestosu yazdı, müthiş bir metindir; okuyun lütfen, her okuyan hukukçu böyle söyledi- “Bu karar yanlıştır, bu kişinin hiçbir suçu yok.” diyordu. O hâkim Enis Berberoğlu kararına da itiraz eden hâkimdi çünkü bu karar siyasi bir karardı, yargıyı etkileyen siyasi bir durum vardı ortada. Neden? Çünkü ben birçok ihlale karşı çıkmıştım bu Mecliste; Kürt meselesine, helikopterden atılan Kürtlere, KHK’lilere yapılan soykırıma, cezaevi ihlallerine, işkencelere, insan kaçırmalarına. Ve en son, hepiniz biliyorsunuz, aralık ayında bir konuşma yapmıştım, çıplak aramayı anlatmıştım; Türkiye gündemi olmuştu, iktidar tüm gücüyle bana hakaretler yağdırmıştı ama başaramamıştı. Herkes burada gelip “Çıplak aramayı ben de yaşadım.” diye anlatmıştı ve sonrasında ne oldu? Aradan sadece bir ay sonra Yargıtay cezamı onadı. İki üç yılda ancak Yargıtayda sırası gelecek cezam bir yıl içinde onanıverdi. Ardından, burada biz adalet nöbetine başladık, çıktık partimizin grup toplantı odasına, dört gün orada nöbetimize devam ettik. Ben bir sabah namazı vakti -namazını kılan bir insanım, saatimi kurdum- lavaboya gittim ve WC’den çıktım ki ne göreyim? Onlarca Meclis polisi beni kamerayla çekiyor. Ben abdest alacağım, pijamalı, terlikliyim; onlarca polis beni çekiyor. Yani ne yapıyorum?
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
216 konuşma daha · 17 Temmuz 2021