İçeriğe atla

27. DÖNEM · 600 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 105. BİRLEŞİM · CUMARTESİ

Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle

Genel Kurul, 105. Birleşim · 4. yasama yılı · 17 Temmuz 2021 · 448 kelime · yaklaşık 2 dakikalık okuma

Kaynak göster

Tulay Hatımoğulları Oruç (Halkların Demokratik Partisi), 17 Temmuz 2021 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 105. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle); konuşma 448 kelime.

Tulay Hatımoğulları Oruç (Halkların Demokratik Partisi, Adana). “Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle”. TBMM Genel Kurulu, 105. Birleşim tutanağı, 17 Temmuz 2021. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/tulay-hatimogullari-oruc-27-2021-07-17-bazi-kanun-ve-kanun-hukmunde-kararnamelerde-degisiklik-yapilmasina-dai-2 (erişim: 29 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=99696

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)

TULAY HATIMOĞULLARI ORUÇ (Adana)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; bu torba yasa teklifi içinde en fazla karşı çıktığımız maddelerden biri 23’üncü madde yani şu an konuştuğumuz kanun teklifindeki maddedir. Bu madde ne diyor? Kamu görevlilerinin görevden uzaklaştırılmasını, ihraç edilmesini, rütbelerinin alınmasını sağlayacak yetkiyi uzatmak istiyorlar.

OHAL’de, bu OHAL sürecinde en az 125.678 kamu görevlisi ihraç edilmiş, 270 kişinin öğrencilikle ilişiği kesilmiş, 2.761 kurum ve kuruluş kapatılmış, 3.213 personelin rütbesi alınmış. OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonunun 28 Mayıs 2021 tarihli açıklamasında şunlara yer veriliyor: OHAL işlemleri kapsamında -KHK’lilerin yapmış olduğu başvurular- 125.678 kamu görevlisinin ortada başvurusu var. Bu işlemlerden 2.761’i kurum ve kuruluş kapatma işlemini kapsıyor. Komisyona yapılan başvuru sayısını ifade etmiştim, bunlardan sadece 14.072 tanesi görüşülmüş yani başvuruların sadece yüzde 11’i görüşülüp değerlendirilmiş ve bunlar kabul edilmiş; yüzde 89’u da reddedilmiş.

Şimdi, deniliyor ki: “FETÖ’yle mücadele…” Bu kürsüde bugün defalarca ifade edildi, OHAL’in amacı FETÖ’yle mücadele filan değil. Amaçlarından biri bu olabilir ama gerçekten kuru ile yaşı beraber yaktınız, insanlara acı çektirdiniz. Bakın, bahsettiğimiz bu rakamlar basit rakam değil, ailelerden bahsediyoruz, geçinemeyen ailelerden bahsediyoruz. İnsanları açlıkla, yoksullukla biat ettirmeye çalışan bir iktidardan, bir anlayıştan daha zalim ne olabilir ki? İşte, OHAL’in zuhur etme biçimi tam budur, bu yüzden biz OHAL’e karşıyız, bu yüzden bu ihraçlara karşıyız, bu yüzden 23’üncü maddeye karşıyız.

Bakın, yine, bu torba yasa biçimde torba davalardan bahsediyoruz ya sürekli. Mesela, bu torba davalarda, yine OHAL’e dayanarak, sığınarak açılan davalarda FETÖ, PKK’yle iltisaklılık ya da üyelik vesaire. Şimdi, hep buradan ifade ettik, herkesi terörist olarak görmekten bir kere vazgeçin ama vazgeçmiyorsunuz. Mesela, geçtiğimiz günlerde Din Alimleri Derneği ve Demokratik İslam Kongresi mensubu olan insanlar, yaşları 70’lerde, 80’lerde olan insanlar sarayın istediği şekilde ibadet etmedikleri için yani Kürtçe hutbe verdikleri için tutuklandılar bunların bir bölümü, gözaltına alındılar. Ya, bir kere, İslam’ın değerlerini ağzından düşürmeyen bir AKP nasıl bir ahlak ve anlayışla, bir iktidar nasıl bir ahlak ve anlayışla 70-80 yaşını aşmış olan din âlimlerini gözaltına alır ve tutuklar. Burada da bakın, dikkat edin, bir ayrımcılık var. Yani size biat eden sarayın İslam’ının icraatçısı olanlara hiçbir şey yok, ödül var ama size biat etmeyen İslam’ı, din âlimlerini böyle gözaltına alıp gözaltılarda süründürme var, bir de üstüne üstlük bu yetki talebiyle de gözaltı sürelerini uzatmak istiyorsunuz, bunu asla kabul edemeyiz.

Bakın, bu, ihraç edilmelerle ilgili yaşanılan, bize gelen bir başvuruyu paylaşmak istiyorum kamuoyuyla. Bir kamu emekçisi, öğretmen bir insan ihraç ediliyor, eşi yurt dışına gidip gelen işçi bir insan, onun da pasaportu iptal ediliyor. Yani denilmiş oluyor ki bu pasaport iptali ve ihracın yarattığı sonuçlarla: “Hem seni ihraç ediyorum hem senin ailenin, eşinin, çoluğunun çocuğunun hareket alanını sınırlıyorum, seni de ailenin hepsini de işsiz bırakıyorum.” Bu, hangi adalette, hangi vicdanda var? Bunu nasıl kabul edebiliriz?

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

216 konuşma daha · 17 Temmuz 2021

216 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook