Kamu İktisadi Teşebbüsleri Komisyonu toplantısındaki konuşma
Niğde Milletvekili · CHP
Kamu İktisadi Teşebbüsleri Komisyonu · 5. yasama yılı · 13 Ekim 2026 · 994 kelime · yaklaşık 5 dakikalık okuma
Kaynak göster
Ömer Fethi Gürer (CHP), 13 Ekim 2026 tarihinde TBMM Kamu İktisadi Teşebbüsleri Komisyonu oturumunda konuştu (gündem: Tutanak Metni); konuşma 994 kelime.
Ömer Fethi Gürer (CHP, Niğde). “Kamu İktisadi Teşebbüsleri Komisyonu toplantısındaki konuşma”. TBMM Kamu İktisadi Teşebbüsleri Komisyonu tutanağı, 13 Ekim 2026. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/omer-fethi-gurer-2026-10-13-tutanak-metni-4 (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeKomisyonKonusmaTutanakDetay?tutanakId=90303
Konuşmanın tam metni
TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)ÖMER FETHİ GÜRER (Niğde)Teşekkürler Sayın Başkan.
Öncelikle Tarım İşletmeleri Genel Müdürlüğünün Yönetim Kurulu üyelerine baktım, konusunda yetişmiş, bilgi sahibi olan, liyakate dayalı bir kadro var. O anlamda, diğer kurumlara, bazı kurumlara göre sizin bu anlamda daha önemli bir yapıda olduğunuz ortaya çıkıyor.
Benim öncelikle merak ettiğim şu: Ortaya çıkan projeler sizden mi gidiyor, yoksa size "Şu projeyi uygulayın." diye proje mi gönderiliyor? Örnek olsun: Sudan'da 2014 yılında tarım yapmaya gittik, sonra bir gün kalktık, baktık Sayın Cumhurbaşkanı "Sudan'la ilgili yapılan anlaşma iptal." dedi, Tarım İşletmeleri Genel Müdürlüğü burada yüzde 80 hisseyle şirket ortağıydı, oradaki gelişmeler ne oldu da birden bire ortadan kalktı? Sonra, aynen okuyacağım: "Nijer'de tarım iş birliği projesi çerçevesinde çalışmalar devam etmektedir. Nijer Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı pilot proje için tahsis ettiği 2.500 hektar arazinin Irhazer bölgesine bin hektarı için TİGEM bir yatırım projesi hazırlamaktadır. Söz konusu proje ülkemize makul fiyatlarla tarım ürünleri ithal edilmesini, ülkemize Batı Afrika'da daha fazla görünürlük kazandırılmasını ve 2 ülke arasında ticari hacmin yaratması hedeflenmektedir." denmektedir. Bu proje ne aşamada? Bunu dönemin Dışişleri Bakanı soruma verdiği yanıtta bana bildirmişti. Ardından, dönemin gene Tarım ve Orman Bakanı Venezuela'da buğdayın geliştirilmesi açısından Tarım İşletmeleri Genel Müdürlüğüyle orada bir çalışma başlatıldığını açıklamıştı. Ne oldu bu projeler? Afrika'da farklı ülkeler geliyor, orada tarım yapıyorlar; doğru, gelişmiş ülkelerden bunu yapanlar var ama oranın şartları, koşulları, özellikle de sürekli ihtilaller, darbeler, savaşlarla istenen sonucu yaratamıyor ama Türkiye'mizde bu tarımı geliştirebilme olanakları var. Tarım İşletmeleri Genel Müdürlüğü buna yönelik Türkiye'de çalışma yapma yerine neden Venezuela'yı, Nijer'i, Sudan'ı önemser, oralara yönelir ya da yönlendirilir? Bu konunun bir açıklığa kavuşturulmasının yararlı olduğunu düşünüyorum.
Keza, TİGEM işletmelerinde buğday tohumu fiyatı geçen yıl makarna 19,50'den, ekmeklik 18,50'den verilmiş. Bu yıl 22 lira makarna, ekmeklik 21,250 lira. TMO'nun alım fiyatına bakıyorsunuz, ekmeklik ve makarnalığa tek fiyat vermiş. Bu aradaki fiyat artışını hangi kriteri esas alarak belirliyorsunuz?
Yine, hayvanla ilgili de yedi günlük esmer fiyatı 2025'te 33 bin lira, 2026'da 58 bin lira verilere baktığımız zaman. Bu durumda TİGEM'in kriter olarak aldığı enflasyon rakamları, fiyat artışları nedir? Bunların bir açıklığa kavuşturulması gerekiyor.
Buzağı ölümleri Sayıştay raporlarında bazı işletmelerde Türkiye'de dünyadaki ortalamanın üstünde görülüyor. Şimdi, Tarım İşletmeleri Genel Müdürlüğümüz dediğimiz yer örnek bir kuruluş. Burada dünya ortalamasının üstünde hayvan ölümlerinin, buzağı ölümlerinin olması ve hayvan hastalığının Tarım İşletmeleri Genel Müdürlüğündeki varlığının da bir sorgulanması gerektiğini düşünüyorum.
Dönem dönem iktidar açıklama yapıyor: "Şu proje oluştu, bu proje oluştu..." Biz de seviniyoruz. Genç Projesi, Köye Koyun Projesi. Burada projelerin sonuçlanmasına bakıyoruz. 48 bini, 50 bini geçmeyen uygulamalar var. Yaygınlık mı sağlanamıyor? Bu projelerin alanda sonuç vermemesi neyle oluşuyor? Bu konunun da yanıtlanması gerektiğini düşünüyorum.
Tarım İşletmelerine ait farklı bölgelerde ben gidiyorum, bakıyorum, kurumda kalanların çevresini dolanıyorum, geçmişiyle mukayese ediyorum, orada hizmette bir sorun olduğunu gözlemliyorum ama biraz evvelki soruda da söyledim, Tarım İşletmeleri Genel Müdürlüğü belli çiftliklerini kiraya verdi, bunun da sayısı 18 civarında. Niye burada üretim sağlanamadı yani burayı yönetecek kapasite yok mu? Yoksa bir özelleştirme algısıyla buraları elden çıkarılmak için bir proje miydi? Şu anda bildiğim kadarıyla bazılarının sözleşmesi uzatıldı.
Şimdi, değerli arkadaşlar, sorun kurumların varlığını biz sahipleniyoruz. Öncelikle Tarım İşletmesi Genel Müdürlüğü, Toprak Mahsulleri Ofisi, Et ve Süt Kurumu; bunlar olmalı. Kamucu bir yaklaşımla eğer tarım sürdürülmezse önümüzdeki süreçte yaşayacağımız sorunlar artar. Keşke daha önceki Toprak Su da Köy Hizmetleri de yem fabrikaları da gübre fabrikaları da kalabilseydi. Tarım stratejik bir alan, millî güvenlik kadar önemli, bir siyasi yapılacak alan da değil. Söylediğimiz ve düşüncelerimi paylaştığımız alan tarımda Türkiye daha verimli üretsin, daha yaygınlık sağlansın, yerli üretim, yerli ırk, yerli tohum Türkiye için daha güçlendirilsin. Adam Kars'taki bizim buğdayı alıp da götürüp Amerika'da geliştirip bize sonra satıyorsa oturup düşünmemiz lazım. Hem "Büyük ülkeyiz." diyeceğiz hem de kendi biraz evvel de söyledim, hayvan ırkımızı dahi dışarıdan gelen hayvanla süreceğiz. "Jersey" dediğiniz yer vergi kaçakçılarının cirit attığı küçük bir ada. Oradan gelen hayvanın süt verimi de çok kaliteli ama yağı yüksek. Bakıyorsun, "Jersey sütü" diyorsun, normal sütten daha pahalı satılıyor şimdi piyasada, millet de ne olduğunu o kaymaksı tadından dolayı daha sahipleniyor.
Tarım İşletmeleri Genel Müdürlüğünün gelişmesi, bu bağlamda tohumdan hayvancılığa, attan köpek ırkının korunmasına kadar yapacağı çalışmaların bu ülke için önemli olduğunu düşünüyorum.
Ceylanpınar'ıyla ilgili de bir şey söyleyeyim. Ben KİT Komisyonunda 2016 yılında vardım, o zaman bu konu görüşülüyordu. Aradan geçmiş, bugün gene Ceylanpınar'ı konuşuyoruz. Burada siyasi iktidarın bir karar vermesi lazım. Bu, her KİT Komisyonu toplantısında konuşacak bir konu da olmaktan çıkmalı, çözüm getirilmeli. Orada zaten kullanamadığınız bir alan "bizim" diye konuşma yerine, gerekirse oradaki tarımla ilgili yapılabilecek düzenlemelere bakılmalı. Bir dönem sanırım sulamayla ilgili de sıkıntı vardı, o sorunun da aşılması lazım ama Tarım İşletmeleri Genel Müdürlüğünün varlığında Türkiye'de şu an birden çok alanda farklı ırkların, özellikle tarla bitkilerinde geliştirilmesine yönelik çalışmalar da sürdürülüyor. Kurumsal olarak iş birliğiniz var mı? Örneğin, Niğde'de Patates Enstitüsü var. Bana göre çok başarılı da tohum geliştiren bir enstitü. Bunlarla, üniversitelerle AR-GE çalışmasını öne alarak kurumun daha ilerlemesi sağlanabilir. AR-GE'ye ayırdığınız bütçe kurum olarak sizin için yeterli mi? Yani bazı alanlara yapılan yatırımın bu kurumlara da yapılmasının ihtiyaç olduğunu düşünüyorum.
Önümüzdeki süreçte uygulayacağınız projelerin hangi aşamasında ve neler olduğu konusunu da bir açıklarsanız memnun olurum.
Şimdi, izliyorum televizyonu, Ziraat Bankası diyor ki: "Genç ve kadın çiftçiye destek veriyoruz." Verdiği reklam kadar çiftçiye destek parası vermiyor. Ondan ya faizini istiyor...
BAŞKAN MUSTAFA SAVAŞElinizde rakam var mı?
ÖMER FETHİ GÜRER (Niğde)Soruyorum Başkanım.
BAŞKAN MUSTAFA SAVAŞHa, onlara mı?
ÖMER FETHİ GÜRER (Niğde)Yok, buraya değil, ben Bakanlığa soruyorum, yazılı olarak da soruyorum, bunların bırakmam peşini.
BAŞKAN MUSTAFA SAVAŞHa, anladım.
ÖMER FETHİ GÜRER (Niğde)Çünkü ben bu ülkenin tarımının önemli olduğunu düşünüyorum. Ne demiş Sümerler? Demiş ki: "Gümüşü ve altını olanlar buğdayı ve koyunu olanın kapısını bekler." Böylesine önemli bir sektörü konuşuyoruz biz. Bunun da Tarım İşletmeleri Genel Müdürlüğünün lokomotifi olduğunu düşünüyorum. Yurt dışına nereye gitseniz "Tarım İşletmeleri Genel Müdürlüğümüz gelir, size bunu öğretir." diyorsunuz. Buğday ekmeyi de öğretir, burada tarım da yapar, onu Türkiye'ye de getirir. Böylesi bir kuruluş. Onun için de bu kuruluşu önemsediğim için de bazı konularda şeffaflaşmasının gereğini düşünüyor, teşekkür ediyorum.
AYNI TOPLANTIDA
Aynı gün bu komisyonda konuşanlar
35 konuşma daha · 13 Ekim 2026