İşsizlik Sigortası Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi münasebetiyle
Niğde Milletvekili · CHP
Genel Kurul, 13. Birleşim · 4. yasama yılı · 5 Kasım 2020 · 497 kelime · yaklaşık 2 dakikalık okuma
Kaynak göster
Ömer Fethi Gürer (CHP), 5 Kasım 2020 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 13. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: İşsizlik Sigortası Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi münasebetiyle); konuşma 497 kelime.
Ömer Fethi Gürer (CHP, Niğde). “İşsizlik Sigortası Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi münasebetiyle”. TBMM Genel Kurulu, 13. Birleşim tutanağı, 5 Kasım 2020. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/omer-fethi-gurer-27-2020-11-05-issizlik-sigortasi-kanunu-ile-bazi-kanunlarda-degisiklik-yapilmasi-hak (erişim: 29 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=91886
Konuşmanın tam metni
TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)ÖMER FETHİ GÜRER (Niğde)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Adalet ve Kalkınma Partisi milletvekillerinin getirdiği bu kanun teklifi işçilerin emekliliğe erişimini zorlaştıran, kıdem tazminatını sınırlayan düzenlemeler içermektedir. 25 yaş altında ve 50 yaş üzerindeki işçilerin belirli süreli sözleşmelerle mağdur edilmesinin yolu açılmaktadır, iş güvencesine darbe vurulmaktadır. 10 milyon kişiyi ilgilendiren bu kanun teklifi ne yazık ki 3 konfederasyonla da görüşmeden, işçilerin, emekçilerin bu konuyla ilgili değerlendirmesi alınmadan milletvekilleri tarafından Meclis gündemine getirilmiştir. Esasında, bu kanun teklifi mutlaka çekilmelidir; yapılan işlem emek gasbıdır, hak gasbıdır, emekçi düşmanlığıdır. Ülkemizde bugüne kadar kazanılmış olan işçi hakları Adalet ve Kalkınma Partisi döneminde tek tek budanmaktadır. 2006 yılında emeklilikte yaş 65’e kademeli olarak çıkarılırken aylık bağlama oranıyla da emekli maaşlarının aşağı doğru düşmesinin yolu açılmıştır. Daha sonra, çıkarılan iş güvenliğiyle ilgili düzenleme ne yazık ki sürekli ertelenerek uygulanmamış, Türkiye Avrupa’da iş cinayetlerinde ilk sırada yer alan ülke durumuna getirilmiştir. İşçilerin sorunlarına çözüm üretmek yerine onların haklarını gasbeden düzenlemelerin bu Meclisten geçmesini açıkçası içime sindiremiyorum.
Milletvekili arkadaşlara söyleyeceklerim var: Gelin, asgari ücreti vergi dışı bırakalım. Pandemi döneminde evine ekmek götüremeyecek kadar mağdur olan kesimlerin sorunlarını ortadan kaldıracak düzenlemeler yapalım. İşsizliğin ortadan kaldırılması için yapılacak düzenlemelere gelin destek verelim.
Değerli arkadaşlar, emeklilikte yaşa takılanların mağduriyeti giderilsin diye kanun teklifleri verdik, reddettiniz. Bunların düzenlemesini getirip bu mağduriyeti ortadan kaldırma yerine şimdi de yaşa takılan emekliye prim nedeniyle “Hiç emekli olmadan öl.” diyorsunuz. Böyle bir haksızlığı, adaletsizliği içinize nasıl sindiriyorsunuz?
Bu milletvekili arkadaşlarımız, vermiş oldukları bu önergelerle kanun teklifi gerçekleşirse ah alacaklar. Yani kul hakkını gasbetmenin ne âlemi var; kazanılmış bir hak. İşçilerin haklarını ortadan kaldırıp sonra da “Ekonomi şahlanıyor, işler iyi gidiyor.” diye masal anlatmayı kimseye inandıramazsınız.
“Çırak ve stajyerlerin yaşlılık sigortası işe başladığı gün başlasın.” dedik, kanun teklifi verdik, reddettiniz. Bu kez onların emekli olmasının önünü de kesiyorsunuz. Aylık bağlama oranıyla, işçilerin yaşadığı mağduriyetleri gelin birlikte ortadan kaldıralım.
“Taşeron yasası” diye bir ucube düzenleme yaptınız, kararname çıkardınız. Bu kararnamede “Asıl işi yapan tüm işçilere kadro vereceğiz.” dediniz ancak belediyede çalışanları, belediye şirketlerine aldınız; iki yıldır bunların haklarını vermeden orada çalıştırıyorsunuz, asıl işi yapmalarına rağmen asıl kadroyu vermiyorsunuz. Karayollarında, Demiryollarında, PTT’de çalışan, bakanlıkta olan binlerce işçi ne yazık ki taşeron firmalarda kaldı, haklarını vermediniz. Keza, bugün için taşeron firmada çalışan ile KİT’tekilerin de hakları verilmedi. Her yıl Cumhurbaşkanlığı kararnamesi yayınlanıyor, “KİT’te çalışanların, taşeron firmada olanların kadroları verilsin.” deniliyor ancak ne yazık ki uygulamada bu da gerçekleşmedi. Üniversiteli işçilerin beş yıldır özlük haklarıyla ilgili yapılması gereken düzenleme gerçekleştirilmedi.
Ne istiyorsunuz emekçilerden? Sürekli işçilerin haklarını budamakla, onların kazanımlarını elinden almakla nereye varacaksınız? Cumhuriyet Halk Partisinin iktidarları döneminde işçilere verilmiş hakların size yarattığı zarar ne? Yani, çalışan insanın, emeğini veren insanın zaten geliri ne ki? Verdiğiniz açlık sınırının altında bir asgari ücretle yaşamlarını zor idame ettiren insanların emeklilikle ilgili, kıdemle ilgili, ihbarla ilgili, geleceklerini güvence altına alan düzenlemelerini gasbederek nereye varacaksınız? Gelin bundan vazgeçin. Meclise çağrımdır; bu kanun teklifini geri çekin. Kıdem tazminatını ortadan kaldıran, ihbarı ortadan kaldıran, iş güvencesini ortadan kaldıran, esnek çalışmanın yolunu açan, emeği sömüren anlayış hiç kimseye fayda sağlamaz.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
68 konuşma daha · 5 Kasım 2020