İçeriğe atla

27. DÖNEM · 600 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 94. BİRLEŞİM · ÇARŞAMBA

Bazı Kanunlarda ve 652 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle

Ömer Öcalan

Şanlıurfa Milletvekili · Halkların Demokratik Partisi

Genel Kurul, 94. Birleşim · 2. yasama yılı · 26 Haziran 2019 · 514 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma

Kaynak göster

Ömer Öcalan (Halkların Demokratik Partisi), 26 Haziran 2019 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 94. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: Bazı Kanunlarda ve 652 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle); konuşma 514 kelime.

Ömer Öcalan (Halkların Demokratik Partisi, Şanlıurfa). “Bazı Kanunlarda ve 652 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle”. TBMM Genel Kurulu, 94. Birleşim tutanağı, 26 Haziran 2019. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/omer-ocalan-27-2019-06-26-bazi-kanunlarda-ve-652-sayili-kanun-hukmunde-kararnamede-degisiklik-ya (erişim: 29 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=79026

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)

ÖMER ÖCALAN (Şanlıurfa)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum.

Urfa’mızda bugün de bir olay yaşandı maalesef. Bozava ilçesinin Yaslıca Mahallesi’nde 8 insanımız -tekrar- yaralandı, 1’i ağır; onlara geçmiş olsun diliyorum. Bilindiği gibi, Urfa’da bu tür olaylar çok fazla yaşanıyor. Şanlıurfa Valiliği de geçenlerde bir açıklama yapmış, bu açıklamanın bir kısmını burada belirtip girilmesi gereken konuya da burada gireceğiz.

“Şanlıurfa her gün cinayetlerle, kan davalarıyla, arazi anlaşmazlıklarından dolayı çekişmelerle anılmayı hak etmeyen şanlı ve kahraman bir şehirdir.” diyor. Daha sonra “Ama verdiğimiz her bir silahın toplumda yarattığı huzursuzluğu, o silahın kullanılması suretiyle insanlarımızın üzerinde baskı unsuru olarak tatbik edilmesini artık hazmedemez, kabul edemeyiz. Silah verilecek, şartları uygun olan kardeşlerimize veriyoruz. Bunlara hiçbir şey söylenmeden, teklif edilmeden bunun gereğini zaten yerine getiriyoruz.” diyor.

Biz burada belirtmek isteriz, Urfa da eğitimiyle, verilen hizmetle maalesef Türkiye ortalamasının çok gerisindedir ama otomatik ve yarı otomatik silahların dağıtılmasına bakınca maalesef Urfa’da peynir ekmek gibi yarı otomatik diye tabir edilen AK-47 Kaleşnikof silahlar dağıtılıyor. Seçimden önce de kamuoyuna yansıdı, Siverek’te aynı aileden amca çocukları birbirini öldürdü; 4 kişi orada, o silahlı çatışmada öldü ve yaralıları taşırken de yolda geçirdikleri trafik kazası 2 kişinin ölümüne sebebiyet verdi.

Biz buradan Hükûmete, yetkililere, Meclise, İnsan Hakları Komisyonuna sesleniyoruz: Urfa’da neden bu kadar silah dağıtılıyor? Bilindiği gibi 14 Haziran 2018’de de Şenyaşar ailesinin 3 ferdi yaşamını yitirdi, toplamda 4 kişi o olayda yaşamını yitirdi ve hastanede kimi durumlar yaşandı.

Biz, burada yetkilileri göreve çağırıyoruz. Artık yaşama ve yaşatma siyasetini esas almalıyız. Bu kadar silah devlet eliyle dağıtılıyor ve bu kişiler önce kendi çevresindeki, aile içindeki, daha sonra kendi karşıtından insanları katlediyor. Bu noktada herkesin rol ve misyonunu oynaması lazım. Biz buradan tekrar belirtiyoruz: Şenyaşar ailesi de bizi arıyor, toplumun diğer kesimleri de arıyor. Biz 14 Haziran 2018’de yaşanan katliamı unutturmayacağız. Belki yasalar, hukuk önünde hesap vermiyorlar ama toplum vicdanında, bu olaya karışanlar mahkûm olmuştur, itibarları kalmamıştır. Biz hem Siverek’te yaşanan olayı hem Suruç’taki olayı birbiriyle bağlantılı buluyoruz. Aradan bir yıl geçmiş, biri 14 Haziran 2018’de yaşanıyor, biri de 15 Haziran 2019’da bu olaylar yaşanıyor.

Bakın, Adil ve Celal Şenyaşar olay esnasında yaralanıyor arkadaşlar. Bu yaralılar hastaneye öyle veya böyle götürülüyor. Babaları bu olayı duyup hastaneye gidiyor. Maalesef, bir partinin milletvekilinin kardeşleri de orada bu insanın, darbederek, şiddet uygulayarak yaşamını yitirmesine sebep oluyor. Burada sorumluluk iktidardadır, burada sorumluluk Hükûmettedir.

Bu olayla ilgili soruşturmada herhangi bir gelişme yok. Bu 3 kişinin yaşamını yitirmesi olayında aynı aileden 1 kişi tutuklanmış ama bu 3 kişiyi katleden, öldüren insanlar hakkında ne bir tutuklama ne bir gözaltı durumu vardır. Unutturulmaya çalışılıyor.

Bu noktada, biz, Valiliği, Urfa Cumhuriyet Başsavcılığını ve soruşturma savcısını göreve çağırıyoruz. Bu işin peşini de bırakmayacağız. Doğrudur, kimi noktada belki gücümüz yetmiyor ama biz her platformda, her kürsüde bu haksızlığı belirteceğiz.

Hükûmete sesleniyoruz, Urfa Valiliğine sesleniyoruz: Dağıttığınız silahları bir an önce toplayın. Kendileri de söylüyor zaten, kanaat önderlerine, din adamlarına çağrı yapıyorlar bu olayların yaşanmaması için ama yarı otomatik silahları, otomatik silahları Urfa’da peynir ekmek gibi dağıtmaktadırlar.

Aşiretçiliği, kabileciliği, aileciliği Urfa’ya koymuşlar, belli bir kesimi yanlarına alıp Urfa halkı üzerinde baskı kurma ve toplumun diğer kesimleri üzerinde şiddet uygulama yetkisini vermişler.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

106 konuşma daha · 26 Haziran 2019

106 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook