Tevhidi tedrisat (öğretim birliği) yasasının kabul ediliş yıl dönümü hk.
Erzurum Milletvekili ·
AK Parti
Genel Kurul, 72. Birleşim · 4. yasama yılı · 8 Mart 2006 · 570 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma
Kaynak göster
Ömer Özyılmaz (AK Parti), 8 Mart 2006 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 72. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: TEVHİDİ TEDRİSAT (ÖĞRETİM BİRLİĞİ) YASASININ KABUL EDİLİŞ YIL DÖNÜMÜ HK.); konuşma 570 kelime.
Ömer Özyılmaz (AK Parti, Erzurum). “Tevhidi tedrisat (öğretim birliği) yasasının kabul ediliş yıl dönümü hk”. TBMM Genel Kurulu, 72. Birleşim tutanağı, 8 Mart 2006. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/omer-ozyilmaz-22-2006-03-08-tevhidi-tedrisat-ogretim-birligi-yasasinin-kabul-edilis-yil-donumu-h (erişim: 1 Kasım 2026).
Konuşmanın tam metni
ÖMER ÖZYILMAZ (Erzurum)Sayın Başkan, değerli arkadaşlar; tevhidi tedrisatın yıldönümü münasebetiyle gündemdışı söz almış bulunuyorum; bu vesileyle, hepinizi sevgi ve saygıyla selamlıyorum. Bu söz imkânını veren Değerli Başkana da saygılarımı sunuyorum.
Bugün 8 Mart Dünya Kadınlar Günü dolayısıyla biraz önce değerli iki hanımefendi arkadaşımızı izledik, dinledik; kadınlarımızın, çeşitli bakış açılarından, sorunlarını gündeme getirdiler. Ben de, kadınlarımızın, analarımızın, bacılarımızın, eşlerimizin, kızlarımızın, bir bütün halinde kadınlarımızın, bu Dünya Kadınlar Gününü kutluyorum. Kadınlarımızın geçmişte ve bugün en temel sorunlarından birisi olan "eğitim" konusuyla huzurunuza çıkmış bulunuyorum.
Değerli arkadaşlar, eğitim tarihimizde, özellikle cumhuriyet döneminde çok önemli bir yeri olan Öğretimin Birliği, şimdiki deyişiyle; o günkü deyişiyle Tevhidi Tedrisat Kanunuyla ilgili olarak düşüncelerimi sizlerle paylaşmak istiyorum.
Bilindiği gibi Tevhidi Tedrisat Kanunu 3 Mart 1924 tarihinde Türkiye Büyük Millet Meclisinde kabul edilmiş ve yasalaşmıştır. 1961 Anayasasında 153 üncü madde, 1982 Anayasasında 174 üncü madde olarak yer almış ve ülkemizdeki 8 inkılap kanunlarından birisi durumundadır.
Tevhidi Tedrisat Kanununun, şu anda elimde hem Osmanlıcası var hem bugünkü Latin harflerle yazılmış olanı var; onu, kısaca sizlerle paylaşmak istiyorum.
Kanun, 5 maddelik bir kanundur.
1 inci maddede: Türkiye'deki bütün ilmiye ve tedrisiye müesseseleri; yani, Türkiye'deki bütün eğitim-öğretim kurumları Millî Eğitim Bakanlığına devredilmiştir; 1 inci madde bu.
2 nci maddede: Kanunun kabul edildiği tarihte mevcut Şer'iye ve Evkaf Vekâleti; yani, bakanlığı veya özel vakıflar tarafından idare olunan bütün medrese ve mektepler Millî Eğitim Bakanlığına devredilmiştir deniliyor.
3 üncü maddede: Şer'iye ve Evkaf Vekâleti bütçesinde mektep ve medreseler için ayrılan bütçenin de yine Millî Eğitim Bakanlığına devredileceği söyleniyor.
4 üncü maddede: Millî Eğitim Bakanlığı uzman din görevlileri ve din bilginleri yetiştirmek üzere İstanbul Üniversitesinde bir İlahiyat Fakültesi açmayı ve imam ve hatiplik görevlerini yerine getirmek üzere de orta dereceli okullar içerisinde imam-hatip lisesi açılmasını kanun emretmektedir.
5 inci maddede: Askerî liselerin de Millî Eğitim Bakanlığına bağlanmasını öngörüyor; fakat, kanunun bu 5 inci maddesi daha bir yıl geçmeden geriye alınıyor ve ondan sonra da Millî Eğitim Bakanlığına devredilmiş olan okul açma ve yönetme yetkisi, daha sonra, bir bakıma bozuluyor ve pek çok kurum ve kuruluş, bakanlık, okul açmaya başlıyor.
Değerli arkadaşlar, Tevhidi Tedrisat Kanununun çıkarılış gayesine bir baktığımızda şunları görürüz:
Birincisi; bütün eğitim kurumlarını tek elden yönetmeyi hedeflemiştir. Tevhidi Tedrisat Kanununun birinci çıkarılış gayesi budur.
İkincisi; Osmanlı Devletinde var olan medresenin yerine, din eğitiminin mercii olarak okullar gösterilmiştir.
Üçüncüsü; ilkönce Millî Eğitim Bakanlığına, tekeline verilen okul açma ve yönetme işinin, daha sonra -biraz önce dediğim gibi- diğer bakanlıklara devredildiğini de görüyoruz.
Dördüncüsü; devlet geleneğimizde, ulusal devlet geleneğimizde din eğitiminin devlet eliyle yapılmasını emreden çok önemli bir belgedir.
Beşincisi; okullarda tek tip insan yetiştirmek değil, eğitim yönetimini tek elden uygulamayı hedeflemiştir.
Tevhidi tedrisatı gerektiren sebeplere bir baktığımızda, değerli arkadaşlar, bir defa, kurumlar belli sürelerde doğarlar, büyürler, gelişirler ve ölürler. Osmanlı dönemindeki eğitim kurumları da, Osmanlı Devletiyle birlikte ömürlerini tamamlamışlar, artık yeni devlette yeni bir eğitim kurumuna ihtiyaç vardır, tevhidi tedrisatla bu hedeflenmiştir.
İkincisi, Osmanlı Devleti imparatorluktu; çok değişik milletlerin, çok değişik inançların, değişik coğrafî bölgelerin içerisinde bulunuyordu; ama, Türkiye Cumhuriyeti ulus devlet olduğu için, o anlayışla eğitim kurumları yeniden düzenlenmiştir.
Değerli arkadaşlar, Tevhidi Tedrisat Kanununu, bizim hem Meclis olarak, hem ülke olarak, hem ülkenin aydınları olarak çok iyi okuyup, üzerinde çok iyi düşünmemiz gerekir; çünkü, çoğu zaman, Tevhidi Tedrisat Kanununda olmayan birtakım anlayışların o kanuna yüklenmek istendiğine şahit olmaktayız. Mesela, daha kanun çıkarıldığı günlerde, tevhidi tedrisatın yerine "ilgayı tedrisat", o günkü tabirle, tedrisatın, yani eğitim-öğretimin bir bölümünü ortadan kaldırmayı düşünenler ortaya çıkmış; fakat, o gün bunlara fırsat verilmemişti.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
30 konuşma daha · 8 Mart 2006