İçeriğe atla

28. DÖNEM · 592 VEKİL · SON GÜNCELLEME

Ara
GENEL KURUL · 18. BİRLEŞİM · ÇARŞAMBA

Noterlik Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle

Onur Düşünmez

Hakkari Milletvekili · DEM Parti

Genel Kurul, 18. Birleşim · 3. yasama yılı · 13 Kasım 2024 · 673 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma · Günün kaydı →

Kaynak göster

Onur Düşünmez (DEM Parti), 13 Kasım 2024 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 18. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: Noterlik Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle); konuşma 673 kelime.

Onur Düşünmez (DEM Parti, Hakkari). “Noterlik Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle”. TBMM Genel Kurulu, 18. Birleşim tutanağı, 13 Kasım 2024. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/onur-dusunmez-2024-11-13-noterlik-kanunu-ile-bazi-kanunlarda-degisiklik-yapilmasina-dair-kanun-2 (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=128483

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)

DEM PARTİ GRUBU ADINA ONUR DÜŞÜNMEZ (Hakkâri)Teşekkürler Sayın Başkan.

Sayın Başkan, sayın milletvekilleri ve değerli halklarımız; sizleri saygılarımla selamlıyorum. Bir selamı da cezaevinde direnen yoldaşlarıma göndermek istiyorum.

Biliyorsunuz, içinden geçtiğimiz çok yoğun bir süreç söz konusu. Kayyum direnişlerine omuz veren, orada direnen bütün yoldaşlarımı saygılarımla selamlıyorum ve direnişin mutlaka kazanacağını da buradan tekraren belirtmek istiyorum. (DEM PARTİ sıralarından alkışlar)

Görüşmekte olduğumuz Noterlik Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi'nin geneli üzerine söz almış bulunmaktayım.

Kanuna geçmeden önce İzmir'de yaşanan trajedide kaybettiğimiz Fadime Nefes'i, Funda Peri'yi, Aslan Miraç'ı, Masal Işık'ı, Aras Bulut'u anarak başlamak istiyorum. Plastik ve hurda toplayarak kendisinin ve çocuklarının geçimini sağlayan anne topladığı hurdaların parasını almak için evden çıkıp geri döndüğünde 5 çocuğunun elektrikli sobanın devrilmesi sonucu çıkan yangında hayatını kaybettiğini öğrenmiştir.

İçinde bulunduğumuz dönem yoksulluğun açlığa evrildiği bir dönem. Her şeyin bir paraya bağlandığı bütün meselenin, bu problemlerin olmasının sebebinin parasal sebepler olmadığı söyleniyor ya, toplumun nasıl bir girdabın içinde olduğunu unutamadığımız isimlerle anlatmaya çalışacağım. Hatay Valiliği önünde "Çocuklarım aç." diyerek kendini ateşe veren Adem Yarıcı'yı, Samsun'da bir eline "iş" diğer eline de "aş" yazarak hayatına son veren Metin'i, Şırnak Cizre'de yardım istemek için gittiği kaymakamlık binasının 4'üncü katından atlayarak yaşamına son veren Nezir Kılıç'ı, 26.450 lira borcunu ödeyemediği için yaşamına son veren 2 çocuk babası Halit Yılmaz'ı, çocuklarına uzaktan eğitim için tablet alamadığından intihar eden Orhan Erten'i, geçim sıkıntısı yaşayan İstanbul Üniversitesi öğrencisi Hakan Taşdemir'i, Van'da ekonomik sorunlar yaşayan ve iş bulamayan inşaat ustası 6 çocuk babası Orhan Aldırma'yı, Kocaeli'de lisede okuyan çocuğuna istediği pantolonu alamadığı için bunalıma girerek yaşamına son veren İsmail Devrim'i ve daha nicelerini unutmadık. Yaşarken sözlerini söyleyemeyenler sözünü söylemek ya da sesini duyurmak için, aslında yaşayabilmek için gerekli olan temel araç ve mekanizmalardan hak ettikleri ölçüde yararlanamayan yoksullar hem ilk hem de son sözlerini ölerek söylemiş oluyorlar. Bu ölümler ne yazık ki paraya bağlanan meselelerden. Böylesi geniş bir yoksulluk çerçevesinin içerisinde birbirine bağlanan ve birbirini hatırlatan pek çok olayı anmak mümkündür; yoksullukla baş edemeyip intihara sürüklenen kadınlar ve kendini alenen yakan ya da intihar eden erkekler girdiği gibi, zorlu doğa, hava koşullarından kurtulmak için gerekli mekanizmalara ya da ilaçlarını, tedavilerini karşılayacak imkâna, güvenceye sahip olamayan insanlar, hatta bunlara ilaveten, beslenme yetersizliğiyle karşı karşıya kalan ve beslenemediği için ölen çocuklar da giriyor. Göç, yerinden edilme, kentsel dönüşüm, etnik ayrımcılık, bunların getirdiği derin yoksulluk gibi nedenlerle toplumsal ve mekânsal dışlanmaya maruz kalan insanların hikâyelerinden birkaçı bunlar. Yoksulluk içinde branda ve naylon kaplı çadırlarda, ocağın, odunun olmadığı yerlerde, derme çatma barakalarda, evlerde yaşayan yüz binlerce çocuk var. Yoksulluk sebebiyle intihar eden yüzlerce, binlerce insanımız var dolayısıyla bu sorunlara doğru yerden yaklaşıp, neden sonuç ilişkilerini doğru koyup yoksullukla mücadele edilmesi, sosyal adaletin sağlanması, gelir dağılımının düzeltilmesi, yoksullukla mücadele edecek bir programın üretilmesi gerekmektedir.

Değerli milletvekilleri, bizler bütün kanun tekliflerinde aynı cümleleri söyledik, aynı cümleleri söylemeye devam ediyoruz. Getirdiğiniz torba yasalar halkın beklentilerini karşılayacak düzeyde değil. Az önce bahsettiğimiz yoksulluk bu ülkenin en derin, en kötü sonuçlara yol açıcı, en kıyıcı sorunu olarak hâlâ önümüzde durmaktadır.

Getirilen bu torba yasaya geçtiğimizde bütün torba yasalarda olduğu gibi bir Anayasa'ya aykırılık durumu söz konusu, belirlilik, kanunilik ilkeleri tamamen göz ardı edilmiş. Ben sekizinci yargı paketindeilk söz alırken çorba yasa demiştim, yine maalesef ki ismine noterlik kanunu dediğimiz bir çorba yasayla karşı karşıyayız. Çorba yasa dememizin nedeni şu: Hem noterlik düzenlemesini içeriyor hem avukatların ve stajyer avukatların sorunlarına ilişkin düzenlemeleri içeriyor hem de casusluk gibi önceden etki ajanlığı olarak getirilen maddeyi içeriyor. HSK yapısını düzenlemeyi içeriyor, başsavcı vekillliklerinin kıdem şartının kaldırılması durumunu içeriyor, kadınların boşanmadan sonraki durumlarını içeriyor, yine esnaf ve sanatkârların oda seçimlerinin nisabını düzenleme durumunu içeriyor, cezaevlerinde görülecek olan eğitim öğretimin iyi hâlli olma koşuluna bağlanması durumunu da içeriyor. Bu nedenlerle bu torba yasaların biz olumlu olan düzenlemelerine maalesef ki torba yasa mantığı olduğu için "evet" oyu kullanamıyoruz ve burada hepsi üzerinde maalesef ki "hayır" oyu kullanıyoruz. Biz, Komisyonda defaatle dile getirdik: Sayın arkadaşlar, bir düzenleme yapacaksak bu düzenlemeyi bütün muhalefeti dinleyerek halkın ortak çıkarları için gelin hep beraber bütün hukukçuların onay vereceği bir şekilde burada düzenleyelim, Komisyondan geçirelim, Genel Kurulun takdirlerine sunalım dedik ancak maalesef ki...

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

122 konuşma daha · 13 Kasım 2024

Günün kaydı →
122 konuşmanın tamamı →