İş kanun tasarısı ve sağlık aile çalışma ve sosyal işler (s,s, 73)
Niğde Milletvekili · CHP
Genel Kurul, 79. Birleşim · 1. yasama yılı · 14 Mayıs 2003 · 850 kelime · yaklaşık 4 dakikalık okuma
Kaynak göster
Orhan Eraslan (CHP), 14 Mayıs 2003 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 79. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: İŞ KANUN TASARISI VE SAĞLIK AİLE ÇALIŞMA VE SOSYAL İŞLER (S,S, 73)); konuşma 850 kelime.
Orhan Eraslan (CHP, Niğde). “İş kanun tasarısı ve sağlık aile çalışma ve sosyal işler (s,s, 73)”. TBMM Genel Kurulu, 79. Birleşim tutanağı, 14 Mayıs 2003. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/orhan-eraslan-22-2003-05-14-is-kanun-tasarisi-ve-saglik-aile-calisma-ve-sosyal-isler-s-s-73 (erişim: 1 Kasım 2026).
Konuşmanın tam metni
CHP GRUBU ADINA ORHAN ERASLAN (Niğde)Sayın Başkan, Türkiye Büyük Millet Meclisinin saygıdeğer üyeleri; görüşülmekte olan 73'e 1 inci Ek sıra sayılı İş Kanunu Tasarısının 98 inci maddesi üzerinde Cumhuriyet Halk Partisi Grubu adına söz almış bulunuyorum; hepinizi saygıyla, sevgiyle selamlıyorum.
Değerli milletvekilleri, şu ana kadar, tüm çabalarımıza rağmen, İş Yasası Tasarısının önemli maddelerinin hemen hemen tamamı, ne yazık ki, görüşülerek, aynen tasarıdaki gibi geçmiştir. Şimdi, sıra, yasanın cezayla ilgili hükümlerine gelmiştir. Doğrusu, yasa tasarısının, bu maddesine kadar esasta önemli bir değişiklik görmeden gelebileceği düşüncesinde değildim. AKP Grubundan kimi arkadaşların, bu tasarının bu haliyle yasalaşmasının mahzurlarını görerek buna rıza göstermeyecekleri inancındaydım; ancak, ne yazık ki, iktidar partisinin sayın milletvekillerinin bu konuda olabildiğince duyarsız davrandıklarını söylemek pek de haksız tespit olmasa gerekir. Vakıa, iktidar partisinin kimi milletvekilleri de İş Kanunu Tasarısının bizim de katılmadığımız kimi maddelerini kendilerinin de kabul edemediklerini bildirdiler; ancak, bu arkadaşlarımızın bu yakınmaları, sadece yakınma düzeyinde kaldı, bir adım ileriye gidemedi. Bu arkadaşlarımız iktidar partisi milletvekili olmalarına rağmen, yasa tasarısının iyileştirilmesi doğrultusunda hiçbir çabada, oy ve öneride bulunmamışlardır; bulundukları komisyonda da açık seçik muhalefet şerhi yazarak tasarının mahsurlarını belirtmemişlerdir. Bu durumda da İş Yasası Tasarısının kimi maddelerine muhalefetleri, sanırım, zevahiri kurtarmak amacıyla mı olmuştur, yoksa -bağışlayın- daha da kötüsü, tribüne oynamak amacıyla mı olmuştur; onu, sizlerin, işçilerin, Türk Milletinin yüksek takdirlerine bırakıyorum.
MUSA UZUNKAYA (Samsun)O halde siz hep o tribünde oynuyorsunuz.
ORHAN ERASLAN (Devamla)Değerli arkadaşlarım, biliyoruz ki, iktidar partisinin bu yasayı çıkarmaya çoğunluğu yeter; ancak, siz de bilmelisinizdir ki, demokrasi, bir çoğunluk rejimi olmayıp çoğulculuk rejimidir, katılımcılık rejimidir. Siz, inatla, çoğunluğunuza dayanarak bu yasayı çıkarabilirsiniz; ancak, bu yasada, toplumsal uzlaşmayı, toplumsal mutabakatı sağlayamazsınız. Yasanın yapılış biçimine bakın. Bu kadar uzun yıllar dayanması gereken ve uygulanacak olan önemli bir yasa, İş Yasası Tasarısı, oldukça olağanüstü şartlarla ve oldukça olağandışı şekilde yasalaştırılmaya çalışılıyor. Milletvekillerinin sağlıklı düşünüp sağlıklı müzakere yapamayacakları bir ortamda, bir maraton biçiminde yasama faaliyeti gerçekleştirilmeye çalışılıyor. Milletvekillerine denilmek isteniyor ki, bu yasa tasarısına düşünmeden, üzerinde kafa yormadan "evet" de, kolunu indir, kaldır; senin faaliyetin bundan ibaret; aksi halde, bu yasa tasarısının üzerinde konuşur, fikir tartışması, müzakere yaparsan, günlerce aralıksız çalışmaya mahkûmsun. Nereye, ne yetiştirilmek isteniyor?! Bu kadar milletvekilinin emeği sebil oluyor.
Değerli arkadaşlarım, İş Kanunu Tasarısının, bu haliyle, Anayasaya ve temel insan haklarına aykırı olduğu bellidir. Bu haliyle Meclisten geçse bile, muhtemeldir ki, Sayın Cumhurbaşkanından dönme ihtimali vardır. Sayın Cumhurbaşkanından dönmese bile, Anayasaya aykırılığı gün gibi aşikârdır. Yasa tasarısının Anayasa Mahkemesinden dönme ihtimali daha da yüksektir. Gece gündüz demeden bu kadar milletvekilinin emeğini heba etmenin ne mantığı var. Meclisi iktidar partisinin çalıştırması ana fikri doğrudur; ancak, iktidar partisi, Meclisi, rasyonel ve millete faydalı olacak şekilde çalıştırma durumundadır. Boş durulmasın, boşa çalışılsın anlayışıyla mesafe kazanılamaz. Meclis, toplumsal uzlaşı mantığıyla, millet hayrına, millet yararına daha faydalı, daha iyi çalışmalar yapabilir. Bu anlayışla hareket edersek, toplumsal uzlaşıyı yakalar ve sorunlarımızı elbirliğiyle daha kolay aşabiliriz. Bu da, demokrasimizin gelişmesinde önemli bir basamak olur.
Değerli arkadaşlarım, Meclisi, bu şekilde, dayatma mantığıyla çalıştırarak bir şey elde etmek mümkün değildir. Ondan sonra -nasıl hesapsa ve böyle bir hesap yapılabilir mi, o da başka bir şey- Sayın AKP Grup Başkanvekili Salih Kapusuz'un basında demecini okuyoruz; diyor ki muhterem arkadaşımız: "Her kanun 2,4 trilyon liraya mal oluyor." Burada, satır arasında demek istiyor ki -gizli amaç o- CHP çok muhalefet ediyor, kanunlar pahalıya patlıyor.
Değerli arkadaşlarım, kanunlar, kereste, demir, çimento, beton, harç, vesaire gibi maliyet hesabına tabi tutulamazlar. Allah korusun, bir yanlış kanun ülkeye mal olur; onun hesabı, faturası yoktur. Bu itibarla, kanunların, mal gibi, eşya gibi mekanik maliyet hesapları olamaz. Bana göre, bu iş kanununun maliyeti katrilyonlarla ölçülemez. Zira, çalışma barışının bozulmasının maliyet hesabını hiçbir mühendis, hiçbir malî müşavir yapamaz. Türkiye'nin çağdışı bir iş yasasıyla bir kalkınma perspektifine sahip olamamasını katrilyonlarla ölçemezsiniz. Bu açıdan, Sayın Kapusuz'un maliyet hesabına katılmak mümkün değildir.
Değerli arkadaşlarım, kimi AKP'li arkadaşlar, özel sohbetlerde konuyu samimî olarak ortaya koyuyorlar; diyorlar ki: "Biz, Refahyol İktidarının hatasını yapmayacağız. İşçiler, partileri iktidara getirebiliyorlar; ancak, iktidarda patronlar tutabiliyor. Bu, bir reel politiktir. Evet, işçilerin, yoksulların oyuyla iktidara geldik; ancak, patronların desteği olmadan iktidarda kalamayız."
MEHMET EMİN MURAT BİLGİÇ (Isparta)Yalan söyleme!
ORHAN ERASLAN (Devamla)Ben yalan söylemem. Sen, önce düzgün konuş.
MEHMET EMİN MURAT BİLGİÇ (Isparta)Yalan söyleme!
ORHAN ERASLAN (Devamla)Ben yalan söylemem. O arkadaşlar biliyor; isim söylemek zorunda bırakmayın.
MEHMET SOYDAN (Hatay)Biz yeni bir partiyiz. Kim söylüyor?!.
ORHAN ERASLAN (Devamla)O arkadaşlar kendilerini biliyor.
MEHMET SOYDAN (Hatay)Söyle, söyle!..
ORHAN ERASLAN (Devamla)Sayın milletvekilleri, bu kadar korku içinde olmayın. Sonsuz hiçbir iktidar yoktur. Hem unutmayın ki, tavşan, korktuğu için kaçmaz, kaçtığı için korkar. Korktukça, oyunu aldığınız kesimlere değil de, egemenlere hizmet edeceksiniz. Cesur olun, Hakka sığının, haklıdan yana olun, hakkaniyeti gerçekleştirin. Zaman zaman söylediğiniz "bu yasa tasarısı bize ait değil, bizden öncekiler hazırlamış" savunması sizi kurtarmaz. Bu çocuk sizin çocuğunuz da olmasa, onu evlat edinerek soyadınızı vermiş olmakla benimsemiş oluyorsunuz. Bu yasa tasarısı, her şeyiyle AKP'nin ürünü, malı olmuştur.
Bu yasa tasarısında emek için hiçbir şey yoktur. Gelin, bu yasa tasarısını tekriri müzakere yoluyla yeniden görüşmeye açalım. Toplumu kucaklayacak bir yasa yapalım. Bu haliyle bu yasaya hayır demek, bizim için, bir vicdan ödevi haline gelmiştir.
Hepinize saygılar sunarım. (CHP sıralarından alkışlar)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
77 konuşma daha · 14 Mayıs 2003