İçeriğe atla

27. DÖNEM · 600 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 41. BİRLEŞİM · ÇARŞAMBA

Karayolları Trafik Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle

Orhan Sarıbal

Bursa Milletvekili · CHP

Genel Kurul, 41. Birleşim · 2. yasama yılı · 26 Aralık 2018 · 599 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma

Kaynak göster

Orhan Sarıbal (CHP), 26 Aralık 2018 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 41. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: Karayolları Trafik Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle); konuşma 599 kelime.

Orhan Sarıbal (CHP, Bursa). “Karayolları Trafik Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle”. TBMM Genel Kurulu, 41. Birleşim tutanağı, 26 Aralık 2018. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/orhan-saribal-27-2018-12-26-karayollari-trafik-kanunu-ile-bazi-kanunlarda-degisiklik-yapilmasina-d (erişim: 28 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=75556

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)

ORHAN SARIBAL (Bursa)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; ziraat odalarının giriş aidatlarının düşürülmesi iyi. Kime faydası var derseniz, kimseye faydası yok, sadece durum düzeltmeye dair bir açılım. Aslında yapılması gereken çok iş var ama yapmıyoruz. Küçük çiftçi için odaya üye olmak adına kıymetli bir şey ama bugüne dair, çiftçiliği herkes çok konuşuyor, bu Meclis en çok konuşuyor, tarım battı ama ondan önce bir şey var: Bir ülkede demokrasi yoksa ve o ülkede demokrasiyi inşa edecek adalet yoksa -“Tuz kokmuş.” derler Anadolu’da- tuz kokmuştur, ülke kokmuştur, ülkeyi de kokutan elbette iktidardır.

Basını tamamen kuşatma altına alan, çiftçiye para vermeyen, çiftçiyi zor durumdan kurtarmak istemeyen, Ziraat Bankasının, Vakıflar Bankasının kaynaklarını, medya organlarını kuşatmaya çalışan bir AKP iktidarı var ve saray rejimi var. FOX’a, Halk TV’ye, yetmez, sokaktaki herkese bir şey vadediyor 2019 ve gelecek için: Sopa, dayak, şiddet, cezaevi, tutuklama.

Diyorsunuz ki: “Bu ülkede faşizm yok.” Çıksın biriniz buraya, dünya tarihinde faşizmi anlatsın, sizin faşizmle bir ilginizin olmadığını anlayalım. Nasıl yokmuş faşizm? Bütün medya organlarını kilitleyeceksiniz, bütün basın-yayını hegemonyanız altına alacaksınız, konuşanı susturacaksınız; bir bütçe yapacaksınız, 228 tane yeni cezaevi, 137 bin insanı yeniden içeri alacak; bütün ülkede -sokakta gezen, evde televizyon seyreden, işte çalışan- jurnalliğin, ispiyonculuğun, birbirini şikâyet etmenin suç kaynağı sayıldığı, gizli ajanların, birbirini gizli şikâyet edenlerin muteber olduğu…

ZÜLFÜ DEMİRBAĞ (Elâzığ)Burası Türkiye…

ORHAN SARIBAL (Devamla)…önce cemaat olarak başlayan, sonra muteber bir yapı olan, kamuda her türlü rütbe almanın gereği olan FETÖ’nün tarafınızdan ödüllendirilip büyütülüp daha sonra da terör örgütü hâline getirildiği bir Türkiye Cumhuriyeti’nden bahsediyor muyuz?

Türkiye Cumhuriyeti bu değil elbette. Bu, olsa olsa, sarayın kendisine yarattığı yeni bir mekanizma, yeni bir yönetim biçimi. Bu yönetim biçiminde de aşağı yukarı, böyle, tarihe baktığınızda, faşizmin egemen olduğu tarihlere baktığınızda… Ama biliniz, faşizm şöyle bir şey: Faşizm önce emperyalizmin ve çıkarcılığın aracılığını yapar, sonra kendine düşman yaratıp onları yok eder, daha sonra da düşman bulamayınca sıra kendine gelir. Yani sırada kimin olduğunu aşağı yukarı herkes görüyor. O Hitler dönemini şöyle bir hatırlarsak bir Alman general şunu söylüyor: “Rus halkı henüz faşizmin ve kendisinin ne kadar büyük tehlike içerisinde olduğunun farkında değil, çünkü henüz her Rus vatandaşının kapısının eşiğine kan bulaşmadı.” O yüzden, faşizm öyle bir şey; önce kendi düşmanını yer, sonra da döner kendini yer.

Bekliyoruz göreceğiz, hep birlikte bunu göreceğiz ama sizin bir şansınız var. Sizin şansınız kim biliyor musunuz?

HASAN ÇİLEZ (Amasya)Tayyip Erdoğan.

ORHAN SARIBAL (Devamla)Sizin şansınız bu ülkenin yurtseverleri; içeri atmak istediğiniz yurtseverler, içeri tıkmak istediğiniz solcular, sosyalistler, demokratlar; içeri atmak istediğiniz, yok saydığınız Kürtler; her türlü inanç sömürüsünde bulunduğunuz Aleviler, yok saydığınız Ermeniler; bu ülkenin mazlum halkları, bu ülkenin demokratları, bu ülkenin aydınları. Sizi onlar koruyor. Eğer bizler olmasak, o saray hegemonyasının altında elbette siz de susturulacaksınız, elbette faşizm sizin de kapınızın eşiğine kadar gelecek. (CHP ve HDP sıralarından alkışlar)

Elbette söyleyecek çok sözüm var, çok sözüm var söyleyecek. Köylü şunu diyor… Köylü bitti. Sağ tarafımda bakanlar yok ama bakan görevinde olan insanlar ve siz AKP’liler dürüst olun çıkın sadece şunu söyleyin, şunu deyin: “Biz bu ülkenin topraklarında tarım yaptırmayacağız. Biz bu ülkenin çiftçisini yok sayıyoruz.”

RECEP ÖZEL (Isparta)Hiç de öyle bir şey yok. Sen rüya görüyorsun.

ORHAN SARIBAL (Devamla)“Biz bu ülkede tarımı, gıdayı, gıda egemenliğini ve gıda güvenliğini yabancı şirketlere, kendi taşeron lobilerimize ve ithalatçı gruplarımıza bıraktık.” Bunu samimiyetle söyleyin. Niye söyleyin biliyor musunuz, niye söyleyin? Çünkü bakın, bu çiftçiye vermek istediğiniz, aslında çiftçinin hakkı olan ama vermediğiniz rakamları sizinle paylaşmak istiyorum; birkaç rakam, çok değil. Bir: Çiftçi bir yılda 3 milyar litre mazot kullanıyor arkadaşlar, 3 milyar litre.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

ORHAN SARIBAL (Devamla)Başkanım, bir dakika verebilir misiniz?

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

147 konuşma daha · 26 Aralık 2018

147 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook