Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle
Bursa Milletvekili · CHP
Genel Kurul, 43. Birleşim · 5. yasama yılı · 5 Ocak 2022 · 498 kelime · yaklaşık 2 dakikalık okuma
Kaynak göster
Orhan Sarıbal (CHP), 5 Ocak 2022 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 43. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle); konuşma 498 kelime.
Orhan Sarıbal (CHP, Bursa). “Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle”. TBMM Genel Kurulu, 43. Birleşim tutanağı, 5 Ocak 2022. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/orhan-saribal-27-2022-01-05-bazi-kanunlarda-degisiklik-yapilmasina-dair-kanun-teklifi-munasebetiyl (erişim: 29 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=103262
Konuşmanın tam metni
TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)ORHAN SARIBAL (Bursa)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; faşist, liberal bir düzenden bahsediyoruz. Neden faşist? “Ben ne yaparsam o doğrudur…” Çoğunluğa dayalı olarak, dayatarak, halka sormadan, halkın kaynaklarını belirli bir kimseye, belirli bir zümreye, belirli bir yapıya aktarıyorsanız, bunu zorbalıkla yapıyorsanız bunun adı faşizmdir; liberalizm yanı yandaşları zengin etmedir. Türkiye’de, saray iktidarı, kamu kaynaklarının bütününü kendi yandaşlarına aktarmak için on dokuz yıldır kurduğu sömürü düzenini bundan sonraki süreçte de sömürüye dönüştürmenin çabası içerisindedir. Gidecektir, gitmek zorundadır, bu topraklar ve bu ülke bu kadar aşırı sömürü düzenini reddetmektedir ama giderayak kendi yandaşlarını zengin edebilmek, bu ülkenin kaynaklarını belirli bir zümreye aktarabilmek için elinden geleni ardına koymamaktadır. Çünkü bilmektedir, giderse, bu kaynakların hesabını vermek zorundadır; elbette, bizim de görevimiz bunların hesabını sormaktır.
Limanlar kırk dokuz yıllığına özelleştirilecek, devredilecek ve aktarılacak, açıkça bu ülkenin kaynakları satılacak. Peki, neden? Şöyle bir limanlara bakalım: Türkiye’de 180 liman ve iskele var. Dünyada ithalat ve ihracat taşımacılığının yüzde 84’ü limanlar üzerinden olur. Şimdi bakalım: Limanları yandaşlara vereceğiz; peki, bu limanlara, o büyük ithalat ve ihracat ürünlerini kim taşıyacak? Gemiler. Şimdi, limanlar bizde, yandaşlarımızda. Taşımayı kim yapıyor? Gemicikler. Onlar kimin? Onlar da bizim ve arkadaşlarımızın. Peki, bu limanların bütün kaynağını aldık mı? Aldık. Çocuklarımızın geleceğini de aldık mı? Aldık. Köle toplumu oluşturmak için kaynakları açıkça kendileri kaşıkla alıp kazanla götürürken yoksullara damla damla verecekler mi? Verecekler. Biat kültürünü yaratacaklar mı? Yaratma çabası içerisinde olacaklar.
Peki, bu limanlarda başka ne oluyor? Bütün malların kontrolü orada; uyuşturucudan başka ürünlere kadar, referans fiyatları olan ürünlere kadar. Yani siz o limanlarda uyuşturucu hareketini de yönetebilirsiniz, altın getiriyoruz diye bakır da getirebilirsiniz, bakır getiriyoruz diye altın da getirebilirsiniz. Yani bir denetim mekanizmasını da aslında kendi kontrolü içerisinde yapma konusunda bir çabanız olur. Peki bunun Türkçe adı nedir? Türkçe adı memlekete, Türkiye'ye, 84 milyona ait bütün alanları hunharca, fütursuzca, vicdansızca satmak; bunun yerine bir köle düzeni oluşturmak. Elbette reddediyoruz, elbette bunların hesabını soracağız.
Başka bir şey daha var -çok net bir şekilde- bu stok meselesi. Stok meselesinin adını doğru koyalım. Keşke Türkiye'nin olanakları olsaydı da buğday stokları olsaydı Rusya'nın kapısına mahkûm olmasalardı, keşke arpa stokları olsaydı da Ukrayna'nın kapısına muhtaç olmasalardı, keşke bu ülkede gıda ürünlerine dair sahici bir stok olsaydı da Toprak Mahsulleri Ofisi devletin kaynaklarını, hazinenin kaynaklarını tüketip -ucuz un sağlamak için ucuz buğday verip- kendi çiftçisinin buğdayını almamak için çaba sarf etmeseydi, kendi çiftçisine rekabet etmeseydi. Yani Türkiye'de stok kontrolü, stok üzerinden bir cezalandırma yapma hikâyesi hakikaten bu AKP'nin ve bu saray iktidarının görevi de değil, sorumluluğu da değil, haddine de düşmüş değil çünkü bir buçuk yıl önce “Gıda toptancılarını topladım, stok yapın çünkü Türkiye'de ne olur ne olmaz.” diyen Tarım Bakanın bizzat kendisi. Böyle bir konuda, baktığınızda, aslında iktidarın kendisi bir stok alanı oluşturmuş, stokçuluk yapacakları da belirlemiş. Yani eğer ortada bir stokçuluk varsa, bu stokçuluk da piyasadaki dengeleri bozuyorsa bunu en iyi siz ve sizin bakanlarınız biliyor. Dolayısıyla, bunun için özel bir çaba sarf etmeye falan gerek yok. Ellerinizle, sadece laf olsun diye birkaç tane firmaya ceza yazmanın kimseye bir faydası yok.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
116 konuşma daha · 5 Ocak 2022