İçeriğe atla

28. DÖNEM · 592 VEKİL · SON GÜNCELLEME

Ara
GENEL KURUL · 62. BİRLEŞİM · ÇARŞAMBA

Milli Parklar Kanunu ve Bazı Kanunlar ile 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle

Orhan Sümer

Adana Milletvekili · CHP (konuşma tarihinde; bugün Yeni Parti)

Genel Kurul, 62. Birleşim · 4. yasama yılı · 18 Şubat 2026 · 498 kelime · yaklaşık 2 dakikalık okuma · Günün kaydı →

Kaynak göster

Orhan Sümer (CHP), 18 Şubat 2026 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 62. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: Milli Parklar Kanunu ve Bazı Kanunlar ile 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle); konuşma 498 kelime.

Orhan Sümer (CHP, Adana). “Milli Parklar Kanunu ve Bazı Kanunlar ile 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle”. TBMM Genel Kurulu, 62. Birleşim tutanağı, 18 Şubat 2026. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/orhan-sumer-2026-02-18-milli-parklar-kanunu-ve-bazi-kanunlar-ile-375-sayili-kanun-hukmunde-ka (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=142441

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)

ORHAN SÜMER (Adana)Teşekkür ederim Sayın Başkanım.

Değerli milletvekilleri, 230 sıra sayılı Milli Parklar Kanunu Teklifi'nin 4'üncü maddesi üzerine söz aldım. Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum.

Bugün burada, Milli Parklar Kanunu'nda yapılmak istenen ve planlama kılıfı altına gizlenmiş bir doğa infazı yasasını konuşuyoruz. Teklifin 4'üncü maddesi sadece teknik bir düzenleme değildir; ülkemizin nefes boruları olan millî parklarımızı, tabiat anıtlarımızı ve koruma alanlarımızı müşteri memnuniyeti esaslı özel büroların masasına meze etme maddesidir.

Değerli milletvekilleri, maddenin içine öyle tehlikeli, öyle zehirli bir kelime yerleştirilmiş ki şeytanın aklına bile gelmez. Maddede "hazırlattırılır" ifadesine yer verilmiştir yani mevcut yasada devletin uzmanları tarafından hazırlanan hayati planlar bir kelimeyle artık özel planlama bürolarına devrediliyor. Buradan hepinize sormak istiyorum: Kâr hırsıyla yanıp tutuşan "Daha çok beton, daha çok otel." diyen sermaye gruplarının tuttuğu o özel bürolar oradaki bitki örtüsünü mü koruyacak yoksa müteahhitlerin otel manzarasını mı? (CHP sıralarından alkışlar) Kim, nasıl güzelleme yaparsa yapsın bu açıkça bir ticari işgaldir.

Değerli arkadaşlar, Anayasa’nın 63'üncü maddesi devleti de tabiat varlıklarını korumaya yükümlü kılar, 128'inci madde ise kamu hizmetlerinin memurlar eliyle yürütülmesini emreder. Peki, AKP iktidarı ne yapıyor? Anayasal görevini, egemenlik hakkını özel şirketlere ihale ediyor. Bu, sadece doğaya değil Anayasa'ya da ihanettir. Teklifte, millî parklar içinde yapılacak projelerde diğer bakanlıkların olumlu görüş verme zorunluluğu kaldırılıyor yani "Birilerinin talimatı gelince kimse itiraz etmesin, görüş bildirilmesin." diyorsunuz; Tarım Bakanlığı sussun, Kültür Bakanlığı karışmasın, çevre uzmanları ses çıkarmasın. Peki, kim karar verecek? Sadece tek bir Genel Müdürlük ve onun iş verdiği özel bürolar. Bu, denetimi tamamen yok etmek, koruma kalkanlarını kırmaktır. Bu durum kabul edilebilir değildir.

Daha da vahimi, Milli Parklar Kanunu'nu devre dışı bırakıp Turizmi Teşvik Kanunu'nu devreye alıyorsunuz. Bunun da Türkçesi şudur, "Eğer orada bir rant varsa ağaçların, kuşların, derelerin hiçbir hükmü yoktur; orayı turizm tesis yapıp geçeceğiz." diyorsunuz yani. İşte, biz bu rant zihniyetini daha önce de Akbelen'de, Kaz Dağları'nda, İkizdere'de maden uğruna yabancılara verilip katledilen ormanlarımızdan biliyoruz.

Değerli milletvekilleri, bu maddenin asıl hedeflerinden biri de... Bu madde, Uludağ Millî Parkı'ndaki hukuku arkadan dolanma maddesidir. Yargı kararıyla durdurulan o hukuksuz projeleri bu maddeyle yasal hâle getirmek istiyorsunuz. Mahkeme "Dur!" demiş, şimdi siz "Yasa yapar, geçeriz." diyorsunuz. Ne yazık ki iktidarın hukuk tanımazlığının faturasını bu milletin çocukları ödüyor. Bizim derdimiz bağcıyı dövmek değil, sırf eleştiri olsun diye iktidarı yermek de değil; bizim derdimiz doğamızı, yeşili, bağımızı bahçemizi korumak, gelecek nesillerimize de tertemiz aktarmaktır.

İlim Adana'nın bereketli topraklarından Anadolu'nun bozkırına kadar her karış vatan toprağı bizim kutsalımızdır ama kimileri doğanın yeşilini değil sadece doların yeşilini düşünüyor maalesef. Üzülerek söylüyorum, bu madde millî parklarımızı beton yığınına çevirecek bir talan fermanıdır.

Değerli milletvekilleri, doğayı korumak bir tercih değil bu vatana, bu millete karşı asli görevimiz ve borcumuzdur. Biz, Cumhuriyet Halk Partisi olarak, planlama yetkisinin kamudan koparılıp özel bürolara peşkeş çekilmesine, bakanlık görüşlerinin baypas edilmesine ve millî parklarımızın Turizmi Teşvik Yasası'yla talan edilmesine asla geçit vermeyeceğiz. Çok değerli iktidar partisinin milletvekilleri, bu maddeyi geri çekin. En geç iki sene sonra devredeceğiniz iktidarın son döneminde doğa katliamına yol açacak işlere onay vermeyin diyor, Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum. (CHP ve YENİ YOL sıralarından alkışlar)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

97 konuşma daha · 18 Şubat 2026

Günün kaydı →
97 konuşmanın tamamı →