Tapu kanununda değişiklik yapılmasına dair kanun tasarısı (s.s.1051)
Genel Kurul, 45. Birleşim · 4. yasama yılı · 28 Aralık 2005 · 1.257 kelime · yaklaşık 6 dakikalık okuma
Kaynak göster
Orhan Sür (CHP), 28 Aralık 2005 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 45. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: TAPU KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TASARISI (S.S.1051)); konuşma 1.257 kelime.
Orhan Sür (CHP, Balıkesir). “Tapu kanununda değişiklik yapılmasına dair kanun tasarısı (s.s.1051)”. TBMM Genel Kurulu, 45. Birleşim tutanağı, 28 Aralık 2005. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/orhan-sur-22-2005-12-28-tapu-kanununda-degisiklik-yapilmasina-dair-kanun-tasarisi-s-s-1051-2 (erişim: 1 Kasım 2026).
Konuşmanın tam metni
CHP GRUBU ADINA ORHAN SÜR (Balıkesir)Sayın Başkan, değerli milletvekili arkadaşlarım; görüşülmekte olan tasarının 4 üncü maddesi üzerinde, Cumhuriyet Halk Partisi Grubu adına söz almış bulunuyorum; Yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum.
Öncelikle, biraz önce sevgili Mehmet arkadaşımız da ifade etti; mümkün olduğu kadar iyi Türkçe konuşarak bir şeyler anlatmaya çalışıyoruz; ama, maalesef, görüyorum ki söylediklerimiz anlaşılmıyor. Hatta hatta, söylemediklerimiz söylenilmiş gibi burada tekrar tekrar gündeme getiriliyor; buna gerçekten üzüldüm. Ama, biz, neyi söylediğimizi, neyi söylemediğimizi de çok çok iyi biliyoruz.
Değerli arkadaşlarım, şimdi, burada, benden önce konuşan arkadaşlarımız çeşitli iddialarda bulundular; işte, şunlar satılıyor, bunlar satılmıyor… Elbette, nelerin satılıp nelerin satılmayacağı kanunda tarif edilmiş; işte askerî yasak bölgeler, sivil ve özel güvenlik bölgeleri, stratejik bölgeler… Bunlar belirleniyor, Bayındırlık Bakanlığına teslim ediliyor; Bayındırlık Bakanlığı, Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğüne gönderiyor; tapu kadastro müdürlükleri de bunları paftalara ve kütüklere işliyor. Bunlar var; ama, ben, hiçbir yerinde, bu tasarının hiçbir yerinde, bu bölgelerde yabancılar tarafından satın alınan gayrimenkullerin nasıl kullanıldığının hangi birim tarafından, hangi bakanlığın hangi genel müdürlüğünün hangi müdürlüğü tarafından izleneceğini görmedim. Burada, sadece, Maliye Bakanlığının, eğer kurallara uyulmazsa neyi, nasıl yaptıracağı anlatılıyor. Peki, bu birime, Maliye Bakanlığına bunların nasıl kullanıldığı konusunda bilgi verecek hangi birim var?! Boşluk… Boşluk değerli arkadaşlarım; burada, başka şeyler iddia etmeyin; biz de okuma yazma biliyoruz.
Değerli arkadaşlarım, biraz önce ifade ettiğim gibi, karşılıklılık ilkesi olsa bile, bizim ülkemizin stratejik konumuyla, jeopolitik konumuyla Avrupa ülkelerinin, Amerika ülkelerinin, Asya ülkelerinin konumları aynı değil. Lütfen, bunu, globalleşiyoruz, dünyayla bütünleşiyoruz gibi sözcüklerle falan da geçiştirmeye çalışmayın. Bu ülke toprakları üzerinde binlerce yıldır oynanan oyunlar bugün bitmedi, bugün bitmedi değerli arkadaşlar.
Değerli arkadaşlarım, konumumuz bu ve biz, eğer, bu ülke toprakları üzerinde oynanan oyunların bittiğini düşünüyorsak gerçekten yanılıyoruz. Şunu bilelim: Batı, hiçbir zaman Lozan'ı hazmedemedi ve bu Lozan'ın şöyle veya böyle delinmesi için elinden gelen her şeyi yapmaya kararlı. Bunu, gerek içimizdeki bölücüleri destekleyerek gerek açık açık bu ülkeden toprak talebinde bulunan ülkeleri destekleyerek, her zaman zaten gözümüzün önüne sürüyor; ama, biz, bunları hâlâ görmeyeceğiz diyorsak, o zaman pek söylenecek bir şeyler yok; ama, bir tek gerçek var; Türkiye Cumhuriyetinin, hiçbir ülkenin toprağı üzerinde gözü yok; o nedenle, hiçbir ülke de bizden çekinmiyor. Keşke, ülke insanımızın ekonomik durumu çok iyi olsa da, binlerce dönüm alabilseler dışarıdan; ama, bu da yok, bunun da olmayacağını zaten biliyorlar.
Şimdi, dışarıdaki Türkler konusunda, Türklerin gayrimenkul alımları konusunda biraz önce söylediklerim, sanırım, biraz da yanlış anlaşıldı. Şimdi, normal bir Türk vatandaşı, yurt dışında, elbette, karşılıklılık ilkeleri doğrultusunda, bazı ülkelerden yer alabiliyor; ama, kurallara göre alıyor, sınırsız alım yok. Sınırsız alım yok… Bizde gözardı edilen olaylar oralarda zaten yok; yani, o ülkelerde sıkıntı yok; ama, şuna inanıyorum: Dün, burada, bir milletvekili arkadaşımız, AKP'nin "en"lerini saymıştı. Sanırım bu yasayla, AKP, dünyada, yine, bir "en" olmaya çalışıyor. Hem büyük bir ülke olduğunu iddia edip, hem çok güçlü bir ülke olduğunu iddia edip, dördüncü sınıf dünya ülkelerinin -biraz önce arkadaşımızın örnek verdiği gibi- sınırsız satışlarını bu ülkede hâkim kılmaya çalışıyor. Yani, bir "en" olmaya çalışıyorsunuz değerli arkadaşlarım. Bu, büyük ülke olma iddiasıyla bağdaşmayan bir olay. Büyük ülkeler, topraklarının sınırsızca satılmasına, sınırsızca yabancılara verilmesine hiçbir zaman izin vermezler. Biraz önce, Erdal arkadaşım, çeşitli ülkelerden örnekler verdi. Bakın "yurt dışında binlerce Türkün gayrimenkulü var" diyorsunuz. Yurt dışında binlerce Türkün, gerçekten gayrimenkulü var ve çoğu da Almanya'da, çoğu da Almanya'da; ama, o Almanya bile, orada oturma izni olmayan kişilere gayrimenkul satmıyor. Amerika Birleşik Devletleri vize vermezken Türk Milletinin bir vatandaşına, Amerika'da gayrimenkul satacağını mı zannediyorsunuz siz?!
MEVLÜT AKGÜN (Karaman)Satıyor, satıyor…
MEVLÜT ÇAVUŞOĞLU (Antalya)Tabiî ki satıyor…
ORHAN SÜR (Devamla)Vize bile vermiyor, vize…
MEVLÜT ÇAVUŞOĞLU (Antalya)Tabiî ki satıyor…
ORHAN SÜR (Devamla)Evet, doğru, milyonlarca doları götürürsen, veriyorlar. Milyonlarca doları götürürsen, veriyorlar… Amerika'da, bankada hesap açtığında, çek defterini bile çok özel kurallarla size veriyorlar; bunları hepimiz biliyoruz. Bunları hepimiz biliyoruz…
"Karşılıklılık ilkesi" diyoruz değerli arkadaşlarım.
MEVLÜT ÇAVUŞOĞLU (Antalya)Hem de mortgage'la satıyor Amerika'da…
ORHAN SÜR (Devamla)Evet, mortgage'la satıyor!.. Git, al bakalım da görelim!
MEVLÜT ÇAVUŞOĞLU (Antalya)Çok gördük...
ORHAN SÜR (Devamla)Evet, şimdi, değerli arkadaşlarım, her şeyden önce, o girmeye çalıştığımız Avrupa Birliğinde bile, Avrupa Birliğinin kuruluş yasasında bu konumlar, bu durum 295 inci maddesinde incelenmiş ve devletlerin hukuklarında mülkiyet hakkına ilişkin hükümler saklı tutulmuştur; yani, ülkelerin hukuk sistemlerinin mülkiyet hakkına ilişkin kısmı topluluk hukuku dışında bırakılmıştır. Bu çerçevede, son dönemde Avrupa Birliğine tam üyelik hakkı kazanmaya çalışan Macaristan, Polonya, Slovakya, Çek Cumhuriyeti, Litvanya ve Estonya, önce yabancılara toprak satışını yasaklamışlar, bu hakları saklı kalarak Avrupa Birliği ülkesi olmuşlardır. Şimdi, bunları görmezlikten gelemeyiz.
Karşılıklılık ilkesi diyoruz; istiyorsanız buna bir bakalım. Acaba, Türkiye Cumhuriyetinin kaç ülkeyle karşılıklılık bağı var, kaç ülkeyle bu sistemde mal alışverişi yapabiliyoruz?.. Ben inceledim, hiçbiriniz bundan bahsetmedi. Bakın, Türkiye Cumhuriyeti, vatandaşlarının karşılıklılık ilkesiyle gayrimenkul satışı yapabileceği ülke sayısı 88. Dünyadaki 88 ülkeyle, karşılıklılık esasına göre, Türk vatandaşları, gayrimenkul alıp satabiliyorlar. Karşılıklılık bulunmayan ülke sayısı 33, ülkemizde sadece bina alabilen vatandaşları olan ülke sayısı 24, izinle alabilenler 6. Bugüne kadar Türkiye'den toprak satışı talep etmediği için veya gayrimenkul talep etmediği için böyle bir anlaşma olmayan 36 tane ülke var.
Şimdi, bazı şeyleri çok çabuk unutuyoruz, bazı şeyleri görmezlikten geliyoruz. İnanıyorum ki, şu anda Niğde'de bu konuşmaları dinleyen insanlar vardır. İtalyanlar, Niğde'de, binlerce dönümlük bağlar yaptılar, binlerce dönümlük ve o arazilere şu anda Türk vatandaşları giremiyor, Niğdeliler giremiyor. Sen girersin milletvekili olarak belki; ama, sade vatandaş giremiyor. Demin telefonlar geldi…
FİKRET BADAZLI (Antalya)Çalışıyorlar orada…
ORHAN SÜR (Devamla)Evet, çalıştırmaktan bahsetmiyoruz değerli arkadaşlarım.
Şimdi, değerli arkadaşlarım, biraz önce, bu şirketlerin, toprakları alacak şirketlerin vakıf şirketleri olabileceğini sizlere açık açık anlatmaya çalıştım; ama, hâlâ bunlar yok diyorsunuz, bunlar olamaz diyorsunuz; ama, bunlar, maalesef bu tasarı bu şekliyle yasalaşırsa olacak.
Bir de, binde 5 olayı var değerli arkadaşlarım, binde 5. Biraz önce Tapu ve Kadastro yetkililerine "Türkiye'deki tarım alanları ne kadar" diye sordum, 21 000 kilometrekare civarında olduğu söylendi. Şimdi "tarım alanları satılmayacak" diyorsunuz. Benim mesleğim harita kadastro mühendisliği; bu ülkede tarımı bu kadar ihmal ettiğiniz sürece, tarımda çalışan insanlar emeklerinin karşılıklarını alamadıkları sürece ve kendilerine de büyük paralar teklif edildiği sürece, bu toprakları satacaklardır ve önümüzdeki dönemde, özellikle küçük beldelerin belediyelerinde çok büyük alanlarda mevziî imar planı onamaları yapılacaktır; özellikle önümüzdeki dönemde ve bunların çoğu da tarım işletmesi olarak satılacaktır. Bu büyük tarım alanları, sanki işyeri gibi tescil edilecek…
FİKRET BADAZLI (Antalya)İmar ihya edilecek.
ORHAN SÜR (Devamla)Evet, imar ihya edilecek; ama, orada imar falan yapılmayacak. O tarım alanları da birilerinin bölgesine geçecek.
Biraz önce bir arkadaşımız "biz tarih biliyoruz" dedi. Hocam, aslında belki kibarlık etti, size hatırlatmadı; ama, size bir şeyi hatırlatmak istiyorum. Tarih bilenler, 1868 Osmanlının Tanzimat Fermanından sonra, yabancıya toprak satışına izin verilmesinden sonra, Filistin topraklarının nasıl satıldığını hatırlarlar. 1868'de Osmanlı topraklarının yabancılara satılmasına izin verilmesinden ve 1910…
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
ORHAN SÜR (Devamla)Sayın Başkan, bitiriyorum.
MÜCAHİT DALOĞLU (Erzurum)Osmanlı satmadı.
ORHAN SÜR (Devamla)Kim sattı, kim sattı?..
BAŞKANBuyurun Sayın Sür…
MÜCAHİT DALOĞLU (Erzurum)Osmanlıdan sonra…
ORHAN SÜR (Devamla)Bir dakika işte, onu anlatıyoruz. Osmanlı topraklarıydı oralar, oralar, Osmanlı topraklarıydı. Orada yaşayan Osmanlı vatandaşları arazilerini sattılar. 1914'te Osmanlı bu yasayı iptal edinceye kadar bu satış devam etti ve bugünkü İsrail Devletinin temelleri o zaman orada atıldı ve arkasından İsrail Devleti kuruldu. Şimdi Filistinliler yurtsuz, kendi yurtlarında mülteci olarak oturuyorlar. Bu tarihi size hatırlatmak istiyorum. Dilerim ki, bu tip yasalarla, bu tip yaklaşımlarla, bizden sonra gelecek kuşakları, bu ülkede Filistinli haline çevirmezsiniz.
Ben, bu yasaların, bu tür yasaların…
CAVİT TORUN (Diyarbakır)Arsa, arazi Filistin'de satılmamıştır. Doğruyu söylemiyorsun.
ORHAN SÜR (Devamla)Doğruyu söylüyorum.
CAVİT TORUN (Diyarbakır)1914'ten sonra satışlar olmuştur.
ORHAN SÜR (Devamla)Hayır, 1914'ten önce de satışlar olmuştur.
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
109 konuşma daha · 28 Aralık 2005
