Bazı Kanunlar ile 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle
Diyarbakır Milletvekili ·
DEM Parti
Genel Kurul, 84. Birleşim · 3. yasama yılı · 7 Mayıs 2025 · 495 kelime · yaklaşık 2 dakikalık okuma · Günün kaydı →
Kaynak göster
Osman Cengiz Çandar (DEM Parti), 7 Mayıs 2025 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 84. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: Bazı Kanunlar ile 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle); konuşma 495 kelime.
Osman Cengiz Çandar (DEM Parti, Diyarbakır). “Bazı Kanunlar ile 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle”. TBMM Genel Kurulu, 84. Birleşim tutanağı, 7 Mayıs 2025. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/osman-cengiz-candar-2025-05-07-bazi-kanunlar-ile-375-sayili-kanun-hukmunde-kararnamede-degisiklik-yap (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=134718
Konuşmanın tam metni
TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)OSMAN CENGİZ ÇANDAR (Diyarbakır)Sayın Başkan, değerli arkadaşlar; Türkiye Büyük Millet Meclisi bugünkü birleşiminde tarihî bir gün yaşıyor ama torba yasayı tartışmak nedeniyle yaşamıyor bu tarihî günü, Sırrı Süreyya Önder'i anarak bu tarihî günü yaşıyoruz. Bugün taziye vardı, yarın emin olun, medya bir fotoğrafla süslenecek; Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Sayın Devlet Bahçeli taziye salonuna, Meclisin tören salonuna girdiği anda Meclis Başkanımız Numan Kurtulmuş ve DEM PARTİ yöneticilerinin bulunduğu masaya uğramadan önce doğru gitti Sırrı Süreyya Önder'in fotoğrafının yanına ve onu okşadı. Bunun ne kadar değerli, önemli bir jest olduğunu, Türkiye'nin siyasi geleceği açısından neler ifade ettiğini çok yakında göreceğiz.
Yine, Meclisimiz de gayet duygusal bir açılış yaptı. AK PARTİ Grup Başkan Vekili, Sırrı Süreyya'nın vasiyet ettiği, arkasından okunmasını istediği Şeyh Galip'in Nat-ı Nebevî'sini tam metin olarak okudu, çok duygusal anları birlikte yaşadık ve dün Cumhurbaşkanı ve Milliyetçi Hareket Partisi Başkanı "Terörsüz Türkiye" konulu bir toplantı yaparak Sırrı Süreyya Önder'in âdeta hayatını vakfettiği toplumsal barış ve barışçı Türkiye için yakın gelecekte umut verici gelişmeler olacağını âdeta müjdeleyen bir toplantının ardından bizlere bir umut verdiler.
Ama dün aynı zamanda bir başka tarihî gündü, her biri benim yakın arkadaşım olan; Ankara, İstanbul yollarında, Samsun'dan Ankara'ya birlikte "Bağımsız Türkiye!" sloganı altında yürüdüğümüz Deniz Gezmiş, Hüseyin İnan ve Yusuf Aslan'ın idamının 53'üncü yıl dönümüydü ve darağacında o Deniz Gezmiş "Kürt ve Türk halklarının kardeşliği" sözcüklerini son söz olarak söylemişti. Ben de Sırrı Süreyya'nın vefat ettiği günün gecesinde Can Yücel'in Deniz Gezmiş için yazdığı "Mare Nostrum-Bizim Deniz" şiirinin adını değiştirip "Bizim Sırrı'mız" yaptım ve ilk dizesinin sonundaki "devrim" kelimesinin yerine "barış"ı ekleyerek o şiiri Sırrı Süreyya'ya hitaben yazdım. Şöyle demişti Can Yücel Deniz Gezmiş için, ben de bizi temsilen Sırrı Süreyya'ya şunu söyledim:
En uzun koşuysa elbet
Türkiye'de de barış.
O, onun en güzel yüz metresini koştu
En sekmez lüverin namlusundan fırlayarak.
En hızlısıydı hepimizin.
En önce o göğüsledi ipi.
Acıyorsam sana, anam avradım olsun.
Ama aşk olsun sana çocuk, aşk olsun.
Ertesi gün, benim hiç de kısa olmayan ömrümde gördüğüm en görkemli -büyük bir toplumsal seferberlik hâlindeki- cenaze törenine, Turgut Özal ve Hrant Dink'in cenaze töreninden gayrı en büyük cenaze törenine tanık oldum ve ardından şu yazıyı okudum, bu yazıda deniyor ki: "Çözüm sürecinde yani 2013-2015 yılları arasında hissettiğimiz toplumsal destek boşluğunu Sırrı Süreyya Önder doldurdu ve sürecin toplumsallaşmasını sağladı. O kadar önemli bir rol oynadı ki bir yandan da Türkiye DEM PARTİ'yi onun hastanede geçirdiği on sekiz gün, hayat mücadelesi verdiği o on sekiz gün boyunca kucakladı, DEM PARTİ de tüm Türkiye'yi kucakladı. Artık hiç kimse DEM PARTİ'nin meşruiyetini, Türkiyelilik kimliğini sorgulayamaz hâle geldi Sırrı Süreyya Önder sayesinde."
DEVA Partili arkadaşımız Mehmet Emin Ekmen yazdığı bir yazıda "On sekiz gün boyunca kaldığı hastane, bir modern zaman evliyasının yatırına döndü âdeta." diye son derece isabetli bir tespitte bulundu. O on sekiz gün boyunca o hastanede olan birisi olarak buna tanıklık ettim. Yine, aynı yazısının sonunda da bir hatırlatma yaptı. Âsaf Hâlet Çelebi'nin İbrahim şiirini bu kürsüde okuduğu zaman süresi dolduğu için mikrofonu kesilmiş.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
106 konuşma daha · 7 Mayıs 2025