Yüksek öğretim kurumları teşkilatı kanunu ile 78 ve 190 sayılı khk lerde değ.yap.hk.kan.tas.(ss. 1039) 15 ilde üniversite kurulması hakkında
Uşak Milletvekili · CHP
Genel Kurul, 46. Birleşim · 4. yasama yılı · 29 Aralık 2005 · 484 kelime · yaklaşık 2 dakikalık okuma
Kaynak göster
Osman Coşkunoğlu (CHP), 29 Aralık 2005 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 46. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: YÜKSEK ÖĞRETİM KURUMLARI TEŞKİLATI KANUNU İLE 78 VE 190 SAYILI KHK LERDE DEĞ.YAP.HK.KAN.TAS.(SS. 1039) 15 İLDE ÜNİVERSİTE KURULMASI HAKKINDA); konuşma 484 kelime.
Osman Coşkunoğlu (CHP, Uşak). “Yüksek öğretim kurumları teşkilatı kanunu ile 78 ve 190 sayılı khk lerde değ.yap.hk.kan.tas.(ss. 1039) 15 ilde üniversite kurulması hakkında”. TBMM Genel Kurulu, 46. Birleşim tutanağı, 29 Aralık 2005. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/osman-coskunoglu-22-2005-12-29-yuksek-ogretim-kurumlari-teskilati-kanunu-ile-78-ve-190-sayili-khk-ler-3 (erişim: 1 Kasım 2026).
Konuşmanın tam metni
OSMAN COŞKUNOĞLU (Uşak)Teşekkür ederim Sayın Başkan.
Değerli milletvekilleri, ben, yasa tasarısının aleyhinde değil, fakat, bazı yanlış anlamaların aleyhinde söz almış bulunuyorum; onu, baştan ifade edeyim.
Senenin, muhtemelen, en son yasasını tartışıyoruz; muhtemelen değil öyle, en son yasasını tartışıyoruz. Bu yeni yıla yeni umutlarla girmemizi sağlayabilecek güzel bir yasayı tartışarak seneyi kapatmamız da ayrıca bir mutluluk tabiî.
Sadece üniversitelerin kurulacağı illerde değil, ülkemizin yetişmiş insangücü ihtiyacı içerisinde olduğu gerçeğinin farkında olan tüm halkımız için hayırlı ve güzel bir yasa çıkarıyoruz. Bunun mutluluğu içerisinde yılımızı da kapatıyoruz.
Bu yasa tartışmaları sırasında, bazı sözler, yanlış anlamalara neden olmuş olabilir; oldu da. Sayın Bakanımız, burada, bir konuşmasında bazı eleştirel sözleri -ki, o eleştirel sözler daha iyiye yönelik öneriler içermektedir- kısmen haksızlık olarak görmüş olduğunu hissettim ki, bu doğrudur. Yani, yapılan bir şeyi takdir etmemiş gibi görünmek haksızlıktır. Böyle bir haksızlık iddiası veya böyle bir haksızlık niyeti yok ortada, sadece daha iyisini arama niyeti var; bunu ifade etmek isterim. Yoksa, Sayın Bakanın ve hükümetin, bu üniversitelerin kurulmasında göstermiş olduğu çabayı, burada, elbette, teşekkürle anmak isterim.
Daha iyi nedir; daha iyi, şu anda hissettiğimi konuşmamda da söyledim; Avrupa Birliği, Sayın Bakan, haklı olarak diyor ki: "Bir kaynak sağlıyorsak, bu kaynağın hesabını sormalıyız, bu kaynağın gerektirdiği başarının elde edilip edilmemesini incelemeliyiz." Doğru… Üniversitelerimize verilen kaynaklar karşısında, Avrupa Birliği fonlarından yeterince yararlanamadığımız doğru. Sayın Başbakanın o yöndeki açıklamaları doğru, ben bunu söyledim; fakat, başka doğrular da var, onları da açıkladım.
Kişi başına düşen başarıda, kişi derken, araştırmacı kişi başına düşen başarıda, Almanya'nın ve Avrupa Birliğinin gerisinde değiliz. Avrupa'nın ve Avrupa Birliği ve Almanya'nın gerisinde olmayan bir akademisyen başarı varken, öte yandan, koyduğumuzu da alamama gerçeği varken, bu ikisini alt alta topladığımızda bir aşikâr gerçek ortaya çıkıyor; o da, akademisyenlerimizin olanaklarının yeterli olmadığı. Bunu, Sayın Bakan da ifade etti; arzu ederdim dedi daha çok kaynak ve kadro vermeyi; ama, olanaklarımız bu kadar, bunu kabul ediyoruz. Yani, bir anda Avrupa standartlarına gelmemiz mümkün değil; ama, o zaman da, arzu edilen geri dönüş olmadıysa, o zaman, bunu akademisyenlerimizin, üniversitelerimizin kötü yönetilmesi veya akademisyenlerimizin tembelliğine bağlamak haksızlık olur; bunu ifade etmek istiyorum.
Bunu düzeltmek için, daha iyisi, geçici maddede, rektörlerin, Sayın Millî Eğitim Bakanı ve Sayın Başbakan tarafından önerilecek üç kişiden birisi olacağı öngörülüyor.
Şimdi, benden önceki konuşmacı Sayın Şahin'in olumlu konuşmasına ben de olumlu bir iyi niyet önerisiyle, önergemiz kabul olmadı, iyi niyet ve somut önerisiyle burada tamamlamak istiyorum. O da şudur: Sayın Şahin dedi ki: "İktidarıyla muhalefetiyle biz bu yasayı çıkarıyoruz." Güzel; iktidarıyla muhalefetiyle, gelin, bu rektörlerin ve yönetimin belirlenmesinde de ortak bir çabaya girelim. Bu, ulusumuz, ülkemiz önünde de güzel bir uzlaşma örneği olacaktır; bu, siyasî bir emel olup olmadığı gibi kaygıları ortadan kaldıracaktır. Bunu, ben, aslında, TÜBİTAK yasasında da önermiştim o zaman, ayrıntılarına girmeyim, yetkililere olur denmiş, sonra olmadı maalesef. Gelin, bu uzlaşma yolunu beraberce akademisyen kökenli olur olmaz, milletvekilleriyle beraber oluşturma, bu adayları beraber oluşturma veya en azından fikir ve görüş alma önerisini getiriyorum.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
118 konuşma daha · 29 Aralık 2005