2008 yılı merkezi yönetim bütçe kanunu tasarısı (maliye bakanlığı, kamu ihale kurumu, gelir idaresi başkanlığı, özelleştirme idaresi başkanlığı bütçeleri, gelir bütçesi ile 2008 yılı merkezi yönetim bütçe kanunu tasarısı'nın maddeleri)
Uşak Milletvekili · CHP
Genel Kurul, 37. Birleşim · 2. yasama yılı · 12 Aralık 2007 · 728 kelime · yaklaşık 4 dakikalık okuma
Kaynak göster
Osman Coşkunoğlu (CHP), 12 Aralık 2007 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 37. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: 2008 YILI MERKEZİ YÖNETİM BÜTÇE KANUNU TASARISI (MALİYE BAKANLIĞI, KAMU İHALE KURUMU, GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI, ÖZELLEŞTİRME İDARESİ BAŞKANLIĞI BÜTÇELERİ, GELİR BÜTÇESİ İLE 2008 YILI MERKEZİ YÖNETİM BÜTÇE KANUNU TASARISI'NIN MADDELERİ)); konuşma 728 kelime.
Osman Coşkunoğlu (CHP, Uşak). “2008 yılı merkezi yönetim bütçe kanunu tasarısı (maliye bakanlığı, kamu ihale kurumu, gelir idaresi başkanlığı, özelleştirme idaresi başkanlığı bütçeleri, gelir bütçesi ile 2008 yılı merkezi yönetim bütçe kanunu tasarısı'nın maddeleri)”. TBMM Genel Kurulu, 37. Birleşim tutanağı, 12 Aralık 2007. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/osman-coskunoglu-23-2007-12-12-2008-yili-merkezi-yonetim-butce-kanunu-tasarisi-maliye-bakanligi-kam (erişim: 28 Ekim 2026).
Konuşmanın tam metni
CHP GRUBU ADINA OSMAN COŞKUNOĞLU (Uşak)Teşekkür ederim Sayın Başkan.
Değerli milletvekilleri, yükseköğretim kurumları ve TÜBİTAK ile ilgili işlemler üzerinde, bütçe yasasının 14’üncü maddesi üzerinde Cumhuriyet Halk Partisi Grubunun görüşlerini ifade etmek için huzurunuzdayım.
Bu maddenin birinci fıkrası, Öğretim Üyesi Yetiştirme Projesi ile ilgilidir, Öğretim Üyesi Yetiştirme Projesi ile nereden nereye ne aktarılacağı konusunda bir düzenleme getiriyor.
Ben, size öğretim üyesi durumundan biraz söz edeyim. Bakın, son dört yılda, Türkiye’de, üniversite sayısı yüzde 49 arttı, özel ve devlet üniversitesi, vakıf ve kamu üniversitesi; fakülte sayısı yüzde 34 arttı; yüksekokul sayısı yüzde 61 arttı; meslek yüksekokulu sayısı yüzde 32 arttı; bu arada, öğretim elemanı sayısı sadece yüzde 12 arttı; araştırma görevlisi sayısı sadece yüzde 7,3 arttı. Yüzde 50’lerde, 60’larda artan bölümler, fakülteler, üniversiteler; ama yüzde 12 öğretim elemanı, yüzde 7,3 araştırma görevlisi artışı. Bu ne anlama geliyor? Neden böyle bir hata yapılır? Neden bölümler açılır, üniversiteler açılır? Zaten hiçbir yeni bölüm, üniversite açılmasa bile, zaten eksik olan öğretim üyesi sayısını çoğaltmak gibi bir misyonu olması gerekirken Millî Eğitim Bakanlığının, neden, hiçbir yeni bölüm açılmasa bile, yeterli olmayacak yüzde 12 mertebesinde öğretim elemanı artırılır? Dört yılda yüzde 12… Dört yılda sadece yüzde 7,3 araştırma görevlisi… Neden? Şimdi, ben bir tahmin yapacağım. Eğer bu tahminim yanlışsa, bu mantığın açıklanmasından ve tahminimin yanlış olmasından ben memnun olurum.
Benim tahminim -bu tahmini destekleyen birçok söylemi olmuştur özellikle Sayın Başbakanın- şudur: AKP’nin -artık, kadrolaşmanın ötesine giden, bir parti devleti kurma amacına yönelik çabaları içerisinde- üniversitelere kendilerini, kendi elemanlarını, kendi ideolojilerine bağlı kişileri yerleştirme niyetinin bir sonucudur. Üniversiteler kan ağlıyor -öğretim üyesi açığı, kadro açığı- fakat ne kadro açılıyor ne araştırma görevlisi ne yeni öğretim üyesi… Ama üniversiteler açılıyor, fakülteler açılıyor, ama öğretim üyesi yok, araştırma görevlisi yok.
Şimdi, benim bu tahminim, yani bir yandan hiçbir yeni üniversite ve bölüm açılmasa bile yeterli olmayacak bir öğretim üyesi eleman sayısı artışı, yüzde 12 dört yılda ve araştırma görevlisi sayısı artışı yüzde 7,3 dört yılda… Bu amaçtan başka nasıl izah edilebilir? Bunu gerçekten duymak istiyorum. Nihayet bunun işaretleri oldu ve “Yeni açılan üniversitenin rektörlerini biz atayacağız.” Anayasa Mahkemesinde bozuluyor. İşte, TÜBİTAK ile ilgili... Bu maddede TÜBİTAK da var, ona da geleceğim. TÜBİTAK ile ilgili… Artık vahim bir hukuk olayı hâline geldi TÜBİTAK, maalesef, Türkiye Bilimsel Teknik Araştırma Kurumu. Anayasa Mahkemesinden tutun iş mahkemesine kadar, Danıştayıyla, bütün mahkemelerde, TÜBİTAK ile ilgili dava var. Bütün mahkemelerde TÜBİTAK ile ilgili davaları hem TÜBİTAK hem de TÜBİTAK yönetimini, maalesef -maalesef diyorum, çünkü hiçbir bilim insanını burada suçlamak istemem ama- atayan, atamakta ısrar eden, yasalara rağmen, Anayasa Mahkemesi kararına rağmen, idare mahkemesi kararına rağmen atamakta ısrar eden Sayın Başbakan tazminata mahkûm olmuştur yargı kararlarını dinlememekle. Bu kadar hukuksuzluk, bu kadar ısrar, ele geçireceğim ısrarı çok vahimdir.
Şimdi, nihayet, son noktalardan birisi kondu. YÖK Başkanlığına yeni bir atama yapıldı. YÖK Başkanlığına atanan sayın bilim adamıyla ilgili bazı bilgiler vereyim size.
MEHMET S. TEKELİOĞLU (İzmir)Gazetelerden haber okuma burada.
OSMAN COŞKUNOĞLU (Devamla)Efendim?
MEHMET S. TEKELİOĞLU (İzmir)Gazete haberlerini okuma burada.
OSMAN COŞKUNOĞLU (Devamla)Niye? Yanlış mı? Hayır, yanlış mı? Ayrıca, gazete haberi olduğunu nereden biliyorsunuz ? Yanlış mı gazete haberi? Ben okuyayım, yanlışsa -siz üniversiteden geliyorsunuz- eminim düzeltmek için çaba sarf edersiniz ve ben de memnun olurum yanlışlığın düzeltilmesinden. Okuyayım, yanlışsa düzeltin.
Şimdi, AKP’nin kamuoyu araştırması yaptırdığı üç şirketten birisinin ortağı yeni atanan sayın bilim adamımız YÖK Başkanlığına. (AK Parti sıralarından “Yasak mı?” sesleri)
KAMER GENÇ (Tunceli)Ticaret yapıyorlar.
OSMAN COŞKUNOĞLU (Devamla)Yasak değil, yok. Yani, ben okuyayım, siz… AKP’ye bu kadar angaje olmuş, araştırma…
MEHMET S. TEKELİOĞLU (İzmir)Yalan haber!
OSMAN COŞKUNOĞLU (Devamla)“Cumhurbaşkanlığı seçim sürecinde, AKP teşkilatına, belediye başkanlarına ve milletvekillerine anket yapan tek firmanın ortağı.” (AK Parti sıralarından “Yasak mı?” sesleri)
Hayır, yasak değil. Hayır, yasak değil, yasak değil. Ben yasak demiyorum. (MHP sıralarından “Etik değil, etik!” sesleri)
O zaman bir şey daha okuyayım size: “Bilim alanındaki konusu ve uzmanlık alanı din ve polis.” Yasak mı? Değil. Dinle uğraşmak kötü mü? Değil.
MUZAFFER BAŞTOPÇU (Kocaeli)Ticaret sicilinden mi çıkardınız?
OSMAN COŞKUNOĞLU (Devamla)Şimdi, değerli arkadaşlar, yalnız, Diyanete atama yapmıyoruz, Yükseköğretim Kurumuna atama yapıyoruz. Yasak değil elbette dinle uğraşmak, hatta iyi bir şey bilim insanlarının dinle uğraşması, yani din üzerine araştırma yapması çok iyi bir şey. Ben ona yasak demiyorum.
MUZAFFER BAŞTOPÇU (Kocaeli)Siz de akademisyensiniz. Bunu nasıl kanıtlayacaksınız?
OSMAN COŞKUNOĞLU (Devamla)Evet, ben de akademisyenim. Araştırma yapması iyi bir şey. Ama din ve polis üzerine uzmanlaşmış birisinin…
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
82 konuşma daha · 12 Aralık 2007