İçeriğe atla

23. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 74. BİRLEŞİM · ÇARŞAMBA

Biyogüvenlik kanunu (ss.:473)

Osman Coşkunoğlu

Uşak Milletvekili · CHP

Genel Kurul, 74. Birleşim · 4. yasama yılı · 17 Mart 2010 · 502 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma

Kaynak göster

Osman Coşkunoğlu (CHP), 17 Mart 2010 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 74. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: BİYOGÜVENLİK KANUNU (SS.:473)); konuşma 502 kelime.

Osman Coşkunoğlu (CHP, Uşak). “Biyogüvenlik kanunu (ss.:473)”. TBMM Genel Kurulu, 74. Birleşim tutanağı, 17 Mart 2010. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/osman-coskunoglu-23-2010-03-17-biyoguvenlik-kanunu-ss-473-3 (erişim: 28 Ekim 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

OSMAN COŞKUNOĞLU (Uşak)Teşekkür ederim Sayın Başkan.

Vermiş olduğumuz önergeyi lütfen dikkatli incelemenizi rica ediyorum. Önerge iki konudaki sakıncayı gidermeye yöneliktir yasa tasarısında. Birincisi, transit GDO’lu ürünlerin de izin verilmemesi yönündedir. Şimdi, biraz önce, iki üç dakika önce Sayın Bakan “Kaçak da olamaz, bir şey olamaz.” dedi. Türkiye’de şekerden, uyuşturucudan, hatta insan kaçağına kadar birçok kaçak olduğunu, Avrupa Birliği görüşmelerinde bu göç veya insan kaçağı konusundaki sorunları Sayın Bakanın da biliyor olması gerekir. Bunun kaçak bile olması mümkün. Hele hele transit geçmesine izin verilirse bu iyice mümkün hâle gelecektir. Buna da izin verilmemesi bu değişiklik önergemizin birinci kısmı. İkinci kısmı da araştırma, bu konudaki araştırmaların önüne engel konmaması, bunların zorlaştırılmamasıyla ilgili.

Değerli milletvekilleri, çağımızın en önemli üç teknoloji alanından birisi enformasyon ve iletişim teknolojisi, ikincisi malzeme teknolojileridir, üçüncüsü de biyoteknolojidir. Çağımızın bu en önemli… Zaten birçok bilim dalında geri kaldık. Çok değerli bilim insanlarımızın yapacağı araştırmaları desteklememiz lazım bu şekilde engellemek yerine. Dolayısıyla bunlar kapsam dışı kalmalı. Eğer kapsam dışı kalması önünde bir sakınca varsa… Biraz önce Sayın Bakana sordum bunu, nedir diye bir merakla fakat bir yanıt alamadım. Muhtemelen zaman yetmediği içindir.

Şimdi, değerli arkadaşlarım, bir de şunu söylemeden geçemeyeceğim: Geçen sene, 2009 yılı Mart ayı büyük bilim adamı Darwin’in 200’üncü yaş günüydü, Kasım ayı da “Türlerin Kökeni” kitabının 150’nci yıl dönümüydü. İkisi de sansüre uğramıştır. Şimdi böyle bir anlayışın egemen olabildiği -umuyoruz geçici, bir yılı kaldı ama- ortamda genetikle ilgili çalışmaların da sansüre uğraması ve engellenmesi hakkındaki kaygıları haksız bulmak mümkün değildir. Araştırma ve geliştirmenin önünü açmamız gerekir.

Biyogüvenlik Kurulundan söz ediliyor. Biraz önce yine sordum, cevapsız kaldı. Sayın Başbakanın tekzip etmediği, benim bu kürsüden de defalarca dikkate getirdiğim, gazetelerde çıkmış bir açıklaması vardır “Düzenleyici kuruluşlara, bu gibi kurullara talimat veriyoruz ‘Başüstüne.’ diyorlar, gidiyorlar, bildiklerini okuyorlar.” diye. Bu kurullar ilgili bakanlıkların bir dairesi değildir, bu kurullar bağımsızdır. Böyle, hükûmetin talimatıyla çalışması gerektiği anlayışının olduğu bir yönetimde -gene söyleyeyim, geçici de olsa- tehlikelidir bunlar. Dolayısıyla, bu Kurulun bağımsızlığı nasıl teşkil edilecek, onu da anlayamadım. Bu bakımdan, bu Kurula, özellikle araştırma nedeniyle böyle engel çıkarma olanağının, yetkisinin verilmesini sakıncalı buluyorum.

Yine, Sayın Bakan buradaki konuşmada, bu araştırmayla ilgili endişeleri gidermek için “On beş gün içerisinde izin verilecek.” dedi. Oysa, 3’üncü maddenin 4’üncü fıkrasında 90+15 yani Bakanlıkta 90, kurulda 15. 90 + 15; 105 gündür, üç buçuk aydır. Bu konudaki bilimsel araştırmalarda üç buçuk ay son derece önemlidir. Bu konuda, lütfen, bu bilimsel araştırmalar konusunda bu kadar ürkek olmayalım, konu belki zülfüyâra dokunsa da.

Şimdi, değerli arkadaşlar, bu denetleme ve halka bilgi verme konularının da sözü edildi, bunlara da değinmeden geçemeyeceğim.

Sayın Bakanın bizzat kendisinin bu yasa tartışmalarından ve geçen sene çıkarılan Yönetmelik sırasında televizyondaki manzaralardan ve diğer bilgi kirliliği konusundan memnun olmadığını görüyorum. “Halkı bilgilendireceğiz.” dedi. Bundan sonra da bu bilgi kirliliğinin önlenmesi sağlanmadan halkın bilgilendirilmesi için de ne yapılacağı burada görülemiyor. Bu konuda da eminim hepimiz tatmin olmak ihtiyacındayız.

Değerli arkadaşlar, bu kadar önemli bir bilim dalında, birçok bilim dalında geri kaldık, teknoloji dalında geri kaldık. Kime sorsanız, çağımızın en önemli üç teknolojisinden biri biyoteknolojidir.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

54 konuşma daha · 17 Mart 2010

54 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook