Tanık koruma kanunu tasarısı (s.s.34)
Kırıkkale Milletvekili · MHP
Genel Kurul, 43. Birleşim · 2. yasama yılı · 27 Aralık 2007 · 836 kelime · yaklaşık 4 dakikalık okuma
Kaynak göster
Osman Durmuş (MHP), 27 Aralık 2007 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 43. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: TANIK KORUMA KANUNU TASARISI (S.S.34)); konuşma 836 kelime.
Osman Durmuş (MHP, Kırıkkale). “Tanık koruma kanunu tasarısı (s.s.34)”. TBMM Genel Kurulu, 43. Birleşim tutanağı, 27 Aralık 2007. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/osman-durmus-23-2007-12-27-tanik-koruma-kanunu-tasarisi-s-s-34 (erişim: 29 Ekim 2026).
Konuşmanın tam metni
MHP GRUBU ADINA OSMAN DURMUŞ (Kırıkkale)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; tütün mamullerinin zararlarının önlenmesine dair kanunun 2’nci maddesi üzerinde Milliyetçi Hareket Partisi Grubu adına söz almış bulunuyorum. Yüce heyetinizi saygıyla selamlıyorum.
Saygıdeğer milletvekilleri, benden önce konuşan tüm arkadaşlarımız sigaranın ekonomik, sağlıkla ilgili zararlarından bahsettiler. İzninizle, ben, birkaç tane görüntüyü size göstermek istiyorum.
Sigara gerçekten dünya ekonomisinde ciddi bir yer işgal ediyor. Şu saatte bu kanun burada çıkmıyorsa, çıkamıyorsa, korkarım ki, çıkamayabilir. Çünkü, burada, samimi, gönüllü, Türk insanının, gençliğimizin, geleceğimizin sağlığını korumak isteyen temennilerle bir kanun tasarısı gelmiş durumda. Ama tütünden ve sigaradan geçinen lobiler o kadar büyük ki, Türkiye’deki tütüne dayalı ekonomik kaynakların birçoğunu ele geçirdiler.
Sayın Erdöl bu konuda gayret gösterenlerden bahsederken herhâlde dikkatinden kaçtı. Bakın, Türkiye’de bir Formula yarışı var. Bu Formula yarışlarıyla ilgili öyle baskılar aldık, öyle baskılar aldık ki… Biz bir şart koştuk: “Türkiye Formula yarışlarında tütün ve mamullerinin reklamı yapılamaz.” Bu şartla “evet” dedik. İzleyin, bir tek, Türkiye’de Formula yarışlarında sigara reklamı yoktur.
Değerli arkadaşlarım, Türkiye’de Tekelin belli bölümleri, kârlı bölümleri satıldı, birileri aldı. Keşke zaman yeterli olsaydı da, bu kanun şurada çıksaydı, ama kanunları çıkarmak her zaman yeterli olmuyor.
Sigarayla ilgili birçok örnek verildi. Bunun içindeki nikotinin 1 gramının ellide 1’i, yani 20 miligramı, damar yoluyla tiryaki olmayan kime verilirse verilsin, birkaç dakika içinde ölür. Zehrin kuvvetini ifade için söylüyorum: 1 gramın ellide 1’i, yani 20 miligram, damar yoluyla verilirse, tiryaki olmayan birkaç dakika içinde ölür. Tehdidin boyutunu bilmeniz bakımından, ne kuvvetli bir zehir olduğunu bilmeniz bakımından…
Bir diğer örnek: Benim evimde sigara içilmez. Çocuklar dört-altı yaş grubundaydı. Misafirim geldi. Bizde kül tablası da yoktur. Misafir, cebinden sigarasını çıkardı, yaktı, ama sigarayı gerçekten içmedi, yedi resmen. Öyle bir içim, öyle bir haz, öyle hoş bir görüntü ki, bir baktım hem kızım hem oğlum gıptayla misafire bakıyorlar. “Eyvah” dedim, “Kaybettik çocukları.” Gözünün içine bakıyorlar, dikkatlerini ayırmıyorlar. “Keşke benim babam da böyle olsa” der gibi bir hâl. “Misafir, bir sigara da bana ver.” dedim. Sigara yok bizde. Verdi, yaktık. “Kızım gel, -küçük- al bu sigarayı iç.” Gıpta ediyor, onu orada test etmem lazım. Verdim, üflüyor, bilmiyor. “Olmaz, sigaranın dumanını içine çekeceksin, em.” dedim. Emdi, öksürdü, gitti. O -çocuk yaştaki- tadı ve lezzeti çok çirkin, onun damak tadı ona uygun değil. Sonra, “Oğlum, sen gel.” dedim. Hiç itiraz etmedi, o da geldi. “Hadi oğlum iç.” O da üflüyor. “Hayır, emeceksin, içine çekeceksin.” dedim. Çekti, öksürdü, bağırdı, gitti. O gün bugündür içmiyorlar.
İkinci bir tablo: Yaşıyorsa Allah uzun ömür versin, vefat ettiyse rahmet eylesin, Profesör Doktor Orhan Bumin Hocamız, polikliniğe aldı bizi götürdü. Stajyeriz genel cerrahide; bir Kastamonulu hasta, hastanın iki bacağı yok.
MUSA SIVACIOĞLU (Kastamonu)Başka yerliymiş Hocam.
OSMAN DURMUŞ (Devamla)Kastamonulu.
İki bacağı yok. İki elinin parmaklarının büyük ekseriyeti siyahlaşmış, kangren başlamış. Bizlere sordu: “Bu hastalığın adı ne?” Genel cerrahi eğitimi alanlar biraz bilir. Damarları tıkayan, uçtan merkeze doğru tıkayan bir hastalığımız var, tromboanjitis obliterans diyoruz biz, Latincesi. Yani, damarı trombüslerle merkeze doğru tıkayan, diğer adıyla da burger.
Şimdi, adamcağıza sordu: “Sana sigara içme demedi mi doktorlar?” “Hayır.” dedi. Adamın önce ayakları kesilmiş, sonra bacakları kesilmiş, sıra kollarına gelmiş; takoz olacak, sigara için yalan söylüyor. Başka bir şey için söylemez. İnanın söylemez. Hanımını boşar, ama o evlendiği sigarayı asla boşayamaz.
Değerli arkadaşlarım, şu gördüğünüz bizim havamız, tertemiz, beyaz bir kâğıt. Şimdi, bunu bir katlayalım. Alışkanlıklar katlanmış kâğıt gibidir değerli arkadaşlarım, ne kadar ütüleseniz izi kalır.
Sigara tiryakileri sözüm size. Sigarayı bırakabilirsiniz. Bu kampanyalarda, bırakma kampanyalarında yüzde 24’ün kalıcı olarak bıraktığını biliyoruz. Ancak bir şey var, sizin müthiş propagandistleriniz var. Kimdir bunlar? Bunlar sigara içicileri, arkadaşlarınız, yakınlarınız. “Bırak kardeşim, sigara içen de ölüyor içmeyen de ölüyor. Al şu sigarayı yak.” Zorlarlar. Askere gidersiniz, alıştırmaya çalışırlar. Ben bir şey söylüyorum. Bu iz, sizinle mezara gidecek. Ama, sizin iradeniz bunu bırakmaya yeter. Arkadaşınızı sigara için reddedeceksiniz: “Hayır kardeşim, dostum değilsin.”
Bir şey daha söyleyeyim: Samimiyetle, bırakacak mısınız bırakmayacak mısınız? Bunun kararını siz vereceksiniz. Hekim size faydalı olamaz, akupunktur olmaz. Karar sizin. Bunu bırakacaksanız, bilin ki, tekrar başladığınızda bıraktığınız yerde sizi kabul etmeyecek, nikotine alıştığınız dozun biraz daha üstünde, 2 paketse 2,5 yapacak. “Efendim, ben incesini içiyorum, bunun nikotini azmış.”
BAYRAM ALİ BAYRAMOĞLU (Rize)İncesi daha zararlı.
OSMAN DURMUŞ (Devamla)Kardeşim, sen, onun o nikotin doyum oranı kadar paketini artırırsın. Bu inandırıcı değil. Çünkü, seni bağımlı yapan nikotin. Peki, sana elektronik nikotin sigarası versek, o bağımlı olduğun şeyi bir süre kullansan, ama, kanser yapan katrandan vazgeçsen. Ya, olur mu, falan… Ya, bunun ucu da kızarıyor, dumanı da çıkıyor. Senin alıştığın ne var? İki parmak, tutacaksın. Onu da öyle gösterişli tutar ki.
Bu sigarayı en güzel içen kişi kimdir? İnşallah, dinlemiyordur, Sayın Devlet Bahçeli’dir. Kardeşim, bir sigara içişi var, imrenirsiniz. Bu kadar güzel bir sigara içilebilir mi? Yanında da bir kahve söyler.
Sayın Bölükbaşı diyor ki -sürem de bitiyor- sigara bırakma kampanyası başlattık… “Sayın Bahçeli’nin yanına girdi. Otuz saniyede geri çıktı.” diyor. “Sordum, sigara bıraktırmak için gelmişler, çıkarttım dışarı dedi.” diyor. Şimdi, Bölükbaşı sigarayı bırakmamak için gerekçe arıyor. Keşke, o gün Bahçeli bıraksaydı, keşke bugün Bölükbaşı bıraksa.
Ben, şimdi -Başkanım, biliyorum, yoklama yapma hakkı senin- bir anket yapmak istiyorum, samimi bir anket.
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
40 konuşma daha · 27 Aralık 2007