İçeriğe atla

23. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 13. BİRLEŞİM · ÇARŞAMBA

Türk borçlar kanunu tasarısı hakkında (s.s.321)

Osman Durmuş

Kırıkkale Milletvekili · MHP

Genel Kurul, 13. Birleşim · 4. yasama yılı · 4 Kasım 2009 · 604 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma

Kaynak göster

Osman Durmuş (MHP), 4 Kasım 2009 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 13. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: TÜRK BORÇLAR KANUNU TASARISI HAKKINDA (S.S.321)); konuşma 604 kelime.

Osman Durmuş (MHP, Kırıkkale). “Türk borçlar kanunu tasarısı hakkında (s.s.321)”. TBMM Genel Kurulu, 13. Birleşim tutanağı, 4 Kasım 2009. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/osman-durmus-23-2009-11-04-turk-borclar-kanunu-tasarisi-hakkinda-s-s-321 (erişim: 29 Ekim 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

OSMAN DURMUŞ (Kırıkkale)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; yüce heyetinizi saygıyla selamlıyorum.

Türk Borçlar Kanunu Tasarısı’nın 34’üncü maddesinde madde başlığının “Hata halinde dürüstlük kuralları” olarak değiştirilmesini, madde metninde yer alan “yanılma” yerine hata kelimesinin, “yanılan” yerine “hata yapan” ibaresinin yazılmasını, ikinci fıkrasının “Özellikle diğer tarafın, hata edenin asıl iradesine uygun bir şekilde uygulanmasına razı olması halinde, sözleşmenin bu şekilde uygulanmasından kaçınmak mümkün değildir.” şeklinde değiştirilmesini arz ve teklif ediyoruz.

Değerli milletvekilleri, akşamdan beri devam eden önergelerimizin hiçbirini ne Komisyon ne Bakan kale almamakta. Belki zihinlerde yer eder diye bu kelimelerle ilgili, güncel bir olay içinde açıklamaya çalışayım.

Sayın Komisyon Başkanı, temel yasalardaki dili değiştirirsek, her yasada değiştirirsek ikisi arasında irtibatsızlık olur gibi düşünüyor. Özellikle sağlık alanındaki temel yasaların dilini bugün Türkçede kullanırsanız insanlar bazen bize gülüyorlar. Bunu her yeni kanun çıkardığında, yeni kullanılan dili kullanarak o kanunu da yeniden bakanlıkların ele alması lazım. “Tababet ve Şuabatı Sanatlarının Tarzı İcrasına Dair Kanun” dersem, bunu sağlıkçı anlayamıyor. Tıp bilimlerinin uygulamasıyla ilgili kanunu “Tababet ve Şuabatı Sanatlarının Tarzı İcrasına Dair Kanun” olarak, hâlen temel kanun olarak biz kullanıyoruz. Onunla ilgili hazırlıkları da yapmıştık. Buralarda düzeltme yapmamız lazım.

Gelelim “yanılan”, “hata yapan” kelimesine.

Değerli arkadaşlarım, Dünya Sağlık Örgütü, 2004 yılından bu yana İtalya’yı uyarıyor. Diyor ki: “Kümes hayvanlarına kuş gribi aşısı yapmayın, mutasyon olur, sonra insanlığı tehdit eden bir hastalığa dönüşür.” Türkiye Cumhuriyeti Sağlık Bakanlığının Novartis Firmasına sipariş verdiği veya oradan aldığı aşılara üretim İtalya’daki yumurta florasında yapıldı. Bu yumurtalar aşılanmış tavukların yumurtaları, yani bu yumurtaların içinde de, tavuklarda da bir antikor var. O aşı bizim vücudumuza girdiği takdirde o mutajen etki, olabilme ihtimali önümüzdeki dönem bir salgında bizde daha öldürücü ya da daha hafif geçebilir, o mutasyonun şartlarına bağlı. İşte burada hata var. Burada yanılma yok. Neden? Literatürü takip etmedik, Dünya Sağlık Örgütü uyarılarını dinlemedik. Biz sözleşmeyi şöyle yapsaydık, deseydik ki: “Numunenin alınacağı havuz hastalıktan korunmuş, arınmış olacak.” Nitekim biyolojik ürünlerde biz bunu söylüyoruz. Kan ürünlerini alırken o ürünün alındığı havuz güvenli olacak. Üretim şartları enfeksiyondan arınmış ve iyi üretim şartlarını haiz olacak. Dört faz hayvan deneyi, gönüllüler deneyi ve insan deneyinde dört faz deneyler yapıldıktan sonra üretilen ürün üreten ülkede kullanılacak. Ondan sonra, bize, üretilen her seriden numune verilecek. Hıfzıssıhhada, Refik Saydam Enstitüsünde bu örnekler incelendiğinde üretim şartlarının iyi olduğuna dair rapor verilirse içeriği, content’i ile ilgili içindeki cıvası, skualen miktarı ve alerjen etkiye sahip olup olmadığı bilinmeyen döllenmiş yumurtanın alerjenlerinin miktarı belirlendikten sonra biz Hıfzıssıhha olarak diyeceğiz ki: “Tamam, bunun içindeki cıva insan sağlığını çok tehdit etmez. Her ne kadar laboratuvarımızda skualen’i ölçemiyorsak da bu bir alerjendir. Ey vatandaş, ey sağlık elemanı; siz bunu kullanırken ani alerjik reaksiyon olur, birden şok olur, düşersiniz. Onun için, sağlık personeli, şok dozundaki kortizonu hazırlayın, antihistamini hazırlayın ve gerekiyorsa kalp içine adrenalin verecek imkânları hazırlayın, aşıyı öyle yapın.”

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKANBuyurun Sayın Durmuş, konuşmanızı tamamlayınız.

OSMAN DURMUŞ (Devamla)O hâlde Türkiye’de bir salgın var ise, olacak ise bunun korunma tedbirlerini tabii ki alacağız, bilgi dağıtımını yapacağız, korunmada kullanacağımız aşının yan etkilerini de en azından sağlıkçılara söyleyeceğiz. Şu anda Aşı Bilim Komitesi “Kullanılacak aşıyı yarım doz yapalım.” diyor. Neden? İçindeki skualen fazla olduğu için, cıva sonuçları yüksek çıktığı için.

İşte bu hata, yanılmayla ilgili değil. Hata nedir? Hata, ya inatla, sebatla yapılan bir yanlıştır; yanılmaysa bilgi noksanlığı, tecrübesizlik veya nasıl söyleyeyim, aldatılmaya müsait olmak gibi şeylerle olur. Hatada ısrar yanlıştır. Dolayısıyla buradaki “hata” ve “yanılma” kelimelerinin…

Komisyon bundan sonraki önergelerimizde umarım dikkate alır. Ben cahilsem, ben beceriksizsem, ben belli bilgi birikimine sahip değilsem birileri beni aldatabilir.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

OSMAN DURMUŞ (Devamla)Ama ben bile bile direniyorsam bu hatadır.

Hatadan dönmek fazilettir diyor, hepinizi saygıyla selamlıyorum. (MHP ve CHP sıralarından alkışlar)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

58 konuşma daha · 4 Kasım 2009

58 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook