Üniversite ve sağlık personelinin tam gün çalışmasına ve bazı kanunlarda değişiklik yapılmasına dair kanun tasarısı (s.s.: 418)
Kırıkkale Milletvekili · MHP
Genel Kurul, 48. Birleşim · 4. yasama yılı · 14 Ocak 2010 · 538 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma
Kaynak göster
Osman Durmuş (MHP), 14 Ocak 2010 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 48. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: ÜNİVERSİTE VE SAĞLIK PERSONELİNİN TAM GÜN ÇALIŞMASINA VE BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TASARISI (S.S.: 418)); konuşma 538 kelime.
Osman Durmuş (MHP, Kırıkkale). “Üniversite ve sağlık personelinin tam gün çalışmasına ve bazı kanunlarda değişiklik yapılmasına dair kanun tasarısı (s.s.: 418)”. TBMM Genel Kurulu, 48. Birleşim tutanağı, 14 Ocak 2010. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/osman-durmus-23-2010-01-14-universite-ve-saglik-personelinin-tam-gun-calismasina-ve-bazi-kanunlar-3 (erişim: 29 Ekim 2026).
Konuşmanın tam metni
OSMAN DURMUŞ (Kırıkkale)Sayın Başkan, saygıdeğer milletvekilleri; sağlık hizmeti bir ekip işidir. Ekibin bir bölümü, hemşireler, sağlık memurları, laborantlar ve teknisyenlerdir. Dolayısıyla, bu kanunda özellikle yoğun bakım, doğumhane, yeni doğan, süt çocuğu, yanık, diyaliz, ameliyathane ve organ ve doku nakli ünitelerinde çalışan personel...
Bizler, konuşmamızın süresi sınırlı olduğu için, ekibin diğer üyelerini şu ana kadar birçoğumuz ihmal ettik. Milliyetçi Hareket Partisinde konuşmalar paylaşıldığı için, hemşirelerle, sağlık memurlarıyla, laborantlarla, röntgen teknisyenleriyle ilgili görüşlerimizi sırasıyla ifade edeceğiz.
O bakımdan, özellikle, önergemde yer alan “yüzde 150’sini” ifadesinin “yüzde 200’ünü”, yine "yüzde 200 olarak uygulanır" ibaresinde yer alan "yüzde 200" ibaresinin "yüzde 250" olarak değiştirilmesini arz ve teklif ettim. Burada, sizlerin de, sağlık ekibinin ciddi üyeleri olan bu insanların göstergelerinin artırılmasıyla döner sermaye oluşursa kurumda, buradan pay almalarını temin etmenizi istiyorum. Bunu önemsiyorum, ciddiye alıyorum. Çok ciddi telefonlar alıyoruz “Konuşmalarınız doktor ağırlıklı oldu.” diye. Hayır, ekip gerçekten bir bütündür, ekibin elemanlarını ayırmamamız lazım.
Buradan Sayın Bakana ve Müsteşara şunu ifade etmek istiyorum: Malpraktis ya da mesleki sorumluluk sigortası kanununda, biz, gerçekten, hekimleri korusun diye sigorta getiriyoruz. Ama taşrada bazı yerlerde anesteziyi anestezi teknisyeni veriyor. Dolayısıyla, bir sorumluluğu var. Yoğun bakımdaki hemşire cezaya muhatap olabilir, anında, tüpü çıkar, müdahale etmezse. Bunlar da cezaya muhatap olacakları için, risk altındaki yardımcı sağlık personelinin de mesleki sorumluluk sigortası kapsamında değerlendirilmesini istirham ediyorum. Bunlara önem vereceklerini ve özen göstereceklerini düşünüyorum.
Sayın Bakan 2002’ye takıyor zaman zaman. Ben burada bazı rakamlar vereceğim. 2002 yılında sigortalı kapsamındaki nüfus 57 milyon -burada, elimde belgesi var, 57 milyon- 11 milyonu da yeşil kartlı, 68 milyon. Maliye Bakanlığı temsilcisi, Sosyal Güvenlik Bakanlığı temsilcisi ile birlikte Bakanlar dâhil toplandığımızda, 67 milyon nüfusu olan Türkiye’de o gün sigorta kapsamındaki insan sayısı 67 milyonun üstündeydi. Onun için, Maliye Bakanlığına itiraz ettim: “Bir ailede hem Sigortalı var hem Emekli Sandığı ya da Kurum sosyal güvencesi var ve dublikasyonlar var, bunları düzeltin, hem Sigortalı hem Emekli Sandığı ya da Kurum sigortalısı olmasın.” Nitekim, yapılan incelemelerde, birçok yanlış sigortalı insanların olduğu da gözlemlendi. Dolayısıyla, burada kamunun resmî verileriyle konuşmamız lazım.
“Dün şöyleydi, bugün böyle.” derseniz, ben o zaman şunu sorarım: Siz 16 milyon 400 bin yeşil kartlının 5 milyonunun yeşil kartını iptal ettiniz. 5 milyon nüfusu az mı görüyorsunuz? Siz 1 milyon BAĞ-KUR’lunun bugün primini ödeyemediği için hastaneden istifade edemediğini, dolayısıyla çocuklarıyla birlikte 5 milyon nüfusu topladığınızda 10 milyon kişinin sosyal güvenlik kapsamında istifade edemediğini biz biliyoruz. Ya o 5 milyon sahteydi ya da gerçekten yeşil kartlının bugün kartlarını geri aldınız. O zaman 10 milyon, 70 milyonun yüzde 14’üdür, yüzde 14’üdür.
ÜNAL KACIR (İstanbul)Çocuklar, herkes istifade ediyor.
OSMAN DURMUŞ (Devamla)Matematik bilmiyor olabilirsiniz, oturur bunu hesap ederiz, söyleriz. Burada rakamlar doğru söylenmeli.
ÜNAL KACIR (İstanbul)On sekiz yaşından küçükler, herkes istifade ediyor.
OSMAN DURMUŞ (Devamla)Değerli milletvekilleri, kayıtlara geçmesi için söylüyorum: Biraz evvel Doktor Saim Kılıç’la konuştum, 2003’te kendisine gelen tehdit telefonu kontörlü telefondan gelmiş çünkü savcılığa müracaat etmiş, işin üzerine gitmiş. “Böyle bir olay yok.” derseniz, savcılıktaki kayıtları neye göre yok sayacaksınız? Yapmayın, biraz burada eski bakanlık yapmış adamların da doğru konuşacağını kabul edin, yapmayın. Buraya çıkıp “Böyle bir şey yok, yalan.” derseniz, o zaman Kırıkkale Keskin Hastanesinde hamile başhekimi milletvekilinizin kardeşi tehdit etti “İhaleyi bana vereceksin.” dedi. Kadın düştü, savcılığa müracaat etti, düşük tehlikesi geçirdi.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
55 konuşma daha · 14 Ocak 2010