Köy hizmetleri genel müdürlüğü teşkilat ve görevleri hakkında kanunun değişikliği (s.s.726)
Ankara Milletvekili · CHP
Genel Kurul, 51. Birleşim · 3. yasama yılı · 13 Ocak 2005 · 1.271 kelime · yaklaşık 6 dakikalık okuma
Kaynak göster
Oya Araslı (CHP), 13 Ocak 2005 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 51. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: KÖY HİZMETLERİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ TEŞKİLAT VE GÖREVLERİ HAKKINDA KANUNUN DEĞİŞİKLİĞİ (S.S.726)); konuşma 1.271 kelime.
Oya Araslı (CHP, Ankara). “Köy hizmetleri genel müdürlüğü teşkilat ve görevleri hakkında kanunun değişikliği (s.s.726)”. TBMM Genel Kurulu, 51. Birleşim tutanağı, 13 Ocak 2005. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/oya-arasli-22-2005-01-13-koy-hizmetleri-genel-mudurlugu-teskilat-ve-gorevleri-hakkinda-kanunun-2 (erişim: 1 Kasım 2026).
Konuşmanın tam metni
CHP GRUBU ADINA OYA ARASLI (Ankara)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 726 sıra sayılı kanun tasarısı üzerinde, Cumhuriyet Halk Partisi Grubunun görüşlerini ve kişisel görüşlerimi açıklamak üzere söz almış bulunuyorum ve sizleri saygıyla selamlıyorum.
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 726 sıra sayılı kanun, Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğünü kaldırmaktadır ve bu Genel Müdürlüğün görev ve yetkilerinin bir kısmını Bayındırlık ve İskân Bakanlığına, bir kısmını ise yerel yönetim birimlerine, il özel idarelerine ve bir kısım belediyelere devretmektedir.
Değerli arkadaşlarım, herkesin bildiği gibi, Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğü, köye en yoğun hizmeti götüren idarî birimlerimizden birisidir. Bu Genel Müdürlüğün kaldırılması ve bu hizmetlerin birbiriyle koordineli olmayacak bir biçimde götürecek yerel yönetim birimlerine devredilmesi, öyle zannediyorum ki, ortaya çıkaracağı kamu yararı fevkalade tartışmalı olan bir durumdur; çünkü, Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğü, köye götürmekte olduğu hizmetleri merkezden planlamaktadır. Bu merkezden planlama ve merkezden koordine işlevi, kamu hizmetlerinin daha verimli bir şekilde köye götürülmesini sağladığı gibi, bu hizmetlerde ucuzluğu da gerçekleştirmektedir; çünkü, bu hizmetlerin yerel yönetim birimlerine devredilmesi halinde, her yerel yönetim birimi, ayrı köye hizmet götürmek için, araç ve gereç temin edecektir. Bu araç ve gereç ihtiyacı bugün olduğundan çok daha büyük boyutlara ulaşabileceği gibi, yeteri kadar maddî imkâna sahip olmayan yerel yönetim birimleri, bu araç ve gereçleri temin etmek bakımından birtakım zorluklara sahip olurken, yeteri kadar maddî imkânlara sahip olan yerel yönetim birimleri bu araç ve gereçleri daha kolaylıkla ortaya çıkarabilecek, bunlara daha kolaylıkla sahip olabilecek ve köye hizmeti daha verimli, daha yoğun, daha kaliteli bir biçimde götürebilecektir ve böylece, hizmetin köylere ulaşması açısından, yerel yönetim birimlerinin imkânları bakımından bir eşitsizlik, bir farklılaşma ortaya çıkacaktır. Bundan da, öyle zannediyorum ki, bir kamu yararı değil, aksine, bir kamu zararı doğacaktır; maliyetler artacaktır, verimlilik düşecektir. En azından, bu yasa tasarısına oylarımızı verirken, bu olasılıkları veya bu hususları gözardı etmememiz gerekmektedir. Böyle bir durumun kamu yararına, böyle bir tehlikenin kamu yararına sonuç vereceğini de, kuşkusuz, hiçbirimiz, tam olarak, içi rahat bir biçimde iddia edemeyiz.
Bu tasarı, merkezî idareye köy hizmetleri bağlamında verilmiş olan birtakım yetki ve görevleri yerel yönetimlere taşımaktadır. Biz, bu felsefeyi biliyoruz. Bu felsefe, bundan önce Kamu Yönetimi Kanun Tasarısında da karşımıza çıkmıştı.
Değerli arkadaşlarım, Köy Hizmetleri de, o felsefeyi, köy hizmetleri bağlamında gerçekleştiriyor; yani, bütününde yapılamayan, Cumhurbaşkanının veto etmesi, ikinci kere görüşülmesi için geriye göndermesi dolayısıyla yasalaşamayan Kamu Yönetimini Yeniden Yapılandırma Kanun Tasarısının yapamadıklarını, çeşitli bağlamlarda, çeşitli birimlerde gerçekleştirme anlayışının da bir görünümü, bütünüyle yapamadığımızı parçalayarak yapabilir miyiz arayışının bir yansıması.
Değerli arkadaşlarım, merkezî idarenin yetkilerini yerele ne ölçüye kadar taşıyacaksınız ve merkezî yönetimdeki yetkileri, merkezî yönetim birimlerindeki yetki ve görevleri, bu şekilde, peyderpey yerele taşımanın acaba ne anlama geleceğini çok dikkatlice düşünüyor muyuz? Bu, federal yapıya geçişin adımlarıdır. Belki, bize çok masum gözüküyor bunları yaptığımız zaman, içimizde kimilerinin hoşuna gidiyor, daha çabuk hizmete ulaşılabilir gibi bir varsayımdan hareket ediliyor; ama, bu yetkilerin tümü yerele taşındığı zaman merkeze yetki kalmayacak ve neticede federalizme gidilişin altyapısını hazırlamaya başlayacağız biz. Bunun da Anayasamızla bağdaşmayacağı ve çeşitli sakıncalı sonuçları olacağını hepimiz biliyoruz.
Değerli arkadaşlarım, bu nedenle, ben, bu tasarıyı kamu yararına bir tasarı olarak göremiyorum. Burada belki yararlanacak birileri var diye düşünüyorum, onlar da, özel yönetimlerin özelleştirmesi dolayısıyla bu hizmetleri görebilme imkânını bulabilecek olan özel sektördür diye aklıma geliyor.
Değerli arkadaşlarım, bu tasarı, bence ve Grubumuzca, kamu yararına olmadığı gibi, Anayasaya da aykırı. Anayasamızın 123 üncü maddesi "idare, yerinden ve merkezden yönetim esaslarına göre kurulur" demektedir. Merkezî idare, merkezden görülen işleri yönetecek ve koordine edecektir, yerel yönetim birimleri de, yerel, ortak hizmetleri yerine getirecektir. Bu nedenle, merkezî yönetimin yetkisi geneldir, asıldır; yerel yönetim birimleri, yerinden yönetim birimleri ise, kendilerine yasaların çizdiği, Anayasanın çizdiği istisnaî alanlar içerisinde görev yapacaklardır; ama, Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğünün ortadan kaldırılmasıyla ilgili bu yasa tasarısına baktığımız zaman, merkezden yönetilmesi gereken birtakım görevlerin, merkezden kullanılması gereken birtakım yetkilerin de bu tasarıyla yerel yönetimlere devredildiğini görüyoruz. Bu hizmetlerin en başında da, toprak mülkiyetiyle, toprağın korunması, verimliliğin sağlanmasıyla ilgili hususlar geliyor. Bunları, Anayasanın 44 üncü maddesi, devlete, merkezî idareye vermiş.
Yine, tarım ve hayvancılığın korunmasıyla ilgili görev ve yetkiler de, bu tasarı marifetiyle, yerel yönetim birimlerine geçecek ve böylece, Anayasanın 126 ncı, 127 nci, 123 üncü, 44 ve 45 inci maddelerine aykırı bir durum ortaya çıkacak.
Ayrıca, tasarıya baktığımız zaman, görev ve yetki dağılımı yapılırken bir belirliliğin de olmadığını görüyoruz. Hangi kalem yetkileri Bayındırlık ve İskân Bakanlığı kullanacaktır, hangi kalem yetkileri il özel idareleri kullanacaktır; bu hususta bir açıklık yok. Bu da, idarenin kanunîliği ilkesine ve dolayısıyla, Anayasamızın 8 inci maddesine aykırı bir durumdur.
Yine, tasarıya baktığımız zaman, tasarıda, birtakım yetkiler genel olarak il özel idarelerine bırakılırken, aynı nitelikteki bazı yetkilerin, adları tasrih edilmek suretiyle, iki belediyemize, İstanbul ve Kocaeli belediyelerine bırakıldığı görülmektedir. Bunun nedeni hiçbir yerde açık değildir ve böyle bir görev ve yetki ayırımının, devirlerde yapılan düzenlemenin Anayasanın eşitlik ilkesine aykırı bir durum yaratacağı da hiçbirimizin görmezlikten, bilmezlikten gelmemesi gereken bir durumdur.
Yine, tasarıya baktığımız zaman, devir usul ve esaslarını belirleme konusunda Maliye Bakanlığına ve Bakanlar Kuruluna birtakım yetkiler verildiği görülmektedir. Bunlar, yasa tasarısında, en azından, çerçeve, temel düzenlemesi yapılmamış olan düzenleme yetkileridir ve o nedenle, aslî düzenleme yetkisi niteliği taşımaktadır. Hepimizin malumu olduğu gibi, yürütmenin aslî düzenleme yetkisi yoktur. Yasama aslî düzenlemeyi yapar ve onun çizdiği sınırlar içerisinde, yürütme düzenleme yetkisi kullanır. Bu konuda Anayasa Mahkememizin sayısız kararı ve iptal kararı da mevcuttur. Bunlar da, öyle zannediyorum ki, Anayasa Mahkemesi önüne gittiği zaman, bu kararlarda iptal edilen hükümlerle çok büyük bir benzerlik göstermeleri bakımından böyle bir akıbetle karşı karşıya kalmak tehlikesiyle yüz yüzedirler.
Gene, tasarıya baktığımız zaman, burada, şube müdürü üstü birtakım kadrolarda görev yapan bürokratların görev süresinin kanunun yayımı tarihinde sona ereceğine ilişkin bir düzenleme karşımıza çıkmaktadır. Tasarının bir başka hükmüne baktığımız zaman da, devir işlemleri tamamlanıncaya kadar 3202 sayılı Yasada belirtilen görevlerin mevcut personel eliyle kullanılmasına devam edileceğine ilişkin bir hüküm karşımıza çıkmaktadır. Kanunun yayımı tarihinde sona erecek olan personel, acaba, nasıl, bu diğer düzenlemenin gereğini yerine getirerek görevlerine devam edecektir; doğrusu, bunu da izah edebilmek pek kolay kolay mümkün değildir.
Bütün bunlar göstermektedir ki, bu yasa tasarısı biraz aceleye getirilmiş olan bir yasa tasarısıdır.
Değerli arkadaşlarım, buraya, Adalet ve Kalkınma Partisi Grup Başkanvekili olan arkadaşlarımız çıkıyor, Türkiye Büyük Millet Meclisinin kısa zamanda çok sayıda yasa çıkardığını söylüyor ve Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulundaki üye milletvekillerini kutluyor. Türkiye Büyük Millet Meclisi Sayın Başkanı çıkıyor "az zamanda çok yasa çıkardık" diyor.
Değerli arkadaşlarım, az zamanda çok yasa çıkarmak, kutlanacak bir şeydir; ama, bir koşulla; o da şu: Eğer, hakikaten, bu yasalar, eksiksiz, noksansız, Anayasaya uygun ve Türkiye'nin sorunlarını tartışmaya mahal bırakmayacak biçimde çözebilecek yasalarsa. Ancak, burada, hepimiz biliyoruz ki, göreve başladığınız günden bu yana, bu dönemde çıkardığınız yasaların büyük bir kısmı -rekor denilecek, diğer dönemlerle karşılaştırdığımız zaman- Anayasaya aykırılık ve kamu yararına aykırılık gibi gerekçelerle, Cumhurbaşkanı tarafından, ikinci kere görüşülmek üzere iade edildi. Çıkardığınız yasaların 42-43 tanesi, Anamuhalefet Partisi, Cumhuriyet Halk Partisi tarafından Anayasa Mahkemesine, iptal edilmek üzere dava açılarak götürüldü. Bu açılmış olan iptal davalarından, Anayasa Mahkemesinin görüşmüş olduklarının çoğunluğu, iptal veya yürürlüğü durdurma kararıyla sonuçlandı. Değerli arkadaşlar, o zaman, bizim düşünmemiz lazım. Bu hız, acaba, birtakım sakıncalar mı doğuruyor, ki, sakıncalar meydanda.
Yine, geçenlerde, Belediye Kanunu Tasarısı görüşülürken, son oylaması yapılmadı. Bir maddenin, metne girmiş olduğu sanılırken, girememiş olduğu fark edildi ve bu giremeyen maddeyle birlikte, tasarının tümü hakkında yapılmış olan oylama, o madde, çıkmış metin içinde geçerli kılındı. Bunların hepsi, bilgisizlikten değil; bunların büyük bir kısmı da, aceleden el ayak birbirine dolaşırken yapılan hatalar. Onun için, ben, bu vesileyle ve önümüze getirilmiş bu Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğü Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanunda Değişiklik Yapılmasına İlişkin 726 sayılı kanun tasarısı önümüzdeyken, bu vesileyle, bir kere daha, bu hususları, sizlere hatırlatmak istiyorum. Dikkatle, özenle, özellikle tasarıların hazırlanması gerekiyor; ama, bu özenin gösterilmediğini görüyoruz. Dikkatle, özenle, tasarılar burada görüşülürken hareket edilmesi gerekiyor; ama, kimi milletvekillerimiz, nasıl olsa hükümetin tasarısıdır...
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
51 konuşma daha · 13 Ocak 2005