Coğrafi Bilgi Sistemleri ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi münasebetiyle
İstanbul Milletvekili · Halkların Demokratik Partisi
Genel Kurul, 54. Birleşim · 3. yasama yılı · 11 Şubat 2020 · 238 kelime · yaklaşık 1 dakikalık okuma
Kaynak göster
Oya Ersoy (Halkların Demokratik Partisi), 11 Şubat 2020 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 54. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: Coğrafi Bilgi Sistemleri ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi münasebetiyle); konuşma 238 kelime.
Oya Ersoy (Halkların Demokratik Partisi, İstanbul). “Coğrafi Bilgi Sistemleri ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi münasebetiyle”. TBMM Genel Kurulu, 54. Birleşim tutanağı, 11 Şubat 2020. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/oya-ersoy-27-2020-02-11-cografi-bilgi-sistemleri-ile-bazi-kanunlarda-degisiklik-yapilmasi-hakk (erişim: 29 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=85273
Konuşmanın tam metni
TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)OYA ERSOY (İstanbul)Sayın Başkan, Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum.
Öncelikle, bu kanun teklifi görüşülmeye başlandığı andan itibaren söylediğimiz bir şey var: Bu teklifin amacı belediyelerin yetkilerini ortadan kaldırmaktır. İşte, tam da 18’inci maddenin gerekçesinde zaten bu amaç açık açık belirtilmiş. Ne diyor gerekçede? “TOKİ” ile belediyeler arasında bir yetki çakışması var ve bu giderilmektedir.” diyor. Her nasılsa otuz iki yıldır fark edilmemiş bu çakışma, AKP iktidarı başta İstanbul olmak üzere yerel yönetimleri kaybedince fark edilmiş ve AKP’nin ikinci özelleştirme dairesi TOKİ lehine, belediyeler aleyhine yetki gasbediliyor yani belediyeye ait yetkiler TOKİ lehine gasbediliyor. Görülmektedir ki, demokrasi tarihimize bir utanç belgesi olarak geçen kayyum siyaseti yalnızca seçilmiş belediye başkanlarının gözaltına alınması, tutuklanması, halkın iradesinin yok sayılarak gasbedilmesiyle olmuyor. İşte, tam da bu önümüze gelen kanun teklifinde de olduğu gibi belediyelerin yetkilerinin saraya bağlı merkezî bürokrasiye verilmesiyle de yaşanıyor bu kayyum siyaseti. Evet, saray kendi iradesi dışında herhangi bir irade tanımıyor. Şimdi, bu teklifte görüldüğü üzere, hele ki ucunda sermayenin çıkarları varsa, kent rantına sermaye ve yandaşlar lehine el koymak ve kentleri yağmalamak varsa ne hukuk ne demokrasi ne vicdan, hiçbir değer ve ilke siyasal iktidarın umurunda olmuyor.
Değerli milletvekilleri, evet, bu ülkede oldukça sorunlu bir kentleşme tarihine sahibiz ve kentsel mekânların yeniden düzenlenmesi bu ülkede önemli bir ihtiyaçtır. Ama neye göre? Yıllardır, bilim insanları, şehir plancıları, mimarlar, mühendisler ve biz hep birlikte, halkın ihtiyacı olan güvenli konutlar, depreme dayanıklı sağlıklı ve yaşanılabilir şehirler inşa edilmesi gerektiğini söylüyoruz.
(Uğultular)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
79 konuşma daha · 11 Şubat 2020