CHP Grubu önerisi münasebetiyle
İstanbul Milletvekili · Halkların Demokratik Partisi
Genel Kurul, 17. Birleşim · 4. yasama yılı · 18 Kasım 2020 · 324 kelime · yaklaşık 2 dakikalık okuma
Kaynak göster
Oya Ersoy (Halkların Demokratik Partisi), 18 Kasım 2020 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 17. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: CHP Grubu önerisi münasebetiyle); konuşma 324 kelime.
Oya Ersoy (Halkların Demokratik Partisi, İstanbul). “CHP Grubu önerisi münasebetiyle”. TBMM Genel Kurulu, 17. Birleşim tutanağı, 18 Kasım 2020. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/oya-ersoy-27-2020-11-18-chp-grubu-onerisi-munasebetiyle (erişim: 28 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=92287
Konuşmanın tam metni
TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)HDP GRUBU ADINA OYA ERSOY (İstanbul)Sayın Başkan, Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum.
Dün AKP Genel Başkanı coronavirüse karşı tedbirler açıkladı. Şimdi, tedbir desek tedbir değil, önlem desek ona da çok benzemiyor. İnsanlar anlamak için bayağı bir uğraştı. En sonunda İçişleri Bakanlığı bir genelge çıkardı, bir tarife vermiş oldu. Şimdi, bu listeyle beraber aynı zamanda da bir reçete yayımladı. Şimdi, baktığım zaman, bu reçetede şu yok: Restoranlarda çalışanlara, kafelerde çalışanlara, halka kapanmaya karşı nasıl bir önlem alınacak, bu yok. Doğrudan gelir desteği diye bir şey yok. Yani bu reçetede halk yok. “Kapanın.” Kapanın da bu insanlar ne yiyecekler, ne içecekler? Çok açık, bu insanlar taş kaynatıp suyunu mu içecekler?
Şimdi, acı reçete, son dönemlerde, iki-üç gündür yine AKP Genel Başkanının dilinden düşmüyor. Biz bu acı reçeteyi çok iyi biliyoruz. Bu halk bu acı reçetelerin ne olduğunu çok iyi biliyor. Bu IMF programıdır. IMF’nin acı reçeteleri vardır. Ve şu an halkımız, biz, bu memleket AKP’nin on sekiz yıl boyunca yürüttüğü neoliberal politikaların çöküntüsü altında, bunu yaşıyor, sadece basit bir ekonomik kriz değil. Ve o büyüme döneminde, on sekiz yılın başlarında, başta beşli çete olmak üzere, o kendi yandaş sermayesine aktardığı bol bol kaynaklar var ya, bankaları seferber ettiği krediler… Şimdi uluslararası sermaye diyor ki: “Bu borçları ödeyin. Bırakın halkınızı, yerliyi, üretimi, vesaireyi…” İşte, bu acı reçete dediğiniz şey emperyalizme göbekten bağlılığın adıdır.
Bakın, bu ülkede geniş tanımlı işsizlik 10 milyonu aşmış durumda. 4 kişilik ailenin açlık sınırı 2.482 lira, yoksulluk sınırı 8.086 lira. Asgari ücret ne kadar? 2.324 lira 70 kuruş. Peki, Cumhurbaşkanı emrindeki örtülü ödenek harcaması ne kadar? Sadece Temmuz ayında 117 bin 883 kişinin asgari ücreti kadar para harcamış Genel Başkanınız. Sarayın bir günlük harcaması 10 milyon lira, halkı ise geçinmesi için 39 liraya mahkûm ediyorsunuz. Denetlenmeyen Varlık Fonu finansmanları ve kamu-özel işbirliği adı altında köprülerden, otoyollardan, havalimanlarından bu beşli çeteye döviz garantili sözleşmeleriniz gereği ödediğiniz miktarlar milyarlar, milyarlar! Ve o milyarlar sayesinde bu dünyada yandaşlarınıza cennet yaşatıyorsunuz…
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
97 konuşma daha · 18 Kasım 2020