İçeriğe atla

24. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 84. BİRLEŞİM · PERŞEMBE

Gümrük kanunu ile bazı kanun ve kanun hükmünde kararnamelerde değişiklik yapılmasına dair kanun (s.s.:437)

Özcan Yeniçeri

Ankara Milletvekili · MHP

Genel Kurul, 84. Birleşim · 3. yasama yılı · 28 Mart 2013 · 564 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma

Kaynak göster

Özcan Yeniçeri (MHP), 28 Mart 2013 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 84. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: GÜMRÜK KANUNU İLE BAZI KANUN VE KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMELERDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN (S.S.:437)); konuşma 564 kelime.

Özcan Yeniçeri (MHP, Ankara). “Gümrük kanunu ile bazı kanun ve kanun hükmünde kararnamelerde değişiklik yapılmasına dair kanun (s.s.:437)”. TBMM Genel Kurulu, 84. Birleşim tutanağı, 28 Mart 2013. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/ozcan-yeniceri-24-2013-03-28-gumruk-kanunu-ile-bazi-kanun-ve-kanun-hukmunde-kararnamelerde-degisikl-2 (erişim: 28 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=12019

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)

ÖZCAN YENİÇERİ (Ankara)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; görüşülmekte olan yasa tasarısının 56’ncı maddesinde verdiğimiz önerge üzerinde tekrar söz almış bulunuyorum. Bu vesileyle yüce Meclisi bir kez daha saygıyla selamlıyorum.

Değerli milletvekilleri, kaçakçılık başlı başına sosyolojik ve kriminal bir vakadır. Kaçakçılığın önlenmesi yasa meselesi olmaktan daha çok vicdan meselesidir. Kaçakçılık konusu sadece polis ve askerin yani kolluk kuvvetlerinin ve gümrük personelinin mücadele edeceği kadar basit bir konu değildir ve bu bakımdan da ülkenin bütün kurumlarının ciddi bir koordinasyon içerisinde bu sorunun üzerine gitmesi gerekmektedir. Kaçakçılık sorunu da sadece sigara, akaryakıt, altın, uyuşturucu gibi maddelerle sınırlı değildir, son yıllarda göçmen kaçakçılığı ve insan ticareti gibi ciddi birtakım problemler de karşımızda durmaktadır. Kaçakçılığın klasik anlamının dışında bu yönü itibarıyla değerlendirilmesi gerektiğinin altını çizmek istiyorum.

Şimdi, bakın, bu yasayla yani şu anda görüştüğümüz yasa tasarısının 56’ncı maddesinde yapılan değişiklikle “Gümrük ve Ticaret Bakanlığı döner sermaye işletmesi kapsamında yapılacak her türlü mal, araç, gereç ve hizmet alımlarında 4/1/2002 tarihli ve 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu hükümleri uygulanmaz.” diyor. Bu maddenin ihalenin etkinliği ve çabukluğu dikkate alınarak buraya konulduğu söyleniyor. İktidar çevreleri sürekli bu tezi savunuyorlar. Daha önce de 4+4+4 eğitim sistemi sırasında on yıllık süre içerisinde 20 milyar ile 80 milyar arasında bir alımı söz konusu olacak dizüstü tablet bilgisayarlar ve sistemler için Kamu İhale Yasası’nın dışında tutulması için oraya da bir madde konulmuştu. Daha birçok yasa çıkartılırken o yasaya göre yapılacak ihalelerin hemen derhâl Kamu İhale Kanunu hükümlerinin uygulanmayacağı maddesi altına ekleniyor. AKP, otomatiğe bağlamış gibi her gelen yasaya bir madde ekleyerek çıkarılacak bu yasayla ilgili olarak yapılacak ihalelerde Kamu İhale Kanunu hükümlerinin uygulanmamasını öngörüyor. Sanki Kamu ihale Kanunu uygulanmamak için çıkarılmış bir kanundur.

Bunun nedeni Hükûmetin denetimden hoşlanmamasıdır, kuvvetlerin ayrılığını da bu yüzden zaten tartışıyor. İktidar, denetimden hoşlanmamasının doğal sonucu olarak muhalefetten de hoşlanmıyor. AKP’nin on bir yıllık iktidarı bu yönü itibarıyla tam anlamıyla keyfîliğin ve savurganlığın iktidarı olmuştur. İktidar yetkililerinin “garip gureba, fakir fukara” edebiyatıyla topladığı vergileri har vurup harman savurma modeli içinde harcadıkları görülmektedir.

Kaçakçılığı yalnız kriminal şahıslar ve örgütler yapmamaktadır, iktidarın da kaçakçılık yapmaması gerekir. İktidarın bu anlamda ihaleleri yasaların denetiminden kaçırması, o da bir başka kaçakçılık türüdür. Kaçakçılığın her türü kötüdür ve hepsine her biçimde karşı çıkmak gerekir. Bakanlıkların, kamu adına kendilerine emanet edilen parayı harcarken her şeyden daha fazla özen göstermeleri şarttır. Hazır konu bu noktaya geldiğinde şu hususu söylemeden geçmeyeceğim.

Değerli milletvekilleri, herhangi bir şahıs kendi cebinden ödeyecek olsa aylık kirası 48 bin lira olan bir konutu tutar mı ya da orada oturur mu? Bize göre oturmaz ama kira devletin bütçesinden ödeniyorsa o zaman paşa paşa oturuyor. Dışişleri Bakanının oturduğu konuttan söz ediyorum. Millete ödetilen aylık kira bedeli bu konut için aylık 48 bin liradır. Dışişleri Bakanı Sayın Davutoğlu’nun dört yıl için ödediği kira bedeli, devlet tarafından, bizim bütçemizden, fakir fukaradan, garip gurebadan ödediği kira bedeli 1 milyon 820 bin 794 Türk lirasıdır. Sayın Bülent Arınç’a bağlı Basın Enformasyon Genel Müdürlüğünün hizmet ek binası için de dört yıl içinde 10 milyon 857 bin 134 lira 18 kuruş kira ödenmiş. Bu parayla o bina gibi iki binayı hem yapmak hem de satın almak mümkündür. Diğerlerini saymıyorum, yani bir düzine var da saymıyorum. Geçen sefer getirdim, ikaz ettim, yetkililerine de söyledim, başkan vekillerine de verdim bu meseleyi çözün diye. Çözmediğiniz sürece devamlı bunu buraya getireceğiz. Bu durum, milletin vergilerinin hovardaca kullanılması anlamına gelmektedir, bir tür kaçakçılıktır.

Bu yasanın, her şeye rağmen memlekete, millete hayırlı olmasını diliyor, hepinize saygılar sunuyorum. (MHP sıralarından alkışlar)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

67 konuşma daha · 28 Mart 2013

67 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook