Ödeme ve menkul kıymet mutabakat sistemleri, ödeme hizmetleri ve elektronik para kuruluşları hakkında kanun tasarısı (s. sayısı: 473)
Manisa Milletvekili · CHP
Genel Kurul, 122. Birleşim · 3. yasama yılı · 19 Haziran 2013 · 578 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma
Kaynak göster
Özgür Özel (CHP), 19 Haziran 2013 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 122. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: ÖDEME VE MENKUL KIYMET MUTABAKAT SİSTEMLERİ, ÖDEME HİZMETLERİ VE ELEKTRONİK PARA KURULUŞLARI HAKKINDA KANUN TASARISI (S. SAYISI: 473)); konuşma 578 kelime.
Özgür Özel (CHP, Manisa). “Ödeme ve menkul kıymet mutabakat sistemleri, ödeme hizmetleri ve elektronik para kuruluşları hakkında kanun tasarısı (s. sayısı: 473)”. TBMM Genel Kurulu, 122. Birleşim tutanağı, 19 Haziran 2013. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/ozgur-ozel-24-2013-06-19-odeme-ve-menkul-kiymet-mutabakat-sistemleri-odeme-hizmetleri-ve-elekt-3 (erişim: 29 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=24381
Konuşmanın tam metni
TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)ÖZGÜR ÖZEL (Manisa)Teşekkür ederim Sayın Başkan.
Değerli milletvekilleri, hepinizi saygıyla selamlıyorum. Önergemiz üzerinde söz almış bulunuyorum.
Biraz önce Sayın Bakandan bahsettim, Avrupa Birliğiyle ilişkileri getirdiği noktadan bahsettim. Kendisi sonuçları öyle olmasa da eğlenceli, şenlikli birisi, espri seviyor ama Sayın Başbakandan bu noktada çok ciddi bir ayrılığı var. Çünkü Sayın Başbakan espriyi, şakayı, eleştiriyi kesinlikle tahammül sınırları içinde değerlendirmiyor.
O yüzdendir ki iktidarda olduğu süre boyunca, dikkat edin, en acımasız darbeyi yapan Kenan Evren’in taklitleri yapıldı bu ülkede, “Netekim, Netekim.” diye şakaları yapıldı. Demirel’in taklitleri var, şakaları var. Bülent Ecevit’in şakaları, taklitleri var. Sayın Erbakan’ın var, Sayın Erbakan’ın sınırsız sayıda taklidini yapan komedyen çıktı. Rahmetli Erdal İnönü’nün, Özal’ın var. Son zamanlarda, o mağduriyetinden kendisine bir şeyler devşirme telaşında olunan Adnan Menderes’in bile ölümünden yıllar sonra televizyonda kuklaları oldu, parodileri oldu, o naif ifadeleri esprilere konu oldu. Bir tek kişinin şakası yok, o da Recep Tayyip Erdoğan. Diyeceksiniz: “Modası mı geçti?” Modası falan geçmedi. Plastik sanatının ilerlediği nokta Obama’nın birebir taklidini yaptı, bütün Amerika her perşembe akşamı izliyor ama kimse Recep Tayyip Erdoğan’ın taklidini yapmaya, parodisini yapmaya cesaret edemiyor. İşte, bu şimdiye kadar yöneltilen ve Sayın Başbakanın artık kendi ağzından itiraz ettiği, “Ben diktatör değilim.” dediği o ifadelerin birebir karşıt tezini doğrulayan bir ifadedir. Bunu açıkça ortaya koymak lazım.
Kürsüye çıkmadan hemen önce şunu okudum: “Çarşı grubuna ilişkin tutuklamalar var.”
RECEP ÖZEL (Isparta)Tutuklama yok, adli kontrol var.
ÖZGÜR ÖZEL (Devamla)Ya, şu eylemlerin gülen yüzü… Gözaltılar tutuklamaya döndü. Öyle bir noktadayız ki Çarşı grubunun yaptığı espriler tansiyonu düşürdü. Sizin Başbakan yardımcılarınız Çarşı grubuna methiyeler düzdüler. Bu ülkede artık Fenerbahçeliler, Galatasaraylılar “Takımım Fenerbahçe, yükselenim Çarşı.” demeye başladı ama Başbakanın tahammülsüzlüğü ve bu işaret ettiği nokta, Çarşı grubuna tutuklamaları ortaya çıkardı. Biz, bu Gezi eylemlerinin ruhuna tamamen aykırı olan bu yaklaşımı bu kürsüden açıkça kınıyoruz.
Bunun yanında Sayın Başbakanın mizaha karşı bu kadar tahammülsüz olmasının, mizahın en büyük muhalefet olmasından kaynaklandığını, en büyük bir eleştiri olduğunu, mizahın ters düz ettiği şeyin, egemenin meşrutiyetini dayandırdığı doğrular olduğunu açıkça ortaya koymak lazım. Yani Başbakanın bir taklidi başlarsa, onun kendi meşrutiyetini tarif ettiği bütün her şey yerle yeksan olacak. Bu yüzden birçok ünlü siyasetçinin taklidini yapmış olanlara –isimlerini vermeyeyim- teker teker soruyorlar, “Ben yapsam da yayınlayacak kanal var mı?” cevabıyla karşı karşıya kalıyorlar. Bunu açıkça ifade etmek lazım ve eleştiriye tahammülsüzlük, türkülerden korkma, halaylardan korkma, fıkralardan korkma, parklarda müzakerelere tahammül edememe, kitap okunmasından, “Duran Adam”dan korkma, “Duran Adam”dan.
Bakın, “Duran Adam”ı aldı karşısına, dedi ki: “Duran Adam’ bir CIA projesidir.” Bu bir zamanlar çok söylenen, “Bunlar CIA projesi.” dedikleri gibi. Bakın arkadaşlar size “Duran Adam”, “Duran Adam” türban sorun olduğu zaman üniversitelerde başına türban takmış ve türbanla durma eylemi yapmış. (AK PARTİ sıralarından gürültüler)
RECEP ÖZEL (Isparta)Onu “Alay etmek için taktım.” demiş.
ÖZGÜR ÖZEL (Devamla)Şimdi, bütün ezberiniz böyle bozulur ve size de şu kadarını söyleyeyim: Diktatörler, her şeyden korkar ama en çok neden korkar onu bir analiz edersek sevgili arkadaşlar, lafın nereye geldiğini anladınız, işte sıkıntınız burada. Taksim’e bina yapma telaşı nereden kaynaklanıyor? Bütün diktatörler meydanlardan nefret eder, bu yüzden Taksim Meydanı’nı çıkıp da bir bina yaparak ortadan kaldırmaya çalışmanızdır.
Millî iradeye saygı mitingleri, rahatsız oluyorsunuz, Millî İradeye saygı mitingi, demokrasilerde muhalifler miting yapar; iktidar seçim atmosferi gelince miting yapar ama öyle bir durumdasınız ki -Türkiye'de iktidar el değiştirdi, iktidar halkta, halka geçti, iktidar gençlerde- Türkiye'nin gündemini, yirmi gündür özgürlük talebiyle meydanda olanlar, demokrasi isteyenler belirliyor. “Ben gündem belirlerim.” diyen Başbakan da gündemin peşinden koşturuyor. İşte bütün siniriniz, sıkıntınız bundan arkadaşlar.
Saygılar sunuyorum. (CHP sıralarından alkışlar)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
72 konuşma daha · 19 Haziran 2013