İçeriğe atla

26. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 71. BİRLEŞİM · ÇARŞAMBA

Vergi Kanunları ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Tasarısı münasebetiyle

Özgür Özel

Manisa Milletvekili · CHP

Genel Kurul, 71. Birleşim · 3. yasama yılı · 14 Mart 2018 · 570 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma

Kaynak göster

Özgür Özel (CHP), 14 Mart 2018 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 71. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: Vergi Kanunları ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Tasarısı münasebetiyle); konuşma 570 kelime.

Özgür Özel (CHP, Manisa). “Vergi Kanunları ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Tasarısı münasebetiyle”. TBMM Genel Kurulu, 71. Birleşim tutanağı, 14 Mart 2018. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/ozgur-ozel-26-2018-03-14-vergi-kanunlari-ile-bazi-kanun-ve-kanun-hukmunde-kararnamelerde-degisi (erişim: 28 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=67727

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa)Sayın Başkan, görüşmekte olduğumuz 533 sıra sayılı Kanun Tasarısı’nın 34’üncü maddesindeki önergemiz üzerine söz almış bulunuyorum.

34’üncü madde redevansla ilgili. Kamu kurum ve kuruluşlarının iştiraklerinin işlettirdikleri yer altı maden işletmelerinde çalışan redevansçılara destekler verilmesini, ek destekler verilmesini söylüyor. Özetle söyleyelim -bir tesadüf tabii- 34’üncü madde diyor ki: “Devlet -maden şirketlerini- madenleri redevans usulü işleten şirketlerden alması muhtemel alacağı olan 34 milyon TL'yi almasın, bu para onların cebinde kalsın.” Niye kalsın? Şunun için kalsın diyor gerekçelerinde: “Örneğin Soma maden faciasından sonra madenlerde en düşük ücret 2 asgari ücret oldu, çalışma süreleri kısaltıldı, haftalık izin süreleri uzatıldı. Bu yüzden madenlerin maliyetleri arttı, ben onlara bir teşvik yapmak, destek vermek istiyorum." Bu konuda geçmişte de düzenlemeler olmuştu, benzer bir madde de buraya konmuş. Bir kez, şey sorunlu: 2 asgari ücretin uygulandığı maden sayısı var, uygulanmadığı, arkasından dolanıldığı, verilen paranın geri alındığı, verilen paraya gayriresmî taşeronlar tarafından el konulduğu uygulamalar var. İki günlük izni “Sen hastaneye gittin. Bunu da haftalık iznine sayarım.” diyerek haklı, meşru izinlerin kullandırılmadığı, daha doğrusu onların haftalık izinden sayıldığı birtakım uygulamalar var. Buradaki bakış açısı, maden redevanslarına bakıyor ama işçinin uğradığı mağduriyetleri görmüyor.

Şimdi, sayın milletvekilleri, burada Sayın Doğan Kubat da var. Maden faciası yaşandıktan sonra bir söz verilmişti devletin en yetkili ağızlarınca, günün Başbakanı tarafından, bakanları tarafından. Madenler güvenli olmadan kimse madende çalışmaya zorlanmayacak. Ayrıca, madencilere çıkış verilmeyecek, madenciler işlerinden edilmeyecekti. Bu söz, daha birkaç ay içinde tutulmadı ve 2.831 Soma AŞ’nin çalışanı işsiz bırakıldı. Tabii buna karşı tazminatlarını da ödemediler. Burada çok gayret gösterdik, çok uğraştık, bir çare olmadı.

Hiç unutmuyorum o günü, dün gibi hatırlıyorum, Sayın Doğan Kubat da çok katkı sağladı, 4 Nisan 2015 günü bir düzenleme yaptık bir torba yasada ve dedik ki: Bu şirketlerin Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu tarafından el konulmuş mal varlıkları var, redevans şirketlerinin, Soma AŞ’nin. TMSF bunu öncelikle satacak, satıştan ciddi bir gelir elde edilecek. Bu gelirle öncelikle işçisine olan kıdem tazminatını, ihbar tazminatını, yaralanmalardan kaynaklanan alacaklarını ödeyecek, ondan sonra diğer alacaklar ödenecek. Bu, son derece olumlu bir düzenlemeydi, hatta Doğan Bey’le şöyle konuştuk: “Bu madde işi çözdü.” dedik. Tabii, biz burada şunu öngörememiştik: Sarı sendika işçi adına imza atma yetkisini kullanarak, “Biz işçiler adına geldik.” diyor ve TMSF’ye başvuruyor, diyor ki: “Biz şirketle anlaştık, tazminatları bu malları satıp ödeme, şirket bize şu takvimde ödeyecek.” Biz defalarca Bilgi Edinme Yasası’ndan yararlanarak TMSF’ye başvurduk ve elimizde 2 tane var ama 3 olduğunu da biliyoruz, protokol yapmışlar. Kim yapmış? Yandaş sendika ile şirket protokol yapmış, TMSF’ye gidiyorlar, “Biz aramızda anlaştık, sen bu malları satma.” diyorlar. İlk protokol, 11 Haziran 2015; 23 taksitte anlaşmışlar, o 23 taksitten 1 tanesi ödenmiş. Sonra ikinci protokol, 18 Nisan 2016; 13 taksit, ondan da 1 tane ödenmiş. Uzun lafın kısası, o tarihten bu tarihe kadar, Meclisin yaptığı yasaya rağmen, TMSF’ye şirket ve sendika gidip “Biz aramızda anlaştık.” demiş ve şimdiye kadar 3 taksit ödenmiş. Biri, 7 Haziran seçimlerinde, Sayın Recep Tayyip Erdoğan Manisa’ya gitmeden bir gün önce çünkü Manisa milletvekilleri “Büyük tepki var efendim.” deyince talimat veriyor diyorlar; bir tanesi referandumdan önce, bir tanesi de bir bayramdan önce. 24 taksitin 3’ü ödeniyor ve şu anda facianın üzerinden beş yıl geçmiş olmasına rağmen, düzenlemenin üzerinden dört yıl geçmiş olmasına rağmen işçilerin parası ödenmiyor.

Sadece bu değil. Uyar Madencilik diye bir şirket var, o faciadan önce kaçıp gitmişti, 795 işçisinin alacakları kalmıştı, işçilerin alacakları madende kalmıştı. Biz bu Uyar Madenciliği nereden tanıyoruz?

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

ÖZGÜR ÖZEL (Devamla)Süre ilave edebilirseniz Sayın Başkan…

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

54 konuşma daha · 14 Mart 2018

54 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook