İçeriğe atla

27. DÖNEM · 600 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 53. BİRLEŞİM · PERŞEMBE

Maden Kanunu ile Bazı Kanunlarda ve Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle

Özgür Özel

Manisa Milletvekili · CHP

Genel Kurul, 53. Birleşim · 2. yasama yılı · 14 Şubat 2019 · 546 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma

Kaynak göster

Özgür Özel (CHP), 14 Şubat 2019 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 53. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: Maden Kanunu ile Bazı Kanunlarda ve Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle); konuşma 546 kelime.

Özgür Özel (CHP, Manisa). “Maden Kanunu ile Bazı Kanunlarda ve Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle”. TBMM Genel Kurulu, 53. Birleşim tutanağı, 14 Şubat 2019. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/ozgur-ozel-27-2019-02-14-maden-kanunu-ile-bazi-kanunlarda-ve-kanun-hukmunde-kararnamede-degisik-2 (erişim: 28 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=76884

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Dün, Soma maden faciasından sonra raporun nasıl kamu kurumları tarafından dikkate alınmadığını ve madenlerin hâlen nasıl güvensiz olduğunu anlatmaya çalışmıştım. Oradan devamla, o 301 madencimizi kaybettiğimizde analara, babalara, evlatlara borcumuz vardı; devlet olarak bazı sözler verildi. Üç kategoriye ayırırsak: Ölenlerin yakınlarına verilen sözler; bunlar önemli ölçüde tutuldu. Hayatta kalan madencilere verilen sözlerin pek azı tutuldu. İşçi sağlığı ve iş güvenliğiyle ilgili verilen sözlerin neredeyse hiçbir tanesi tutulmadı. Bunu burada açıklıkla söylemek gerekiyor.

Elimde bir tutanak var. Bu tutanak, faciadan sonra böyle cenazeden sonra sessiz bir yürüyüşle gidip Soma Kaymakamlığının önüne oturup çöküp kendiliğinden ve çok doğal bir oturma eylemine dönüşen eyleme Adalet ve Kalkınma Partili milletvekillerinin de bizimle birlikte yaptığı bir ziyarette “Ya kendinizi daha çok üzmeyin. Gelsin 10 arkadaşınız, derdinizi Ankara'da anlatsın.” dediğimiz ve 9 arkadaşımızın -ki bu basında da çok yer aldı- imzalarıyla Ankara’da kendilerine verilen sözlere dair tutanak. Bu 9 arkadaşımız hâlen hayattalar, Allah uzun ömür versin; 2’si çalışıyor, 7’si işsiz ama bu arkadaşlara verilen 15 tane sözden 1’inci, 2’nci, 3’üncüsünü okuyacağım.

1) “Devlet tarafından denetlemeler yapılana, teftiş raporları tamamlanana kadar kimse madenlere inmeye zorlanmayacak, gerekirse önce biz gelip gireceğiz, ondan sonra siz ineceksiniz.” dediler. Bu sözü tutamadık, apar topar o şirket çalışmak istedi ve o şirket o hâlde hâlen daha çalışıyor.

2) “Kimseye bu süre içinde çıkış verilmeyecek.” dediler. Maalesef şirket bir SMS’le 2.831 madenciyi işten attı. Bugün Google’a yazan herkes o haberleri okur.

3) “Maaşlar tam şekilde, eksiksiz ödenecek. Şartlar düzelene kadar gerekirse yedi, sekiz ay devlet maaşlarını ödeyecek.” dendi. “Şartlar düzelene kadar” kısmı yüzünden bu madde de uygulanmadı. Aslında beş, altı ay maaş ödendi ama şartlar düzelmedi.

Bu 2.831 işçi işsiz kaldı ve hiçbir madene alınmadı ve bunların tazminatları da ödenmedi. Ödenmedikten sonra biz bu konuyu bu Meclisin gündemine getirdik. Yine Doğan Kubat’ın aramızdaki diyalog kanallarına katkı sağlamasıyla beş imzalı bir önergeyle bir kanun çıkardık, daha doğrusu bir torba kanuna ek yaptık. Kanunun metni şöyle, mayıs ayında… O herhâlde masada kaldı ama oradan “kanun metni, mayıs” bulabiliyorsanız ulaştırın, ben de bu arada Meclise bir hikâye anlatayım. Bir milletvekili kürsüye çıkar, bakar gözlükleri yok; döner Meclise der ki: “Şuraya çıkana kadar ne konuşacağımı bir Allah biliyordu bir de ben biliyordum. Gözlükleri unutmuşum, şimdi ne konuşacağımı bir tek Allah biliyor.” Orada mayıs tarihli kanun metni varsa onu alayım arkadaşlar, yoksa da içeriğinden bahsederim, sonra gruplara ayrıca yollarım.

Şimdi, kanun metni şöyleydi… Biz Doğan Kubat’la birlikte oturduk, dedik ki: “Bu sorunu nasıl çözeceğiz?” Çünkü şirket tazminatları ödemiyor ama şirketin elinde mal var, mülk var. Bu arada da Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu şirketin bütün mallarına el koydu. Biz de Nisan 2015’te kanun çıkardık ve dedik ki: “Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu tarafından el koyma veya takip yoluyla satışından elde edilen gelirler öncelikle bu sözleşmeler kapsamında söz konusu şirketlerde çalışmış olan işçilerden olanların kıdem ve ihbar tazminatlarıyla, izin ve fazla çalışma ve diğer ücret alacakları ödenmesinde kullanılır, sonra geri kalan borçlar ödenir.” Olmaz bir şey istersiniz de hani derler ya veya bir şey olsun diye ısrar edersiniz, gönlü olmayan döner der ya “Ya, kardeşim, hakkında kanun mu var?” Vallahi de billahi de bu çocukların alacakları -konusunda- hakkında kanun var. Biz burada kanun çıkardık ama bu paralar ödenmedi biliyor musunuz. Neden ödenmediğini bir türlü öğrenemedik.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

ÖZGÜR ÖZEL (Devamla)Sayın Başkanım…

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

80 konuşma daha · 14 Şubat 2019

80 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook