İçeriğe atla

28. DÖNEM · 592 VEKİL · SON GÜNCELLEME

Ara
GENEL KURUL · 18. BİRLEŞİM · ÇARŞAMBA

İstanbul Milletvekili İsa Mesih Şahin, İstanbul Milletvekili Mehmet Satuk Buğra Kavuncu ile Ankara Milletvekili Murat Emir’in yaptıkları açıklamalarındaki bazı ifadelerine ve İzmir Selçuk’ta yaşanan hadiseye ilişkin açıklaması

Özlem Zengin

İstanbul Milletvekili · AK Parti

Genel Kurul, 18. Birleşim · 3. yasama yılı · 13 Kasım 2024 · 1.089 kelime · yaklaşık 5 dakikalık okuma · Günün kaydı →

Kaynak göster

Özlem Zengin (AK Parti), 13 Kasım 2024 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 18. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: İstanbul Milletvekili İsa Mesih Şahin, İstanbul Milletvekili Mehmet Satuk Buğra Kavuncu ile Ankara Milletvekili Murat Emir’in yaptıkları açıklamalarındaki bazı ifadelerine ve İzmir Selçuk’ta yaşanan hadiseye ilişkin açıklaması); konuşma 1.089 kelime.

Özlem Zengin (AK Parti, İstanbul). “İstanbul Milletvekili İsa Mesih Şahin, İstanbul Milletvekili Mehmet Satuk Buğra Kavuncu ile Ankara Milletvekili Murat Emir’in yaptıkları açıklamalarındaki bazı ifadelerine ve İzmir Selçuk’ta yaşanan hadiseye ilişkin açıklaması”. TBMM Genel Kurulu, 18. Birleşim tutanağı, 13 Kasım 2024. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/ozlem-zengin-2024-11-13-istanbul-milletvekili-isa-mesih-sahin-istanbul-milletvekili-mehmet-sa (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=128430

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)

ÖZLEM ZENGİN (İstanbul)Arkadaşımın telefonunu bitirmesini bekliyorum, bitirdiği takdirde konuşacağım. En azından arkada konuşabiliriz, ön tarafta değil.

Nihayetinde, arkada yaptığımız toplantıda da milletvekillerinin, Grup Başkan Vekillerinin ifade ettikleri gibi, bu konuyla ilgili, bu yeni nesil suçlarla, casusluk suçlarıyla ilgili olarak bir düzenlemeye ihtiyacımız var. Şu anda yapacağımız şey: Bu konuyla alakalı ihtiyacı görüyoruz. Tüm grupların da ehemmiyet verdiğini görerek, önümüzdeki hafta gruplarla bir araya gelerek daha detaylı toplantı yapacağız ve nihayetinde, çoğunluk olarak, grupların da hemfikir olduğu bu konuya dair düzenlememizi Genel Kurula getireceğiz; önce bunun altını çizmek istiyorum.

Ayrıca, bizim, Genel Kurulda çoğu kez yaptığımız uzlaşı kamuoyunun dikkatini çekmiyor. Burada saatlerce konuşuyoruz; tek bir cümleden yola çıkılarak -özellikle muhalif kanallarda görüyorum- muazzam saldırılara, haksızlıklara maruz kalıyoruz. Oysaki bizim, Genel Kurulda ne kadar farklı fikirlerde olursak olalım bir aile olduğumuzun bir daha altını çiziyorum. Burası Türkiye'nin remzîdir ve burada yaptığımız her şeyhem Türkiye'nin genelini şamil hem de içindeki her bir bireyin hakkını, hukukunu korumakla alakalı işlerdir, yaklaşımlarımız farklı bile olsa.

Şimdi, Sayın Murat Emir de bahsetti, ben de aynı konuya tekrar gelmek istiyorum, İzmir'in Selçuk ilçesinde yaşanan elim hadiseyle ilgili olarak. Biz dün Genel Kurulda en başta, başladığımızda tüm gruplar "Bu konuyu siyasetin üzerinde bir konu olarak değerlendirelim -Murat Bey dün de ifade etmişti- siyasetin bir malzemesi hâline dönüştürmeden bu konuya yaklaşalım..." Fakat bu konuyla ilgili yaptığımız konuşmalarda... Dün bir de cenazeler vardı. Tabii, bu cenazeler karşısında hepimiz çok üzgünüz yani olayı yeteri kadar çok boyutlu değerlendiremiyoruz. Dün, ben burada yaptığım konuşmada "Bu konunun çokça boyutları olduğunu görüyorum." dedim. Elimizde pek çok bilgi de vardı, bugün daha da fazla bilki var ama dün cenazeler vardı, bütün memlekette üzüntü var, bunlar olduğu için elimizdeki her şeyi paylaşmak da istemiyoruz ama bugün -belki ilerledikçe daha detaylı da konuşacağız- çok katmanlı bir problemle karşı karşıyayız her şeyiyle. Bir defa, ailenin yapısı. Buradan neyi kastediyorum? Dün de ifade ettim, baba cezaevinde, bir sürü suç kaydı var babanın; sekiz yıl on beş ay ceza almış. Annenin de pek çok suç kaydı var, dün bunu burada ifade etmek istemedim. O sebeple, çok katmanlı bir problem var karşımızda.

Peki, bu nerede oluyor? Selçuk'ta. Selçuk nerenin ilçesi? İzmir'in ilçesi. Selçuk'un Belediye Başkanı kim? Filiz Ceritoğlu Sengel. Kendisinin mesleği ne? Avukat. Peki, bu konuya dair -Cumhuriyet Halk Partisi Kadın Kolları Başkanının açıklamalarını dün gördüm- kadın kolları olarak ne yaptılar, ben merak ediyorum. Şu anda baktığımız zaman -dün de ifade ettim- bizler, Aile Bakanlığımız aileyi görmüş, aslında belediye de görmüş, kaymakamlık görmüş, Bakanlığı harekete geçirmiş. Bakanlık neden 18 defa gitmiş? Mahkeme böyle bir karar verdiği için gitmiş yani mahkeme, çocukların alınmasına değil, çocuklarla ilgili düzenli bir takibe karar vermiş; bir danışmanlık hizmeti vermeye, sağlık açısından takibe karar vermiş. Aileye düzenli sağlık yardımı da yapılmış ücret anlamında. Bu arada, eğer okursak belki fırsatımız olursa daha detaylı da konuşuruz, sosyal hizmet uzmanlarının yaptığı denetimlerde annenin çocuklarla olan ilişkisi çok olumlu bulunmuşMurat Bey.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKANBuyurun Sayın Zengin.

ÖZLEM ZENGİN (İstanbul)Yani çocuklar annesinden ayrılmak istemiyor, kaldı ki anneyle bağı var. Elimde annenin Bakanlığa verdiği dilekçe var. Dilekçede eşinin hapiste olduğunu, açık cezaevinde olduğunu, hafta sonları eve geldiğini, kendi annesinin ona yardım ettiğini, çocuklarını asla bırakmak istemediğini ve onlarla yaşamaya devam etmek istediğini hatta alınması hâlinde intihar edeceğini söylemiş ve nihayetinde de bu süreçte, baba bir buçuk yıldır hapiste ve sonuçta da aşağı yukarı on bir aydır da Bakanlığın mahkeme üzerinden takibi devam ediyor. Allah ömür verseydi, belki ileriki süreçte mahkeme kararıyla da böyle bir şey olabilirdi. Dün Sezai Temelli Bey bize "Ailelerin çocuklarını almak istiyorsunuz." derken siz de "Niye almadınız?" diyorsunuz. Şimdi, buradaki kararı o aileyi görenler verecekler, o aileyi görenler yani o aileye giden sosyal hizmet uzmanları.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKANBuyurun Sayın Zengin.

ÖZLEM ZENGİN (İstanbul)Burada yapılması gereken -önemine binaen- en doğru yöntem de budur; çocukları annesinin yanında muhafaza ederek onun hayatını idame ettirebileceği bir düzeni sağlayabilmektir. Ailenin evi kendine aittir, orası kendi ailesinden kalan bir arazidir, oradaki evde yaşamaktadırlar. Ve nihayetinde de bu çok katmanlı bir problemdir.

Şimdi, ben dün yaptığım konuşmada tabii, Sezai Bey bizi katil ilan edince çok doğal olarak şunu söyleme ihtiyacı duydum: Efendim, bu konunun tek sebebi ekonomik sebeplerdir. Ben de diyorum ki: Hayır, değildir. Bir kez daha söylüyorum, eğer biz gerçekten cevap arıyorsak bunun ne kadar katmanlı bir problem olduğunu görmemiz lazım. Uyuşturucu kullanımı dâhil olmak üzere bir sürü problem var evin içerisinde, bizim bunları görmemiz lazım. Ha, biz bunları sağlıklı konuşmak yerine ne yapıyoruz: Her şey siyasete tevil ediliyor, dönüştürülüyor, siyasetin bir parçası hâline geliyor. Ben şimdi, kamuoyundaki açıklamaları görüyorum, benim söylediğim bir cümle...

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKANTamamlayın Sayın Zengin.

ÖZLEM ZENGİN (İstanbul)Bu mesele sadece ekonomik boyut değildir. Tabii ki görüyorum bunu. Görmez miyim? Ama sebep sadece bu değil, hepsi beraber. Biz bunun hepsini birlikte değerlendirelim. Şu Bakanlığın yaptığı işleri, kaç defa ziyaretleri, kaymakamlığın yaptıklarını, belediyenin yapmadıklarını hem ilçe belediyesinin hem büyükşehir belediyesinin yapmadıklarını da konuşalım. Bir sürü yapılan işler var bu konuyla ilgili olarak. Bir de bunlar olurken olurken olurken bugün enteresan bir şey oluyor, bir sayın genel başkan kürsüye çıkıyor, kürsüden -ne kolay, değil mi- oh, söyleyip gidiyorsunuz ve bu ifadeler kullanılırken, bakıyorum, bana soru yöneltiliyor: "Siz hiç bu evlere gittiniz mi?" Ben iddiayla söylüyorum, şu Genel Kurulda bu evlere en çok giden insanlardan bir tanesiyim, 1'inci olduğumu söylesem yalan söylemiş olmam. Belki o sayın genel başkanın gittiği bir evi de ben ayarlamışımdır.

ÇİÇEK OTLU (İstanbul)Bu evlerde yaşadık ya bu konuları.

ÖZLEM ZENGİN (İstanbul)Ben çünkü İstanbul Kadın Kolları Başkanlığı yaptım, senelerce bu işleri yaptım.

ÇİÇEK OTLU (İstanbul)Yoksulluğun ne demek olduğunu çok iyi biliriz.

ÖZLEM ZENGİN (İstanbul)Senelerce bu işleri yaptım.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKANTamamlayın Sayın Zengin.

ÖZLEM ZENGİN (İstanbul)Bitireceğim.

Benim hayatım bu evleri ziyaret ederek ve onların hayatının içinde yaşayarak geldi geçti. Soyadım "Zengin" olduğu için böyle ironi yapanlar var. Ben Türkiye'de yaşayan o sıradan insanlardan bir tanesiyim nihayetinde, hayatımı da öyle yaşıyorum. Bütün bu kardeşlerimizin hayatını, problemlerini kendi hayatım gibi algılayarak tüm arkadaşlarımla beraber çözüm üretmeye, bu problemlerini ortadan kaldırmaya gayret ediyoruz. O yüzden kürsülerde, böyle, süslü sözler söylerken bizim yaptığımız şey... Ben siyasete gelirken buralara kanat çırparak gelmedim; emek vererek, gün gün, senelerce çalışarak, hak ederek buralara geldim. Doğru soruyu doğru kişiye yöneltmek lazım biraz. Bu sorunun muhatabı ben değilim; önce kendilerine doğru soruları sorsunlar, o zaman belki cevabı bulabilirler. O yüzden, doğru soruyu sormadan doğru cevabı alma şansınız yok; hem sorunun kendisi doğru olmalı hem de muhatabı doğru olmalı.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

ÖZLEM ZENGİN (İstanbul)Son cümle, bitiriyorum Sayın Başkan; çok son oldu.

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

122 konuşma daha · 13 Kasım 2024

Günün kaydı →
122 konuşmanın tamamı →