İçeriğe atla

28. DÖNEM · 592 VEKİL · SON GÜNCELLEME

Ara
GENEL KURUL · 39. BİRLEŞİM · PAZAR

2026 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifi ile 2024 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesap Kanunu Teklifinin Tümü münasebetiyle

Özlem Zengin

İstanbul Milletvekili · AK Parti

Genel Kurul, 39. Birleşim · 4. yasama yılı · 21 Aralık 2025 · 967 kelime · yaklaşık 5 dakikalık okuma · Günün kaydı →

Kaynak göster

Özlem Zengin (AK Parti), 21 Aralık 2025 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 39. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: 2026 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifi ile 2024 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesap Kanunu Teklifinin Tümü münasebetiyle); konuşma 967 kelime.

Özlem Zengin (AK Parti, İstanbul). “2026 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifi ile 2024 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesap Kanunu Teklifinin Tümü münasebetiyle”. TBMM Genel Kurulu, 39. Birleşim tutanağı, 21 Aralık 2025. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/ozlem-zengin-2025-12-21-2026-yili-merkezi-yonetim-butce-kanunu-teklifi-ile-2024-yili-merkezi-y (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=140649

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)

AK PARTİ GRUBU ADINA ÖZLEM ZENGİN (İstanbul)Sayın Başkanım, değerli CHP'li arkadaşlarım özellikle; böyle bir ortamda konuşmaya başlamak istemiyorum, lütfen.

ALİ MAHİR BAŞARIR (Mersin)Çıkarmasaydınız onu.

ÖZLEM ZENGİN (Devamla)Değerli arkadaşım, rica ediyorum...

GÖKHAN GÜNAYDIN (İstanbul)İftira atmadan kendini ifade edebilen bir konuşmacıyı biz de dinliyoruz.

VAHİT KİRİŞCİ (Kahramanmaraş)Dinle ya! Dinle biraz!

GÖKHAN GÜNAYDIN (İstanbul)Öyle söylüyor zaten.

ÖZLEM ZENGİN (Devamla)Sayın Başkanım, değerli Cumhurbaşkanı Yardımcım, çok değerli Genel Başkanlar, çok değerli Eş Başkanlar, Grup Başkanları, elbette Genel Kurulda görev yaptığım Grup Başkan Vekili arkadaşlarım; aziz milletimi ve sizleri saygıyla selamlıyorum.

NECMETTİN ÇALIŞKAN (Hatay)Milletvekillerini de selamlayın.

ÖZLEM ZENGİN (Devamla)Ve milletvekillerimiz... Çok haklısınız.

Çok değerli milletvekili arkadaşlarım, affedersiniz, konuşmamın başındaki hararete vermenizi ümit ediyorum.

Çok değerli milletvekili arkadaşlarım, çünkü yaptığımız işin özü, esası, milletvekili olmak. Biz bununla onur duyuyoruz, gurur duyuyoruz; eminim her bir arkadaşım da her siyasi partiden arkadaşım da milletvekili olmaktan aynı onuru duyuyordur. Sizleri saygıyla selamlıyorum.

Uzun bir çalışma sürecinden geçiyoruz. Son günlere yaklaştıkça özellikle son günlerde hararet artıyor. Galiba hiçbirimiz bu kadar çok Ankara'da vakit geçirmiyoruz normal hayatımızda ve çokça konuştuk, çokça laf attık, laf atıldı ve sanıyorum çokça dinledik. Birbirimizi ne kadar anladık çok emin değilim; ben anlaşılmak üzere konuşmayı tercih edenlerdenim, bugün de öyle olmasını ümit ediyorum; belki bildiğimiz konulara bir soru işareti koymak, bir mim koymak ve birazcık kendimize bir marj vermek, anlamak için bir zaman vermek.

Ben de arkadaşlarım gibi, bugün recep ayının 1'inci günü, inananlar için çok önemli. Özellikle Filistin'deki, Gazze'deki kardeşlerimizin davasını aklımızda tuttuğumuzu hatırlayarak, idrak ederek bir kez daha ben recep ayınız, şaban ayınız ve devamında da gelecek olan ramazan ayınız şimdiden mübarek olsun diyorum. Rabb'im ramazana kavuşmayı nasip etsin.

Şimdi, bugüne gelinceye kadar, değerli arkadaşlarım, bütçe çok yoğun bir emekle çalışılıyor; önce Bakanlıklar, burada Strateji Başkanımız var, sonra kendisi ve ekip arkadaşları. Devamında da Plan ve Bütçe Komisyonuna geliyor -arkadaşlarım buradalar, sizlerden de öyle; çok yoğun bir mesai- ve nihayetinde de kırk günlük bir çalışmadan sonra Genel Kurula geldi, şimdi burada. Konuşmanın sonundaki hararet nasıl olur bilemeyeceğim, o yüzden baştan teşekkürlerimi yapayım. Çok teşekkür ediyorum emek veren tüm milletvekili arkadaşlarımıza. Genel Kurulda bizimle olan, bizim her kelimemizi yazan stenograf arkadaşlarımıza, kavas arkadaşlarımıza, gecenin geç saatine kadar mesai mefhumu olmadan bizlerle birlikte olan çaycımızdan, kuaförlerden, gazeteci arkadaşlardan tüm burada görev yapan değerli arkadaşlarımıza, Emniyet mensubu arkadaşlarımıza, danışmanlarımıza, herkese hassaten öncelikle teşekkür ediyorum ve elbette ki bütçemizin memleketimiz için, milletimiz için hayırlı olmasını diliyorum.

Şimdi, değerli arkadaşlarım, bizim için fasılasız bir dönem, uzun yıllardır iktidardayız, çok iyi yaptığımız işler var ama merak etmeyin, biz kendi muhasebesini de yapan bir partiyiz, eğer öyle olmazsak zaten buraya gelmek mümkün olmazdı. Biz 2002 ile bugünü kıyasladığımız zaman Türkiye'de de dünyada da çok şeyin değiştiğini görüyoruz. Bir defa, her şeyden evvel nüfusumuz arttı, 20 milyon kadar nüfusumuz arttı. Bizim kendimizle beraber gelişen ülkemizde talepler arttı, insanlar değişti, beklentiler değişti. Hiçbirimiz, bizler de 2002'deki beklentilerimiz üzerine değiliz; evlatlarımızın da beklentileri farklı; eğitimden beklediğimiz, hayattan beklediğimiz şeyler değişti ve bizim yaptığımız tüm işler -bu bütçemiz de öyle- aslında bunları öngörerek şekillendi. Mesela, bugünkü bütçeye baktığımızda dünyadaki enerji kavgalarını görüyoruz ve enerji bağımsızlığını önceliyoruz. Uluslararası muazzam bir rekabet görüyoruz, dünyanın dengelerinin değiştiğini görüyoruz, bu rekabeti algılayarak iş yapmaya çalışıyoruz. Yeni pazarlar var, onlara dâhil olmak istiyoruz ve ekonomiler değişiyor, pazar ekonomilerinin yeri değişiyor. Savunma sanayisinde muazzam bir dönüşüm var ve onun da çok önemli bir parçası olmak istiyoruz ve olduğumuzu da görüyoruz, o lige çıktığımızı düşünüyoruz. Bütün büyüyen ülkeler gibi göç alıyoruz. Göç meselesiyle ilgili olarak da yaptığımız işler var, yapmamız gerekenler var ve dünyada pek çok küresel kriz var. Her şeyden önemlisi, düşündüğümüzden daha fazla savaş var. Bizim düşündüğümüz, bizi koruyacağını, dünyayı koruyacağını zannettiğimiz hiçbir müessese işlemiyor. Yani, aslında tek başımızayız ve ne kadar farklı fikirlerde olursak olalım beraber olmaktan başka çaremiz yok. Zaten "Terörsüz Türkiye" sürecine gelirken en önemli motivasyonumuz da budur. Türkiye'nin temel konularında hepimiz ne kadar tartışırsak tartışalım birleşmemiz gerekiyor.

Sonuç olarak şöyle diyebilirim: Türkiye'nin başarı ölçeği büyüdü. Bizden beklentiler arttı, farklılaştı ve biz bu bilinç içerisinde bunları yapmaya gayret ediyoruz. Sayın Cumhurbaşkanımızın gece gündüz... Yani ben çok samimiyetle söyleyeyim, her an ulaşabileceğimiz tek kişi Cumhurbaşkanı, partimizde hep öyle olmuştur. Kaçta isterseniz arayıp ulaşabilirsiniz.

CAVİT ARI (Antalya)Sayın Başkan, siz ulaşabiliyor musunuz? Sizin milletvekilleriniz ulaşabiliyor mu?

ÖZLEM ZENGİN (Devamla)Böyle bakıldığı zaman Türkiye'nin her bir meselesi için samimiyetle çalışan, düşünen, gayret gösteren her bir meseleyi sahiplenen bir Cumhurbaşkanından bahsediyoruz; sadece kendisi için değil dünyadaki adaletsizlikler için de hakeza öyle.

Şimdi, sıkıntılar, evet, biz sıkıntıların da farkındayız. Bunların farkında olmamak ne mümkün; biz, her gün sokaktayız, çarşıdayız, pazardayız ve onlara rağmen milletimizin önüne çıkıp kendimizi anlatıyoruz ve oy almaya çalışıyoruz.

Şimdi, değerli arkadaşlarım, Ali Mahir Bey çokça kullandı, aslında Sayın Kılıçdaroğlu'ndan miras bir kalıp var. Kendisi -hatırlıyorum, şurada otururken yüz yüze konuşmalarımızı- hemen hemen her cümlesine "Soruyorum..." diye başlardı. Hatırlıyorsunuz değil mi? "Soruyorum..." Siz de öyle yaptınız bugün. Bence sorular önemli ama ne zaman önemli? Cevabı biliyorsanız önemli. Eğer cevapları biliyorsanız -ki vatandaş bunu anlar- sorduğunuz sorudan cevabı söylemeden sizin ne demek istediğinizi anlar. Şimdi, biz, sizin sorularınızı duyuyoruz. Bizden kastım şahsımız değil, hitap ettiğiniz insanlar.Hitap ettiğiniz insanlar, sizin cevaplarınızı anlayamıyor, öğrenemiyor.

Şimdi, matematikten bahsettiniz. Ha, bir de gelirken hep böyle kartonlar falan filan... Bildiğim bir şeyin cevabına tekrar baktım. Görerek mi öğrenmek kolay ve kalıcı, dinleyerek mi? Bütün araştırmalar diyor ki: Görerek... Dinleyerek, göstermeye gerek yok yani dinlemek kesinlikle öğrenmek için en kalıcı metot.

ALİ MAHİR BAŞARIR (Mersin)Ters oldu!

VELİ AĞBABA (Malatya)Anlamazsınız diye...

ÖZLEM ZENGİN (Devamla)İlla bir şeyi göstermek gerekmiyor Sayın Ağbaba; oradan göster, buradan göster, bunlara gerek yok. Özgür Bey'in adı kâfi insanların anlaması için. Gösterdiğiniz resim de Özgür Bey'e benzemiyor, bence benzeyen fotoğraflar kullanmanız lazım. (AK PARTİ sıralarından alkışlar) Özgür Bey daha genç bir insan, ihtiyar bir amca gibi göstermişsiniz, ihtiyar amca gibi göstermişsiniz.

Değerli arkadaşlar, kamu borcuyla alakalı...

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

19 konuşma daha · 21 Aralık 2025

Günün kaydı →
19 konuşmanın tamamı →