İçeriğe atla

27. DÖNEM · 600 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 77. BİRLEŞİM · SALI

İnsanın kendini, ülkesini anlayabilmesi için en önemli idrak noktasının kendi diliyle kurduğu bağ olduğuna, 10-16 Mayıs Engelliler Haftası'na, 14 Mayıs Dünya Eczacılık Günü ile Dünya Çiftçiler Günü'ne, Soma faciasıyla ilgili hukuki sürecin tamamlanmasının herkesin sorumluluğu olduğuna ve her bir şehadeti Mecliste paylaşmanın tabii olduğuna ilişkin açıklaması

Özlem Zengin

Tokat Milletvekili · AK Parti

Genel Kurul, 77. Birleşim · 2. yasama yılı · 14 Mayıs 2019 · 421 kelime · yaklaşık 2 dakikalık okuma

Kaynak göster

Özlem Zengin (AK Parti), 14 Mayıs 2019 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 77. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: İnsanın kendini, ülkesini anlayabilmesi için en önemli idrak noktasının kendi diliyle kurduğu bağ olduğuna, 10-16 Mayıs Engelliler Haftası'na, 14 Mayıs Dünya Eczacılık Günü ile Dünya Çiftçiler Günü'ne, Soma faciasıyla ilgili hukuki sürecin tamamlanmasının herkesin sorumluluğu olduğuna ve her bir şehadeti Mecliste paylaşmanın tabii olduğuna ilişkin açıklaması); konuşma 421 kelime.

Özlem Zengin (AK Parti, Tokat). “İnsanın kendini, ülkesini anlayabilmesi için en önemli idrak noktasının kendi diliyle kurduğu bağ olduğuna, 10-16 Mayıs Engelliler Haftası'na, 14 Mayıs Dünya Eczacılık Günü ile Dünya Çiftçiler Günü'ne, Soma faciasıyla ilgili hukuki sürecin tamamlanmasının herkesin sorumluluğu olduğuna ve her bir şehadeti Mecliste paylaşmanın tabii olduğuna ilişkin açıklaması”. TBMM Genel Kurulu, 77. Birleşim tutanağı, 14 Mayıs 2019. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/ozlem-zengin-27-2019-05-14-insanin-kendini-ulkesini-anlayabilmesi-icin-en-onemli-idrak-noktasini (erişim: 28 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=77619

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)

ÖZLEM ZENGİN (Tokat)Teşekkür ediyorum.

Sayın Başkan, çok değerli arkadaşlarım; ben de her birinizi saygıyla selamlıyorum.

Ben de birkaç başlıkta fikirlerimizi ifade etmek istiyorum. Bunlardan en önemlisi, Türk diliyle alakalı olan mevzu. Biliyorum pek çok CV geliyor arkadaşlarımıza, herhâlde en çok övünülen konulardan bir tanesi birden fazla dili konuşuyor olmak, bununla insanlar çok övünüyorlar. Elbette çok kıymetli birden fazla dil bilmek ama görüyorum ki insanın bir başka dili bilebilmesi için, konuşabilmesi için önce kendi dilini bilmesi gerekiyor; kendi dilini, kelimelerini bilmesi, sevmesi, geçmişini anlaması, idrak etmesi. İnsanın kendini, ülkesini anlayabilmesi için en önemli idrak noktası kendi diliyle kurduğu bağdır diye düşünüyorum. Bu manada bunun altını çizmeyi bugün özellikle fevkalade anlamlı buluyorum. Başka dilleri öğrenmeye verdiğimiz ehemmiyeti Türkçeye de yönlendirmenin çok anlamlı olduğu kanaatindeyim.

Bir diğer konu, malum, arkadaşlarımız da bahsettiler, bu hafta Engelliler Haftası; her bir gün için aslında ayrıca açılan başlıklar var, bu hafta içerisinde görme engelliler, işitme engelliler, konuşamayanlar, ortopedik engelliler, zekâ ve ruhsal engele sahip olanlar, güçsüzler, yaşlılar ve biliyorum, her biri için ayrı ayrı pek çok etkinlik var, çalışma var. Türkiye’de son yıllarda engellilerle alakalı fevkalade iyi işler yapıldı ama her geçen gün talepler arttıkça bize düşen bu konudaki hassasiyetin diri tutulması ve bu manada hayata geçirilebilecek ne varsa -hep beraber bu konuyu bir ortak mevzu olarak addederek- bu konuda çalışmaların arttırılarak -verimlilik anlamında- devam ettirilmesi her birimizin birer sorumluluğu diye düşünüyorum.

Eczacılar Günü… Elbette, Meclisimizde pek çok arkadaşımız var, belki hukukçulardan sonra milletvekili olarak en çok eczacı arkadaşımız vardır diye düşünüyorum. Bu manada bakıldığında, onlar da fevkalade önemli bir görev ifa ediyorlar, günlerini tebrik ediyorum; Çiftçiler Günü’nü hakeza öyle.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKANDevam edin.

ÖZLEM ZENGİN (Tokat)Elbette, Soma’da hayatını kaybeden insanlarımız her daim bir yaradır içimizde. Bu manada hukuki sürecin devam etmesi, tamamlanması; o da her birimizin sorumluluğudur.

Devamında belki şununla bitirebilirim: Meclisteki bizim sorumluluk alanımız, aslında hemen hemen her konuya dair sırtımızda bir yük var. Bir şehit kardeşimizin adını duyduğumuzda… Geçtiğimiz haftalarda bir televizyon yayınındayken bir yüzbaşımızın şehadet haberi geldi. Her birinin hayat hikâyesi çok farklı; içinde çok iyi eğitimli olanlar, çok iyi sosyal, ekonomik düzeyden gelenler de var, yoksul insanların çocukları da var. Bir insanın şehadetinde, geriye dönüp baktığımızda -kendi hikâyesinde- nereden geldiğinden ziyade onun şahsi meselesi, şahsi hikâyesi bizi çok yaralıyor diye düşünüyorum ve böyle bakıldığında, sayılardan uzak bir şekilde, her bir şehadetten sonra elbette üzülmemiz çok tabidir, burada bunu paylaşmamız çok tabidir. Ama bu, burada kalmadan, bunu memleket meselesi addederek hepimizin yine ortaklaştığı, uğruna uğraştığı, birleştiği bir mesele olması lazım.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

71 konuşma daha · 14 Mayıs 2019

71 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook