Ülkemizde ve dünyada tedavi kurumları ile sağlık turizmi hakkında
Malatya Milletvekili ·
AK Parti
Genel Kurul, 25. Birleşim · 4. yasama yılı · 2 Aralık 2009 · 562 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma
Kaynak göster
Öznur Çalık (AK Parti), 2 Aralık 2009 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 25. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: ÜLKEMİZDE VE DÜNYADA TEDAVİ KURUMLARI İLE SAĞLIK TURİZMİ HAKKINDA); konuşma 562 kelime.
Öznur Çalık (AK Parti, Malatya). “Ülkemizde ve dünyada tedavi kurumları ile sağlık turizmi hakkında”. TBMM Genel Kurulu, 25. Birleşim tutanağı, 2 Aralık 2009. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/oznur-calik-23-2009-12-02-ulkemizde-ve-dunyada-tedavi-kurumlari-ile-saglik-turizmi-hakkinda (erişim: 29 Ekim 2026).
Konuşmanın tam metni
ÖZNUR ÇALIK (Malatya)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 5 Aralık Türk kadınına seçme ve seçilme hakkının verilmesinin 75’inci yıl dönümüyle ilgili şahsım adına gündem dışı söz almış bulunuyorum. Sözlerime başlamadan evvel yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum.
Demokrasinin en temel özelliği, insanlar arasında fark gözetilmemesidir. Demokrasi alanında gelişmiş olan devletlere bakıldığında, kadın hakları konusunda çözüme yönelik etkin politikaların, kanunların yürürlüğe konduğunu ve uygulama noktasında da cinsiyetler arasındaki eşitlik ilkesine önem atfedildiğini görmekteyiz. Bir ülke, daha bilinçli bir toplum oluşturabilmek için kadınlara karar alma mekanizmalarında daha fazla temsil hakkı sağlamak durumdadır. Bu kaçınılmazdır çünkü aksi bir uygulamada yaklaşık toplumun yarısının yok sayılması gündeme gelir ki bu durumda sosyal, kültürel, ekonomik bir kalkınma ihtimalinden söz etmek mümkün olmayacaktır.
Bu doğrultuda Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün demokrasiye verdiği önemin neticesi olarak 1930’lu yıllarda Türk kadınına sağladığı haklar pek çok ülkeyle kıyaslandığında çok daha önce kazanıldığını görüyoruz. Kadınlarımıza 3 Nisan 1930’da Belediye Kanunu’nda, 26 Ekim 1933’te köy ihtiyar heyetleri seçimlerinde, 5 Aralık 1934’te Türkiye Büyük Millet Meclisinde kabul edilen yasayla seçme ve seçilme hakkı tanınarak yasalar önünde erkeklerle eşit haklar verilmiştir. Kadınlarımıza neredeyse seksen yıl önce verilen bu hakların siyasetteki tecellisine baktığımızda ise maalesef arzu edilen rakamlara ulaşamadığımızı görüyoruz. Arzu edilen temsil rakamlarına yaklaşan, her alanda olduğu gibi, Gazi’yi, seksen yıllık uygulamalara bakıldığında yine en iyi anlayan, doğru anlayan ve cumhuriyet tarihinde Mecliste en çok kadın milletvekilini getiren yine AK PARTİ olmuştur. Demokrasiye verdiği değeri sözlerle değil icraatlarıyla ortaya koyan bir partinin mensubu olmaktan bir bayan milletvekili olarak onur duyduğumu burada bir kez daha ifade etmek istiyorum. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)
Türkiye Büyük Millet Meclisinde yüzde 4’ler oranındaki kadın temsili, 2007 seçimlerinde yüzde 10’lara yükselmiştir. Tabii ki bu sayıları yeterli görmüyoruz, tabii ki temsilde eşitliği hedefliyoruz, bu yolda yürümeye devam ediyoruz. Türkiye, kadın haklarının daha da geliştirilmesi adına bu meseleyi her vesileyle tartışmaya devam ediyor ve büyük mesafeler alıyor. Tartışmaların boyutları her geçen gün daha makul bir çizgiye geliyor. Çünkü bütün insan hak ve hürriyetlerine, adalete ve merhamete öncelik veren bir İktidarımız ve Hükûmetimiz var.
Değerli milletvekilleri, “İnsanı yücelt ki devlet yücelsin.” felsefesinin önceliği insandır. “İnsan” dediğimizde, kadını ve erkeği birlikte ele almış oluyoruz. Kadınıyla, erkeğiyle, ailesiyle, toplumuyla bir bütün olarak insana hizmet etme yolunda aldığımız mesafe, elde ettiğimiz kazanımların korunması, yeni kazanımlar için verdiğimiz mücadele bütün dünyanın takdirini toplayacak mahiyettedir.
Bu dönemde ülkemizin en yoksul bölgelerinde eğitime kazandırılan yüz binlerce kız çocuğundan Türkiye Büyük Millet Meclisindeki kadın parlamenter sayısındaki artışa kadar kadının toplumsal statüsünü yükseltmeye dönük tarihî adımlar atılmış bulunmaktadır. 25 Şubat 2009’da kabul edilen 5840 sayılı Kanun ile Türkiye Büyük Millet Meclisinde ilk kez Kadın Erkek Fırsat Eşitliği Komisyonu kurulmuştur. Kuşkusuz önümüzde daha yürünecek çok uzun bir yol, alınacak büyük mesafeler vardır.
Cinsiyet ayrımcılığında toplumun vicdanını yaralayan sorunların aşılabilmesi için hepimize büyük sorumluluklar düşmektedir. Bu mesele bir tek kesimin, bir tek partinin meselesi olmadığı gibi sadece kadınların meselesi de değildir. Medeniyetin, kalkınmanın, refahın, adaletin, toplumsal barışın ve huzurun en önemli kriteri hakların eşit olarak kullanılabilmesidir. Nitekim hukukun temel prensibi de eşitlik ve adalettir. Bugün “adalet” ve “eşitlik” kavramlarına kimsenin itirazı olmadığı hâlde uygulamada adalet ve eşitlikle ilgili ciddi sorunlar yaşamamız büyük bir paradokstur.
Kadının seçme ve seçilme hakkını birçok Avrupa ülkesinden önce tanıyan Türkiye Cumhuriyeti medeniyet yolunda yürüdükçe, bu yolda geri adım atmadıkça kadının maruz kaldığı bütün haksızlıklar er geç bertaraf edilecektir. Bugünkü dünyada ne üniversite kapılarında ne fabrika kapılarında ne siyasette ne ticarette ayrımcılık onaylanamaz ve kabul edilemez.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
46 konuşma daha · 2 Aralık 2009