Türkiye cumhuriyeti hükümeti ile rusya federasyonu hükümeti arasında türkiye cumhuriyetinde akkuyu sahasında bir nükleer güç santralinin tesisine ve işletimine dair işbirliğine ilişkin anlaşmanın onaylanması hk. (s.s.538)
Iğdır Milletvekili ·
Genel Kurul, 134. Birleşim · 4. yasama yılı · 14 Temmuz 2010 · 440 kelime · yaklaşık 2 dakikalık okuma
Kaynak göster
Pervin Buldan, 14 Temmuz 2010 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 134. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: TÜRKİYE CUMHURİYETİ HÜKÜMETİ İLE RUSYA FEDERASYONU HÜKÜMETİ ARASINDA TÜRKİYE CUMHURİYETİNDE AKKUYU SAHASINDA BİR NÜKLEER GÜÇ SANTRALİNİN TESİSİNE VE İŞLETİMİNE DAİR İŞBİRLİĞİNE İLİŞKİN ANLAŞMANIN ONAYLANMASI HK. (S.S.538)); konuşma 440 kelime.
Pervin Buldan (Iğdır). “Türkiye cumhuriyeti hükümeti ile rusya federasyonu hükümeti arasında türkiye cumhuriyetinde akkuyu sahasında bir nükleer güç santralinin tesisine ve işletimine dair işbirliğine ilişkin anlaşmanın onaylanması hk. (s.s.538)”. TBMM Genel Kurulu, 134. Birleşim tutanağı, 14 Temmuz 2010. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/pervin-buldan-23-2010-07-14-turkiye-cumhuriyeti-hukumeti-ile-rusya-federasyonu-hukumeti-arasinda-t (erişim: 29 Ekim 2026).
Konuşmanın tam metni
BDP GRUBU ADINA PERVİN BULDAN (Iğdır)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 541 sıra sayılı Nükleer Enerjinin Barışçıl Amaçlarla Kullanımına Dair Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Rusya Federasyonu Hükümeti Arasında İşbirliği Anlaşmasının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı hakkında konuşmak üzere Barış ve Demokrasi Partisi Grubu adına söz almış bulunmaktayım. Konuşmama başlarken hepinizi saygıyla selamlarım.
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Türkiye’de kırk yıldır süren nükleer heves, enerji sektörünün en büyük handikaplarından birisi olan kirlenme ile malum olarak bugüne gelmiştir. Enerji alanında gerek Türkiye gerekse Amerika Birleşik Devletleri başta olmak üzere, her yerde enerji ile yolsuzluk ve kirli ilişkiler girift bir biçimde iç içe geçmiştir. Bu ilişkiler, bir eski başbakanın nükleer lobilerle masraflarını ödemeyi teklif etmesine varacak kadar, resmî ağızlardan çok da örtülü olmayan bir şekilde itiraf edilmiştir.
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; enerji, yolsuzluklar ve kirli ilişkilerle olduğu kadar savaşlarla da beraber anılmaktadır. Amerika Birleşik Devletleri’nin Irak ve Afganistan işgalleri, Rusya-Gürcistan kapışması belleklerdedir. Bu bölgelerde farklı biçimlerde gösterilmek istenen ancak artık dünya kamuoyundan gizlenemeyen bu gerçek, işgal, savaş ve katliamlar, enerjiye sahip olma uğruna yapılmış insanlık suçlarıdır.
Enerji bugün yalnızca insanları ve toplumları değil, çok ciddi biçimde doğayı da tahrip eder hâle gelmiştir. Termik santraller ile hava, hesapsız HES santraller ile kültürel miras, doğa ve ormanlar, nükleer santraller ile de toplum yaşamı tümüyle tehdit altına girmektedir. Enerji bir ihtiyaçtır ve üretilmelidir ancak doğal yaşam alanlarını, tarımsal alanları, kültürel mirası, ekolojik dengeleri, toplum yaşamını yani bugünümüzü ve geleceğimizi yok etmemeli, yok etme tehlikesine atmamalıdır.
Türkiye de bu ekolojik tehdit ve katliamlardan fazlasıyla olumsuz etkilenmektedir. Birkaç yıldır pıtrak gibi her su sesinin olduğu yerden biten nehir tipi HES santralleri başta olmak üzere enerji üretim alanının 4628 sayılı Yasa ile sadece özel sektöre bırakılması, enerji bürokrasisinin de, hatta zaman zaman mülki idarenin bile, bir köy halkını nehir tipi HES santraline karşı çıktığı için tehdit etmesinde olduğu gibi, özel sektörün çıkarları için görev sınırlarını zorladıkları kamuoyu tarafından bilinmektedir. Seçim yardımı yapan valilerden sonra, şimdi de sermaye şirketlerinin santralleri için köylüleri tehdit eden, hukuku hiçe sayan valiler türemiştir. Şimdi bir de bütün bu hukuksuzluk, kirli ilişkiler, doğal yaşam alanlarının tahribatı, iklim değişikliği gibi sorunların üstüne nükleer santral kurma histerisiyle yanıp tutuşan bir Hükûmetle karşı karşıyayız.
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; nükleer santral, bir veya daha fazla sayıda nükleer reaktörün yakıt olarak radyoaktif maddeleri kullanarak elektrik enerjisinin üretildiği tesistir. Radyoaktif maddeler kullanılmasından dolayı diğer santrallerden farklı ve daha sıkı güvenlik önlemlerini, teknolojileri içerisinde barındırır. Nükleer reaktör, zincirleme çekirdek tepkimesinin başlatılıp sürekli ve denetimli bir biçimde sürdürüldüğü aygıtlardır.
Nükleer santraller çalışmak için radyoaktif maddeler kullanırlar ve sonuçta gene radyoaktif maddeler atık olarak çıkar. İşlemin normal seyri zincirleme olarak çekirdek tepkimesi şeklindedir ve bu tepkime kontrol edilemez ise çok vahim sonuçlar ortaya çıkar.
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
96 konuşma daha · 14 Temmuz 2010