Türkiye büyük millet meclisi genel kurulunda kıyafet konusundaki yeni uygulamaya ilişkin
Iğdır Milletvekili ·
Genel Kurul, 11. Birleşim · 4. yasama yılı · 31 Ekim 2013 · 459 kelime · yaklaşık 2 dakikalık okuma
Kaynak göster
Pervin Buldan, 31 Ekim 2013 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 11. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ GENEL KURULUNDA KIYAFET KONUSUNDAKİ YENİ UYGULAMAYA İLİŞKİN); konuşma 459 kelime.
Pervin Buldan (Iğdır). “Türkiye büyük millet meclisi genel kurulunda kıyafet konusundaki yeni uygulamaya ilişkin”. TBMM Genel Kurulu, 11. Birleşim tutanağı, 31 Ekim 2013. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/pervin-buldan-24-2013-10-31-turkiye-buyuk-millet-meclisi-genel-kurulunda-kiyafet-konusundaki-yeni (erişim: 28 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=26347
Konuşmanın tam metni
TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)PERVİN BULDAN (Iğdır)Teşekkür ederim Sayın Başkan.
Değerli arkadaşlar, değerli milletvekilleri; bugün Türkiye’nin en önemli meselelerinden birisi olan “türban” meselesinin ya da “başörtüsü” meselesinin Türkiye Büyük Millet Meclisi çatısı altında çözülmüş olmasından kaynaklı memnuniyetimizi ifade etmek istiyoruz. (BDP ve AK PARTİ sıralarından alkışlar) Ayrıca, bugün bu çatı altında ikinci bir Merve Kavakçı olayı yaşanmadığı için, bir bütün olarak grupları ve partileri kutluyorum. (BDP ve AK PARTİ sıralarından alkışlar) Ama şunun altını da önemle çizmek istiyorum: Bugün 4 kadın milletvekili arkadaşımızın başörtüsü takarak Türkiye Büyük Millet Meclisi çatısı altına gelmelerinin altında en büyük neden ve sebep, kadınların yıllardır alanlarda ve meydanlarda vermiş olduğu bir mücadelenin sonucudur. Bundan dolayı da bütün kadınları kutluyorum. (BDP ve AK PARTİ sıralarından alkışlar) Çünkü AKP iktidarı 11 yıldır türban meselesini gündemine almamış ve çözmemiştir. Geçen yıl Diyarbakır Milletvekilimiz Sayın Altan Tan’ın vermiş olduğu kanun teklifi AKP’li milletvekilleri tarafından reddedilmiştir. Bu gerçeği hiç kimsenin unutmaması gerektiğinin altını önemle çizmek istiyorum.
Değerli arkadaşlar, özgürlükler sadece türban meselesinde olmamalıdır. Bugün Türkiye açısından sadece türban ya da başörtüsü yasaklı değildir. Bugün Türkiye’de diller, kimlikler ve kültürler, aynı zamanda inançlar yasaklı hâldedir. Bir bütün olarak Türkiye’de artık hiçbir konuda yasakların olmaması gerektiği, her konuda insanların kendilerini özgürce ifade edebildiği, özgürce yaşayabildiği bir Türkiye’yi hep birlikte yaratmak durumundayız.
Değerli arkadaşlar, birincisi erkeklere, ikincisi de ayrıca kadınlara çağrı yapmak istiyorum. Erkeklere çağrım şudur: Kadın meselesinde erkekler lütfen konuşmasın. Kadınların ne giyeceğine, kadınların ne takacağına, kadınların nasıl hareket edeceğine lütfen erkekler karışmasın. (AK PARTİ sıralarından “Bravo” sesleri, alkışlar) Bu konuda erkeklerin konuşmaya ne hakkı vardır ne de haddidir. Biz kadınlar olarak bundan sonra erkeklerden bize ilişkin hiçbir şekilde bir eleştiri, bir müdahale ve bir öneri almak istemiyoruz.
ALİ ŞAHİN (Gaziantep)“Of” bile demeyiz.
PERVİN BULDAN (Devamla)Biz kadınlar nasıl giyineceğimizi, nasıl yaşayacağımızı sizlerden öğrenmek istemiyoruz. Düşünecek beynimiz, hareket edecek, mücadele edecek gücümüz var olduğunu buradan ispat edebiliriz size değerli arkadaşlar.
Ayrıca, kadın arkadaşlarıma bir çağrı yapmak istiyorum:
Sevgili kadınlar, sadece başörtü meselesinde değil, kadına yönelik her türlü tecavüz, şiddet, taciz meselesinde de bir araya gelebilmeliyiz, kadınların haklarını bizler savunabilmeliyiz. Bakın, bugün Nusaybin’de bir kadın Belediye Başkanımız Sayın Ayşe Gökkan bedenini ölüm orucuna yatırdı. Bundan haberiniz var mı? Nusaybin’de utanç duvarına karşı, Rojava’yla Türkiye arasına örülmek istenen duvara karşı Sayın Ayşe Gökkan bedenini ölüme yatırdı. Biz kadınların Ayşe Gökkan hakkında da konuşmamız gerektiğini ifade etmek istiyorum, burada hep birlikte tavır almamız gerektiğini ifade etmek istiyorum. Kadınlar tek ses olduğu sürece, kadınlar tek yürek olduğu sürece, kadınlar birlikte hareket ettiği sürece mücadelemiz daha çok büyüyecek, özgürlüklerimiz daha çok gelişecek ve Türkiye’de kadınlara bakış açısı daha fazla değişecektir değerli arkadaşlar. Bu anlamda hepinizi, özellikle kadınları, birlik ve beraberliğe, birlikte hareket etmeye, birlikte mücadele etmeye davet ediyorum.
Hepinizi saygıyla, sevgiyle selamlıyorum. Bütün özgürlükler bizim olsun diyorum.
Teşekkür ediyorum. (BDP ve AK PARTİ sıralarından alkışlar)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
8 konuşma daha · 31 Ekim 2013