2009 yılı merkezi yönetim bütçesi (s.s.312) 2007 yılı merkezi yönetim kesin hesap kanunu tasarısı ile merkezi yönetim bütçesi kapsamındaki idare ve kurumların 2007 bütçe yılı kesin hesap tasarısı (s.s.313)
Ordu Milletvekili · CHP
Genel Kurul, 29. Birleşim · 3. yasama yılı · 17 Aralık 2008 · 634 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma
Kaynak göster
Rahmi Güner (CHP), 17 Aralık 2008 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 29. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: 2009 YILI MERKEZİ YÖNETİM BÜTÇESİ (S.S.312) 2007 YILI MERKEZİ YÖNETİM KESİN HESAP KANUNU TASARISI İLE MERKEZİ YÖNETİM BÜTÇESİ KAPSAMINDAKİ İDARE VE KURUMLARIN 2007 BÜTÇE YILI KESİN HESAP TASARISI (S.S.313)); konuşma 634 kelime.
Rahmi Güner (CHP, Ordu). “2009 yılı merkezi yönetim bütçesi (s.s.312) 2007 yılı merkezi yönetim kesin hesap kanunu tasarısı ile merkezi yönetim bütçesi kapsamındaki idare ve kurumların 2007 bütçe yılı kesin hesap tasarısı (s.s.313)”. TBMM Genel Kurulu, 29. Birleşim tutanağı, 17 Aralık 2008. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/rahmi-guner-23-2008-12-17-2009-yili-merkezi-yonetim-butcesi-s-s-312-2007-yili-merkezi-yonetim (erişim: 29 Ekim 2026).
Konuşmanın tam metni
CHP GRUBU ADINA RAHMİ GÜNER (Ordu)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Sayıştayın 2009 yılı bütçesi hakkında Cumhuriyet Halk Partisi Grubu adına söz almış bulunuyorum. Bu vesileyle yüce Meclisi şahsım ve Grubum adına saygıyla selamlıyorum.
Değerli milletvekilleri, Anayasa’nın 160’ıncı maddesine göre, Sayıştay merkezi yönetim kapsamındaki kamu idarelerinin bütün gelir, gider ve mallarını Türkiye Büyük Millet Meclisi adına denetleyip sorumluların hesap ve işlemlerini yargılama yoluyla kesin hükme bağlamakla görevli bir kurumumuzdur. Sayıştaylar bütün dünyada demokratik rejimlerin olmazsa olmaz birer kurumu hâline gelmiştir. Ülkemizde Sayıştay yüz elli yıla yaklaşan mazisiyle, bağımsız statüsü ve tarafsız konumuyla hukuk devletinin temel taşlarından biridir. Yurttaşlarımız kendilerinden toplanan paraların nereye, ne kadar harcandığını bilmek istemektedir. Peki bunu gerçekleştirebiliyor muyuz?
Değerli arkadaşlar, AKP Hükûmetleri döneminde maalesef iş çevreleri “bizden olanlar-olmayanlar” şeklinde sınıflandırılmış, yandaş kişi ve çevrelere kamu olanaklarıyla sınırsız finans destekleri sağlanmış. Örnek olarak ATV ve Sabah gibi krediler ve belediyelerde yandaş iş adamlarının arsalarına imar tadilatları gibi. Milletvekilleri dahi bu konuda yeterince bilgilendirilmemiştir. Bu olumsuzluklar orta yerde duruyorken Sayıştay bütçesini konuşuyoruz, “Daha etkili denetim nasıl yapılabilir?” diye soruyoruz. Hükûmetlerin yaklaşımı böyleyken bu mümkün mü? Bunu siz değerli milletvekillerinin vicdanlarıyla yanıtlamasını istiyorum.
Sayıştaya geleneksel görevinin yanı sıra 5018 sayılı Kanun’la uluslararası denetim standartlarına uygun mali ve performans denetimleri gerçekleştirilmesi ve sonuçların Parlamentoya raporlanması görevi verilmiştir ancak gerekli yasal düzenlemeler yapılmadığı için 5018 sayılı Kanun hükümleri doğrultusunda Sayıştay tarafından hazırlanması gereken dış denetim genel değerlendirme raporu, faaliyet genel değerlendirme raporu, mali istatistikler genel değerlendirme raporu ve ilgili diğer raporlar Türkiye Büyük Millet Meclisine sunulamamıştır. Bu nedenle de parlamenter denetim etkin olarak yürütülememektedir.
Değerli milletvekilleri, Sayıştayın tüm kamu fonlarını uluslararası genel kabul görmüş standartlara uyumlu düzenlilik ve performans denetimleri yoluyla denetlemesi ve Parlamentoya güvenilir bilgiler ve öneriler içeren yüksek kalitede raporlar sunması hedefini gerçekleştirebilmesi amacıyla hazırlanan Sayıştay Kanunu Teklifi Türkiye Büyük Millet Meclisine sunulmuştur fakat 2005 Şubat ayında Meclise gelmiş olmasına rağmen, AKP Hükûmeti bu teklifi yasalaştırma yönünde bir çalışmanın içinde olmamıştır.
Değerli arkadaşlar, denetimden korkmamak gerekmektedir. Bugün, Meclisteki sayısal çoğunluğunuzla bunu engelleyebilirsiniz fakat AKP hükûmetlerinin önünde sonunda bu halka kayırmacılığın, yolsuzluğun ve talanın hesabını vermek zorunda kalacağını hatırlatmak istiyorum.
Mahallî idarelerin etkin denetlenemediği gerçeği ortada duruyor. Belediye şirketleri denetlenebiliyor mu arkadaşlar? Kamu kaynakları bu şirketler aracılığıyla nasıl kullanılıyor? Ankara’da, İstanbul’da belediye şirketleri aracılığıyla ne kadar büyüklükte bir kamu kaynağı kontrol edilmektedir? Kimlere, nasıl aktarılmaktadır? Bunları konuşmak zorundayız.
Değerli arkadaşlar, yine çok önemli olduğunu düşündüğüm ve büyük bir kamu kaynağının kullanıldığı KÖYDES ve BELDES projeleri Sayıştay denetiminin dışında denetleniyorsa -ki sanmıyorum- İçişleri Bakanlığı denetleyecek. Yani parayı aktaran da harcayan da denetim yapan da aynı ekip. Bu kabul edilebilir mi?
Sayın milletvekilleri, kamu kaynaklarının çarçur edilmesinin önüne geçmek zorundayız. Sayıştayın üstleneceği sorumlulukları hakkıyla yerine getirebilmesi için, Sayıştay Kanunu Teklifi’nin bir an önce kanunlaşması hayati önem arz etmektedir. Belki kurumu daha etkin çalışır hâle getirecek bu düzenleme daha fazla ertelenmemelidir.
Değerli milletvekilleri, Sayıştayın raporlama faaliyetlerinin anlamlı hâle gelmesinin bir başka boyutuna değinmek istiyorum. Dünyada sayıştay raporlarının görüşüldüğü ve karara bağlandığı esas zeminlerin parlamento komisyonları olduğu bilinmektedir. Sayıştay raporlarını görüşecek meclis komisyonunun çalışma tarzı, üreteceği raporun içeriği ve formatı, komisyon raporundaki tavsiyelerin izlenme usul ve esasları da son derece önemlidir. Hâlen yürürlükte bulunan Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğü’nde, Sayıştay raporlarının hangi işleme tabi tutulacağı hususunda herhangi bir düzenleme yapılmamıştır. Öte yandan, Sayıştayın genel uygunluk bildirimleri ve hazine işlemleri raporlarının görüşüldüğü Plan ve Bütçe Komisyonunun iş yükü de dikkate alındığında, Sayıştay raporlarını görüşmek üzere özel bir komisyon oluşturulmasının da parlamenter denetim etkinliği bakımından yararlı olacağını düşünüyorum.
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Sayıştayın Türkiye Büyük Millet Meclisine sunacağı raporların kalitesini etkileyen en önemli unsur, çalışmaları yürüten denetçilerin mesleki yeterlilikleridir. Bu nedenle, başta düzenlilik ve performans denetimine ilişkin hizmet içi eğitim çalışmaları olmak üzere çağdaş denetim metot ve tekniklerinin öğretilmesine yönelik çalışmalar artırılarak devam ettirilmelidir. Sayıştay mensuplarının yurt içinde ve yurt dışında diğer kurum ve kuruluşların, yüksek denetim kurumlarının ve meslek örgütlerinin düzenlediği eğitim faaliyetlerine katılması sağlanmalıdır.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
73 konuşma daha · 17 Aralık 2008