İçeriğe atla

23. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 13. BİRLEŞİM · ÇARŞAMBA

Türk borçlar kanunu tasarısı hakkında (s.s.321)

Rahmi Güner

Ordu Milletvekili · CHP

Genel Kurul, 13. Birleşim · 4. yasama yılı · 4 Kasım 2009 · 430 kelime · yaklaşık 2 dakikalık okuma

Kaynak göster

Rahmi Güner (CHP), 4 Kasım 2009 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 13. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: TÜRK BORÇLAR KANUNU TASARISI HAKKINDA (S.S.321)); konuşma 430 kelime.

Rahmi Güner (CHP, Ordu). “Türk borçlar kanunu tasarısı hakkında (s.s.321)”. TBMM Genel Kurulu, 13. Birleşim tutanağı, 4 Kasım 2009. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/rahmi-guner-23-2009-11-04-turk-borclar-kanunu-tasarisi-hakkinda-s-s-321 (erişim: 28 Ekim 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

RAHMİ GÜNER (Ordu)Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; görüşülmekte olan 321 sıra sayılı Türk Borçlar Kanunu Tasarısı’nın 27’nci maddesinin “II. Kesin hükümsüzlük” şeklindeki kenar başlığının “butlan” olarak değiştirilmesini, madde metni içeriğinde de birinci fıkranın sonundaki “kesin olarak hükümsüzdür.”, ikinci fıkrası sonundaki “kesin olarak hükümsüz olur.” ibarelerinin “batıldır” şeklinde değiştirilmesini arz ve teklif ediyoruz.

Bu “butlan” kelimesi genellikle seksen altı senedir, uzun senelerden beri bizim Borçlar Kanunu’muzda, kanunumuzda kabul edilen bir kelime ve bu bir kurum şeklinde Borçlar Kanunu’na girmiştir. Bu kanunun bu şekilde değiştirilmesini biz talep ediyoruz. Çünkü devamlı süreç hâlinde bir kanundur Borçlar Kanunu ve devamlı da bu süreç devam eder.

Ve şunu söylüyorum: Bu maddenin başlığına baktığı zaman bir hukukçu, bunun bir butlan mı, başka bir kanun maddesi mi olduğu şeklinde bir tereddüt durumu şeklinde geçecektir. Bu da genellikle bir hukukçu açısından, hukukçular açısından pek böyle tutarlı bir durum değildir.

Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; iki gündür Meclisimizde hukuk tartışması yapılmaktadır. Hukuku bilen de konuşuyor, bilmeyen de konuşuyor.

Değerli arkadaşlarım, hukuk, hukuk fakültesinden diploma almak değildir. Hukuk bir kurumlaşmadır. Hukuku beyninde, başında, düşüncesinde, inancında kurumlaştıranların o hukuku yorumlama kabiliyeti vardır. Burada öyle bir konuşuluyor ki, “bir kişi hakkında verilen bir hükmün diğer kişiye de uygulanacağı” şeklinde bir ibare geçiyor. Ceza Kanunu’nda fiillerin şahsiliği, kişiliği vardır. “Bir kişi hakkında verilen hüküm diğer kişiyi de bağlar.” anlamında değildir, onu da belirtmek istiyorum.

Değerli arkadaşlarım, burada hukuktan bahsedenler Türkiye’de hukuk sistemini, hukuku nasıl uyguluyorlar, onu da irdelesinler. Gitsinler, tavsiye ediyorum Silivri’ye gidin, orada Türkiye’nin gerçek önemli noktalarında bulunan komutanların, orada bilim adamlarının, orada rektörlerin, orada gazetecilerin, siyasi parti başkanlarının, ulusal bütünlüğü savunan, üniter yapıyı savunanların, bir Nazi toplama kampı gibi bir çevre içine toplanmış, nasıl yargılandıklarını, durumlarının nasıl olduğunu yerinde incelemenizi tavsiye ediyorum.

Değerli arkadaşlarım, bir senedir ifadesi alınmayan, bir senedir sorgusu yapılmayan orada çok değerli kişiler var. Böyle bir hukuk sistemi uygulanmaz. Ama öte tarafa gidiyoruz, 30-40 bin kişinin kanına girmiş, bugün çiçek bahçelerinde barındırmak istediğiniz bir Abdullah Öcalan’ın talimatıyla, bir ABD’nin talimatıyla çizdiği yol haritasıyla sizde ve Kandil’de bulunan bir yol haritasını uygulamaya geçtiğiniz zaman ise terörist elbiseleriyle gelen, marşlarıyla gelen, bayraklarıyla gelen kişileri yargılamak için Türk adaletini, tuttunuz, çadır mahkemesi durumuna soktunuz. Yargıçları, savcıları kullandınız.

Değerli arkadaşlarım, bu, cumhuriyet tarihinde olan bir olay değildir. Size bir şeyi göstermek istiyorum: Her yargıcın mahkemede arkasında Türk Bayrağı vardır. Her yargıcın arkasında bir yazı vardır, o yazıda şunu yazar: “Adalet mülkün temelidir.”

Değerli arkadaşlarım, “mülk” devlet demektir. İşte, adalet devletin temelidir. Siz bu devletin temelini perişan ettiniz, siz, tuttunuz, teröristlerin ayağına çadır mahkemeleri kurdunuz.

Değerli arkadaşlarım, işte bu çadır mahkemesinin arkasında “Adalet mülkün temelidir.” yazısı var mı?

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

58 konuşma daha · 4 Kasım 2009

58 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook