Hakimler ve savcılar yüksek kurulu kanunu hakkında (s.s.574)
Ordu Milletvekili · CHP
Genel Kurul, 30. Birleşim · 5. yasama yılı · 10 Aralık 2010 · 524 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma
Kaynak göster
Rahmi Güner (CHP), 10 Aralık 2010 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 30. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: HAKİMLER VE SAVCILAR YÜKSEK KURULU KANUNU HAKKINDA (S.S.574)); konuşma 524 kelime.
Rahmi Güner (CHP, Ordu). “Hakimler ve savcılar yüksek kurulu kanunu hakkında (s.s.574)”. TBMM Genel Kurulu, 30. Birleşim tutanağı, 10 Aralık 2010. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/rahmi-guner-23-2010-12-10-hakimler-ve-savcilar-yuksek-kurulu-kanunu-hakkinda-s-s-574 (erişim: 29 Ekim 2026).
Konuşmanın tam metni
RAHMİ GÜNER (Ordu)Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; görüşülmekte olan 574 sıra sayılı Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu Kanunu Tasarısı’nın 18’inci maddesinin 1/a bendindeki hükme ilave edilmek üzere vermiş olduğumuz önerge üzerinde konuşmak için söz aldım. Hepinizi saygıyla selamlıyorum.
Değerli arkadaşlarım, bugün insan haklarını anma ve kutlama günü.
Değerli arkadaşlarım, işte bugün bu Parlamentoya sunulacak olan hatta sunulmuş olan bazı kanunlar var. Bu kanunlardan bir tanesi geçen gün, Türk Ceza Kanunu’nun 257’nci maddesinde geçti. Bu maddede, bu tartışmalardan da anlaşılacağı üzere, tamamen görevi kötüye kullanma suçu işleyenlerin cezalarında büyük bir indirime gidildi, tecil kapsamına alındı, paraya çevirme kapsamına alındı, asliye ceza mahkemelerinde yargılanan suçların sulh ceza mahkemelerinde yargılanması bu Mecliste kabul edildi.
Değerli arkadaşlarım, bu maddenin kabulüyle belli bürokratların, belediye başkanlarının, kamu hizmeti yapıp da görevini kötüye kullananların cezalarında bir nevi af niteliğinde bir kanun tasarısı çıktı.
Değerli arkadaşlarım, yine son günlerde Plan ve Bütçe Komisyonunda torba yasasıyla görüşülmekte olan, yine kamuda çalışanların kişisel sorumluluklarından, görevi kötüye kullanmalarından dolayı haklarında açılacak olan davalarda da dikkat ederseniz, dava açılamayacağına dair bir kanun tasarısı komisyona sunulmuş bulunmaktadır. Yakında bu kanun tasarısı da Meclise gelecek.
Değerli arkadaşlarım, siz, mahkemeye gitmeyi, mahkemede yargılanmayı, mahkemede belli bir fiil işleyenlerin cezalandırılmasını önlemek için kanun teklifleri sunmaktasınız ama dikkat edin, eğer bu şekilde kanun teklifleri Meclise gelirse yakında asliye ceza mahkemelerinin, hukuk mahkemelerinin görecek olduğu davalarda büyük bir azalma olacaktır.
Değerli arkadaşlarım, görevi kötüye kullanan, görevi kötüye kullanmaktan başkasına, kamuya zarar verenler hakkında iki türlü dava açılmaktadır. Bu davalardan bir tanesi, adliye mahkemelerinde açılan kişisel sorumluluktan ve görevi kötüye kullanmadan dolayı tazminat davalarıdır. Yine aynı şekilde aynı fiilin işlenmesinden dolayı idare aleyhine açılan davalar vardır. Eğer o kanun tasarısı bu Meclisten geçerse, bu torba yasasıyla gelen kanun tasarısı, kişisel sorumluluktan kamu kesiminde çalışanların hepsi aleyhine bir dava açılmasını ortadan kaldırıyorsunuz. Bu da dikkat ederseniz, bu İnsan Hakları Günü’nde bu görevi kötüye kullanma eylemiyle, fiiliyle zarar gören kişilerin büyük bir haksızlığa uğrayacağını, hak kaybına uğrayacağını da gerçekten iyi irdelemek lazım.
Değerli arkadaşlarım, son zamanlarda çok kötü fiiller işlenmektedir. Ben Parlamentonun bu konuda duyarsız olmasını hâlâ idrak edemiyorum.
Değerli arkadaşlarım, İstanbul’da bir öğrenci eyleminde dövülen bir kadının çocuğunu düşürme durumu var.
Değerli arkadaşlarım, bundan daha acı bir olay olur mu? Bir kadın dövülüyor, çocuğu düşürülüyor. Döven polis.
Şimdi, bu kanun tasarısı gelirse, onun bu görevi kötüye kullanmadan dolayı hakkında bir dava açılamayacak mı, kamuya mı dava açılacak değerli arkadaşlarım? Bu Parlamento neden bunun üzerine gitmiyor? Dövülen bir kadın ve o kadının bir çocuğu düşüyor arkadaşlar, düşürülüyor. Yazık değil mi değerli arkadaşlarım? Bu, dünyanın başka bir ülkesinde olsa, açıkça söylüyorum, o İçişleri Bakanı ve görevliler hakkında derhâl soruşturma başlar, o İçişleri Bakanı da görevden istifa eder.
Değerli arkadaşlarım, bu iş bu kadar ucuz değil. İşte İnsan Hakları Günü’nde karşılaştığımız durumlar bunlar. Geçen sene de aynı olaylar oldu. Ekmek isteyen, çoluk çocuğunun rızkını isteyen belli işçiler o karda yağmurda havuzlara atıldı, dövüldü, işkence gördü değerli arkadaşlarım. Bu Parlamento, değerli arkadaşlarım, neden bunların soruşturmasını yapıp da bu kişilerin yakasına yapışmıyor? İnsan Hakları Günü’nde bu kadar insan hakkı ihlal edilir mi değerli arkadaşlarım? İşte sorun bu.
Bu yönden, biz bu kanun tasarılarımızı ne kadar çabalarla iyileştirmek istesek de bir başarı sağlayamayacağız görüşündeyim.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
112 konuşma daha · 10 Aralık 2010