İçeriğe atla

23. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 32. BİRLEŞİM · SALI

2011 yılı merkezi yönetim bütçe kanunun tasarısı ile 2009 yılı merkezi yönetim kesinhesap kanunu tasarısı hakkında

Rahmi Güner

Ordu Milletvekili · CHP

Genel Kurul, 32. Birleşim · 5. yasama yılı · 14 Aralık 2010 · 774 kelime · yaklaşık 4 dakikalık okuma

Kaynak göster

Rahmi Güner (CHP), 14 Aralık 2010 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 32. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: 2011 YILI MERKEZİ YÖNETİM BÜTÇE KANUNUN TASARISI İLE 2009 YILI MERKEZİ YÖNETİM KESİNHESAP KANUNU TASARISI HAKKINDA); konuşma 774 kelime.

Rahmi Güner (CHP, Ordu). “2011 yılı merkezi yönetim bütçe kanunun tasarısı ile 2009 yılı merkezi yönetim kesinhesap kanunu tasarısı hakkında”. TBMM Genel Kurulu, 32. Birleşim tutanağı, 14 Aralık 2010. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/rahmi-guner-23-2010-12-14-2011-yili-merkezi-yonetim-butce-kanunun-tasarisi-ile-2009-yili-merkezi (erişim: 28 Ekim 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

CHP GRUBU ADINA RAHMİ GÜNER (Ordu)Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; 2011 yılı bütçesinin Türkiye Büyük Millet Meclisi bütçesi üzerinde Cumhuriyet Halk Partisi Grubu adına söz almış bulunuyorum. Hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Değerli arkadaşlarım, Meclisimiz, gerçekten dünyada eşi olmayan ve Türkiye Cumhuriyeti’ni kuran bir meclistir. Konuşmalarımda bazı sorunlara değineceğim. Yalnız, incitmek istemiyorum bu yüce Meclisi. Türkiye Büyük Millet Meclisi bütçesi üzerinde konuşurken özenli olmaya da çalışacağım fakat kurumun artık nelerle anıldığına değinmeden de geçmeyeceğim.

Bu Meclisin saygınlığını korumak elbette ki hepimizin görevidir fakat değerli arkadaşlarım, bu en başta Sayın Meclis Başkanının görevidir.

13/12/2010 tarihi itibarıyla 23’üncü Dönemde 17.305 yazılı soru önergesi verilmiş ve bunlardan 7.967 adedi süresi içinde cevaplanmamış -yani İnternet’te yayınlanmıyor, gözden kaçırılıyor- 1.474 adedi işleme konulmadan, önerge veren milletvekillerine iade edilmiştir. 23 Dönemde iade konusunda bir rekor kırılmış gibi gözükmektedir. Rekor mudur, değil midir, bunun yanıtını Sayın Başkan verecektir.

Türkiye Büyük Millet Meclisi, AKP hükûmetleri döneminde iktidar partisiyle aynı paralelde denetimden kaçan, denetim mekanizmasını işlevsiz kılan bir yapıya bürünmüştür. Bu dönemde, milletvekillerinin yurttaş adına denetim görevini yaparken en sık başvurduğu yöntem olan soru önergesi anlamını yitirmiştir. Sayın Başkan, Meclis, denetim görevini yerine getirdikçe saygınlaşır, lokantaya, çay ocağına kalite belgeleri alarak değil.

Yine, şunu da belirtiyorum: Normal koltuklar varken makam odalarına yeni, lüks koltukların alınmasını da burada kınıyorum.

7 Aralık Salı günü, Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Sayın Kemal Kılıçdaroğlu, Türkiye Büyük Millet Meclisinin hesaplarının dört yıldır neden denetlenmediğini sordu. Şimdi, Genel Kurulun önünde Sayın Başkana bir de ben soruyorum: Bu Meclis hesaplarını araştırma komisyonu niye kurulmuyor? Niye dört yıldır bu Meclisin hesapları denetlenmiyor ve bunun önündeki engel kimdir, kimlerdir? Sayın Başkan, milletin huzurunda cevap vermenizi bekliyoruz.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; personelin çok önemli dertleri var, sizlere de ulaşıyordur. Meclis personelinin servislerini kaldırdınız, “Daha sonra koyarız veya yol ücreti veririz.” dediniz, ikisi de şu ana kadar yapılmadı. Acaba bu konuda ne düşünüyorsunuz?

Kurumda aynı işi yapan personel farklı ücretler almaktadır. Bu da kanayan bir yaradır. Meclis Başkanı olarak bu kurumun çalışanlarının hakkını korumak öncelikle sizin görevinizdir.

Daha önce, Divan kararıyla, kadrolu olup da yardımcı hizmetler sınıfında çalışan dört yıllık fakülte mezunları genel idari hizmetler sınıfına geçirilmiştir. Şu anda bu konumda olan personel iki yıldır beklemektedir. Bu arkadaşların atamasını ne zaman yapmayı düşünüyorsunuz?

Özellikle yeni inşaat çalışmasıyla araçların park yerlerinin olmadığı ve çok sıkışık bir şekilde park edildiğini de görmekteyiz, sizler de görmektesiniz. İnşallah, yeni, servis otobüsleri uygulanırsa bu da ortadan kalkmış olur.

Değerli arkadaşlarım, bu Mecliste geçen dönem bir Genel Sekreter vardı. Genel Sekreterin neden görevden alındığını ben burada söylemek istemiyorum ama değerli arkadaşlarım, yeni bir Genel Sekreter alınmış bu Meclise. Bu Genel Sekreter, milletvekiliyle, parlamenterle nasıl konuşulacağını bilmiyor değerli arkadaşlarım, karşısındaki parlamenteri kendi personeli zannediyor. Bu konuyu da bu Mecliste söylemek durumundayım çünkü bu Mecliste her parlamenter, çalışanın, o Genel Sekreterin amiri durumundadır. Bunu da Sayın Başkana iletmiş oluyorum. Bu şekilde çalışan, Meclisin havasını bilen, Meclisin çalışma yöntemlerini bilen çok değerli kişiler var. Dikkat ederseniz, genel sekreter yardımcıları da dışarıdan alınmaktadır. Bu Meclisten neden alınmıyor? Çünkü Meclisin yönetimini çok iyi bilen, üniversite mezunu, kariyer sahibi çok değerli kişiler var. İlla, partizan nitelikte olan kişilerin mi alınması gerekli? Buna da Sayın Başkandan bir cevap bekliyorum değerli arkadaşlarım.

Bir de şu var: Bu Mecliste, dikkat ederseniz, bu Genel Sekreterin kardeşi işe alınıyor. Yine bu Mecliste, dikkat ederseniz, geçmişteki Meclis başkanlarının yakınları, kızları, gelinleri işe alınıyor. Türkiye’de, dikkat ederseniz, KPSS imtihanlarına giren yüzlerce, binlerce genç var. Yüzlerce, binlerce genç bu imtihanlara giriyor, iş arıyor devlet kapılarında. 280 bin civarında öğretmen atama, tayin bekliyor değerli arkadaşlarım. Bu sorunlar varken Meclis neden böyle partizan tutum içinde bu uygulamaları yapıyor? Sayın Başkandan bunun açıklamasını istiyorum.

Değerli arkadaşlarım, Türkiye… Esasında şunu söylüyorum: En ücra köşesinde bulunan, yaşayan, Türkiye Cumhuriyeti’ne üretimde katkıda bulunan kişilerin umut yeri Türkiye Büyük Millet Meclisidir.

Değerli arkadaşlarım, yine memurların bugün göz bebeği, umut beklediği kurum Türkiye Büyük Millet Meclisidir, işçilerimizin her zaman sorunlarının giderilecek olduğu yer, Türkiye Büyük Millet Meclisidir, emeklilerin sorunlarının halledilecek olduğu yer Türkiye Büyük Millet Meclisidir.

Değerli arkadaşlarım, bugün, en küçük birimde seçimle gelen köy muhtarlarının yasa tasarısının, onların ücretlerinin, aldığı paranın iyileştirilmesi, onların insanca toplumda bir muhtar olarak, bir yönetici olarak görev yapmalarını sağlayacak olan, maaşlarının iyileştirilmesinin özü burasıdır değerli arkadaşlarım.

Yine, değerli arkadaşlarım, şunu da belirtmek istiyorum: Bugün, üreticinin alın terinin verilecek olduğu, onun savunulacak olduğu, yönlendirilecek olduğu yer Türkiye Büyük Millet Meclisidir. Bugün, bir dergide Sayın Başbakanın konuşması yayınlanıyor.

Değerli arkadaşlarım, konuşmanın özü fındık. Fındık ancak üreticinin temsilcileriyle görüşülür, fındık o yörede yaşayan insanların sorunları dinlenerek konuşulur ama Cüneyt Zapsu’yla görüşerek, o 8 milyon üreticinin emeği, alın teri orada tespit edilip… Sayın Başbakan, onunla görüşeceğine, halkın temsilcisiyle görüş, o halkın alın terini ver.

Değerli arkadaşlarım, 3 milyon lira yeter mi? 3,5 milyon lira yeter mi?

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

89 konuşma daha · 14 Aralık 2010

89 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook