İç tüzük 37'ye göre doğrudan gündeme alınma önerisi
Tokat Milletvekili · MHP
Genel Kurul, 136. Birleşim · 2. yasama yılı · 29 Temmuz 2008 · 774 kelime · yaklaşık 4 dakikalık okuma
Kaynak göster
Reşat Doğru (MHP), 29 Temmuz 2008 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 136. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: İÇ TÜZÜK 37'YE GÖRE DOĞRUDAN GÜNDEME ALINMA ÖNERİSİ); konuşma 774 kelime.
Reşat Doğru (MHP, Tokat). “İç tüzük 37'ye göre doğrudan gündeme alınma önerisi”. TBMM Genel Kurulu, 136. Birleşim tutanağı, 29 Temmuz 2008. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/resat-dogru-23-2008-07-29-ic-tuzuk-37-ye-gore-dogrudan-gundeme-alinma-onerisi (erişim: 29 Ekim 2026).
Konuşmanın tam metni
REŞAT DOĞRU (Tokat)26 Şubat 1992 tarihinde Ermeniler tarafından Azerbaycan’ın Hocalı kentinde gerçekleştirilen katliamın, facianın tanınması, 26 Şubatın “Hocalı Katliamını Anma Günü” olarak kabul edilmesine ilişkin kanun teklifimizin İç Tüzük’ün 37’nci maddesi gereğince gündeme alınması için söz almış bulunuyorum. Yüce Meclisi saygılarımla selamlıyorum.
Sözlerime başlamadan yüce milletimizin ve İslam âleminin Miraç Kandili’ni kutluyor ve nice kandillere sağlık içerisinde ulaşılmasını temenni ediyorum.
Sayın milletvekilleri, günümüzde özgürlük, insan hakları, demokrasi insanlığın ihtiyaç duyduğu temel özlemlerdir. Bu özlemlerin karşıtı olan terör, işkence, katliam, soykırım ve benzeri faaliyetler ise yüz kızartıcı insanlık suçlarıdır. İşte bu manada, 27 Temmuz günü hunharca İstanbul Güngören’de terör örgütlerince yapılan katliamı şiddetle kınıyorum. Ölen insanlarımıza Allah’tan rahmet, ailelerine ve milletimize başsağlığı diliyorum. Ayrıca, yaralanan tüm vatandaşlarımıza da acil şifalar diliyorum.
İnsanlık tarihinde ne yazık ki yüz kızartıcı bu suçların sayfası az da değildir. İşte, bunlardan bir tanesi de 26 Şubat 1992 günüdür. Bu gün, Türk dünyası ve Azerbaycan için çok acılı bir gündür. 26 Şubat 1992 tarihinde, Ermenilerin, Rusların desteğiyle beraber Azerbaycan’ın Hocalı kentine büyük bir saldırı gerçekleştirmiş olduğu ve sivil halka da büyük bir noktada katliam yapmış olduğu görülür. Bu katliamda, öyle enteresandır ki, o gün, çocuklar, kadınlar, yaşlı insanlar yani soyuyla ilgili tüm insanların katledilmiş olduğunu, öldürülmüş olduğunu görürsünüz. Yaklaşık olarak 613 tane Azeri Türkü orada katledilmiştir. Bu katledilen insanların 83 tanesi çocuk, 106 tanesi de kadındır ve bu insanlar, ne yazık ki işkence yapılarak öldürülmüştür.
Değerli milletvekilleri, bugün Azerbaycan’ın topraklarının üçte 1’i maalesef işgal altındadır. Bu topraklar içerisinde, Karabağ, Şusa, Hankendi gibi kentler neredeyse tamamen Türklerden arındırılmış durumdadır. Bu, esas, öz toprakların sahipleri olan Azerbaycan Türkleri ise maalesef bu topraklardan sürülmüş ve Azerbaycan’ın çeşitli yerlerinde çok zor şartlar altında yaşamaktadırlar. Yaklaşık olarak 1 milyon Azerbaycan Türkü -onlara “kaçkın” deniyor- bu kaçkın, garip insanlar, maalesef çok zor şartlar altında, Bakü’nün reyonlarında veyahut da Azerbaycan’ın diğer topraklarında, çok ama çok ağır şartlar içerisinde yaşamaktadır.
Bir Türk olarak o insanlara sahip çıkmak mecburiyetindeyiz. Onların dertlerini kendimizde dert edinmek, onlara, Kızılay dâhil, ne yapılması gerekiyorsa, dün nasıl yardım etmişsek bugün de yardım etmek durumundayız çünkü onların şu andaki ıstırapları ve çileleri dün olduğu gibi bugün de devam etmektedir. Bundan dolayı da özellikle Azerbaycan ve Ermenistan arasındaki ilişkilerde bu konu çok ciddi manada gündem içerisinde olmalıdır. Yani, Ermenilerin, işgal etmiş oldukları Karabağ’dan, Azerbaycan’ın topraklarından çekilmesi gerekir. Çekilmediği zaman da siz, Ermenistan’la ilişkileri geliştiremezsiniz.
Dolayısıyla da özellikle Hükûmet yetkililerine ve tüm insanlığa bu konuda seslenmek istiyorum: “İnsan haklarına değer veriyoruz.” diyoruz. İnsan haklarına dünyanın her tarafında değer veriliyor ama konu Türk milleti olduğu zaman, Türk insanı olduğu zaman acaba nasıl değer verilmiş olduğunun da bir göstergesidir.
Özellikle Güngören’de, işte, masum insanlar öldürülmüştür. Göngören’deki insanlara yapılan saldırıyı şiddetle kınarken dünyanın çok çeşitli noktada da çok farklı bir şekilde tepki göstermesini bekliyoruz. Ama ne yazık ki cılız bir tepkiyle de karşı karşıya olduğumuzu da unutmamamız gerekir.
Birinci Dünya Harbi’nden sonra Anadolu Türklerine karşı yapılan saldırılar, katliamlar konu Türkler olunca unutulmaktadır. Ama soykırım masalıyla da dünya yanıltılmaya da çalışılmıştır. İşte artık Türk insanının uyanmasının veyahut da uyandırılmasının zamanı gelmiş değil midir?
Bakınız, Türk Tarih Kurumu Başkanı Profesör Doktor Yusuf Halaçoğlu, geçenlerde görevinden alınmıştır. Yusuf Halaçoğlu’nun ben neden görevden alınmış olduğunu veyahut da onun görevden alınma sebebinin ne olduğunu anlamış değilim. Ermenilerle ilgili, işte “Arşivler açılsın.” deniyor, “Arşivler açılsın.” denmiştir. Hakikaten “Türkiye’deki arşivler açılsın, Ermenistan’daki açılsın veya beraberinde, işte, Rusya’da, Almanya’da, o zamanda müdahil olan kimler varsa o devletlerin hepsinin arşivlerinin açılmasıyla gerçek bulunsun.” denmiştir. Ama ne yazık ki Yusuf Halaçoğlu Hocamız, küstürülerek, tatildeyken, hiçbir haberi olmadan görevinden alınmıştır. Kamuoyunun da bu görevden alınmayı da yakinen takip etmekte olduğunu ve beraberinde de bu soruya cevap verilmesi gerektiğini düşündüğünü de ifade etmek istiyorum.
Konu mesela ABD’deki İkiz Kuleler olunca, ABD dünyanın her tarafını yakıyor yıkıyor.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKANBuyurun Sayın Doğru, devam ediniz efendim.
REŞAT DOĞRU (Devamla)Afganistan’ı, Irak’ı yakıp yıkıyor ve beraberinde de, bakınız, şu anda Irak’ta 1 milyonun üzerinde insan öldürülmüştür. Öldürülenler içerisinde Türkmen kardeşlerimiz vardır ve ancak, değerli kardeşlerim, onlara gösterilen tepki, işte, beraberinde de her tarafta insanlığa gösterilmesi gerekir.
Biz de bu kanun teklifimizle bunu ifade etmeye çalıştık. Hocalı’da bir insanlık suçu işlenmiştir. Hocalı’da insanlar, kadınlar, çocuklar hiçbir suçları olmamasına rağmen katledilmiştir. O katledilen günün dünya tarafından anlatılması, anlaşılması ve ezilen insanların, bu noktada, o gün dolayısıyla da haklı olduklarını dünyanın her tarafına anlatması gerekir. Ben bu noktada yüce Meclisten destek bekliyorum. Bu kanun teklifimizin esas verilme amacı da zaten bu katliamın göz önüne getirilmesi ve Azerbaycanlı kardeşlerimizin yanında olduğumuzun gösterilmesidir. Azerbaycan Türk’üne sahip çıkmak mecburiyetindeyiz. Dünya Türklüğü Azerbaycan Türkü’ne sahip çıkılmayı bekliyor. Yani siz Kıbrıs Türkü’ne, Azerbaycan Türkü’ne, Özbek Türkü’ne, Kazak Türkü’ne sahip çıkmazsanız o zaman milletinizin hiçbir değerine sahip çıkmamış olursunuz diyor, yüce Meclisi saygılarımla selamlıyorum. (MHP sıralarından alkışlar)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
27 konuşma daha · 29 Temmuz 2008