2009 yılı merkezi yönetim bütçesi (s.s.312) 2007 yılı merkezi yönetim kesin hesap kanunu tasarısı ile merkezi yönetim bütçesi kapsamındaki idare ve kurumların 2007 bütçe yılı kesin hesap tasarısı (s.s.313)
Tokat Milletvekili · MHP
Genel Kurul, 30. Birleşim · 3. yasama yılı · 18 Aralık 2008 · 672 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma
Kaynak göster
Reşat Doğru (MHP), 18 Aralık 2008 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 30. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: 2009 YILI MERKEZİ YÖNETİM BÜTÇESİ (S.S.312) 2007 YILI MERKEZİ YÖNETİM KESİN HESAP KANUNU TASARISI İLE MERKEZİ YÖNETİM BÜTÇESİ KAPSAMINDAKİ İDARE VE KURUMLARIN 2007 BÜTÇE YILI KESİN HESAP TASARISI (S.S.313)); konuşma 672 kelime.
Reşat Doğru (MHP, Tokat). “2009 yılı merkezi yönetim bütçesi (s.s.312) 2007 yılı merkezi yönetim kesin hesap kanunu tasarısı ile merkezi yönetim bütçesi kapsamındaki idare ve kurumların 2007 bütçe yılı kesin hesap tasarısı (s.s.313)”. TBMM Genel Kurulu, 30. Birleşim tutanağı, 18 Aralık 2008. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/resat-dogru-23-2008-12-18-2009-yili-merkezi-yonetim-butcesi-s-s-312-2007-yili-merkezi-yonetim (erişim: 29 Ekim 2026).
Konuşmanın tam metni
MHP GRUBU ADINA REŞAT DOĞRU (Tokat)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; TİKA bütçesi üzerinde, 2009 yılı bütçe tasarısı hakkında Milliyetçi Hareket Partisi Grubu adına söz almış bulunuyorum. Yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum.
1990’lı yılların başında Sovyetler Birliği’nin dağılmasıyla beraber TİKA kuruluşu kurulmuş ve faaliyetlerine başlamıştır. TİKA kurulduğu günden itibaren 2002 yılının sonuna kadar çok önemli projeleri gündeme getirmiş ve uygulamaya da koymuştur.
Bunları şöyle bir gözden geçirdiğimiz zaman -tabii bunların içerisinde devlet olarak da yapılmıştır- bir Manas Üniversitesi Kırgızistan’da, Kazakistan’da Ahmed Yesevi Üniversitesi, Moğolistan Türk Anıtları Projesi ve yakın zamanda yapılan Bilge Kağan karayolunun asfaltlanması, Hoca Ahmed Yesevi Türbesi ve Külliyesi restorasyonu, Sultan Sencer Türbesi ve Külliyesi restorasyonu, Kırım Türklerine Konut Edindirme Projesi, Gagavuz Yeri İçme Suyu Projesi, Tacikistan’da şehirlere su getirme projesi, Azerbaycan Haçmaz Bölgesi’nde numune tarım çiftliklerinin oluşturulması, Kırgızistan Bişkek’te numune KOBİ yatırımları, TÜRKSOY projeleri ve Türkoloji projeleri sayılabilir. Bunlar çok önemli büyük projelerdir.
Biz 2002 yılından itibaren iktidara gelmiş bulunan AKP İktidarından bu şekilde ses getiren büyük projeler oluşturmasını ve yapılmasını bekliyoruz. Bu zamana kadar, tabii, bazı güzellikler yapılmıştır ama… Hakikaten, üniversitelerin kurulması, büyük projelerin ortaya konmuş olmasının da ayrı bir önemi olduğunu da ifade etmek istiyorum.
Sayın milletvekilleri, tabii, bağımsız devlet olmayan Türk toplumlarına da TİKA marifetiyle yardımlar yapılmakta ve ofisler açılmaktadır. Ancak, tabii TİKA’nın kuruluş amacı Türk dünyası olmasından dolayı da Türk dünyasına yönelik çalışmaların yapılmasının yanında, son zamanlarda, işte, Afrika ülkelerinde de çeşitli koordinasyon ofislerinin açılmakta olduğunu görüyoruz. İşte, Sudan’da, Senegal’de, Etiyopya’da açılıyor.
Ancak, bunların yanında TİKA’nın ayrıca bir Doğu Türkistan’da Sencer Bölgesi’nde bir ofis açmasını veyahut da bir Suriye Halep’te, Lübnan’da veyahut Musul’da, Kerkük’te, Telafer’de de bir ofis açmasının ben çok faydalı olacağı kanaatindeyim.
Tabii, bunların yanında özellikle, sayın milletvekilleri, Türkiye ve Türk dünyasıyla ilişkilerde TİKA tarafından yapılan çalışmaları takdirle de karşılıyoruz. Kurumsallaşmış bir yapı, on altı yıldan itibaren başarılı bir şekilde devam ediyor. Ancak bunun yanında bugün Türkiye, Türk dünyası ilişkilerinde bu çalışmaların daha ötesine de açılımlar yapılması gerekmektedir. Bir Nabucco Projesi’nin, bir Traceca Projesi’nin, bir enerji koridorları konusunun da Türk dünyası için çok önemli olduğunu düşünüyorum.
Ayrıca, son zamanlarda tabii, Ermenistan’la ilişkiler geliştirilmeye çalışılıyor. Ancak Ermenistan’la ilişkilerin geliştirilmesinin yanında buradaki, tabii, Ermenilerle özellikle Azerbaycan arasındaki problemin çözümlenmemiş olmasından dolayı da Azerbaycanlı kardeşlerimiz tarafından da bu konu çok yakinen takip ediliyor. Hatta birçoğunun üzülmekte olduğunu ve beraberinde de yani bu özellikle kaçkınların, sorunların ortada olduğu bir dönemde bu sorunlar çözümlenmeden ilişkilerinin geliştirilmesinin çok doğru olmadığını veyahut da bu konunun ciddi manada değerlendirilmesini beklemekte olduğunu ifade etmek istiyorum.
Ayrıca tabii, Gürcistan’la ilgili de bazı şeyler söylemek gerekiyor. Ahıska Türkleri yıllardan beri bir mücadele ettiler ve kendi yurtlarına dönme mücadelesinde başarılı bir konuma da gelmiş bulunuyorlar. Ama Ahıska Türklerinin o bölgeye yerleşmesindeki sıkıntıları da aşmak mecburiyetindeyiz.
Bakınız daha önceki dönemlerde Kırım’da bir konut edindirme yardımları yapılmış, yaklaşık olarak TİKA marifetiyle beş bine yakın konut burada bizim soydaşlarımıza alınmış ve verilmiştir. Aynı projenin acaba Ahıska Türkleri tarafından da yapılması gerekmez mi? Ahıska Türkleri fakir insanlar. Dünyanın her tarafına yayılmış ve de perişan bir şekilde yaşıyorlar. Ahıska Türklerine de, işte, konut alabilir miyiz? Veyahut da o bölgeden toprak alıp kendilerine vermiş olduğumuz zaman en azından oraya yerleşilmesini de sağlamış olabiliriz.
Gürcistan, tabii, son zamanlarda büyük sıkıntı içerisine girdi. En azından, Gürcistan’ın çeşitli Birleşmiş Milletler kuruluşları nezdinde görüşmeler sağlanılarak bu sene sonunda müracaatların bitirilmesinin en azından bir yıl daha uzatılması noktasında da çalışmalar yapılması gerekir diye de düşünüyorum.
Sayın milletvekilleri, Türk dünyasıyla ilişkilerde maddi kaynaklı projeler yanında, çeşitli eğitim çalışmaları, sempozyum çalışmaları da yapılması gerekiyor. Geçtiğimiz aylarda, Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı Sayın Köksal Toptan marifetiyle, Türkçe Konuşan Devletler Parlamenter Asamblesi gerçekleşmiştir. Bu çok ciddi bir adımdır. Aynı tür adımların ve projelerin yapılması gerekiyor. Konuşmamın başında da söylemiş olduğum gibi, büyük projelerin olması oralardaki ilişkilerimizin daha da fazla geliştirilmesini sağlayabilir. Bakınız, daha önceki dönemlerde yine başarılı bir şekilde “Büyük Öğrenci Projesi” adı altında ciddi bir proje geliştirilmiştir. Bu proje devam ediyor ancak projenin çok büyük eksiklikleri vardır. Okullarını bitiren çocuklarımız, işte, Türk dünyasına yayılıyorlar. En azından bunların takip edilerek o bölgelerdeki çocuklarımızın iş sahibi yapılması, aş sahibi yapılması noktasında çalışmaların yapılması gerekir diye de düşünüyorum.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
72 konuşma daha · 18 Aralık 2008