İçeriğe atla

23. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 56. BİRLEŞİM · ÇARŞAMBA

Kadın erkek fırsat eşitliği komisyonu kurulması hakkında kanun teklifi (s.s.328)

Reşat Doğru

Tokat Milletvekili · MHP

Genel Kurul, 56. Birleşim · 3. yasama yılı · 11 Şubat 2009 · 631 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma

Kaynak göster

Reşat Doğru (MHP), 11 Şubat 2009 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 56. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: KADIN ERKEK FIRSAT EŞİTLİĞİ KOMİSYONU KURULMASI HAKKINDA KANUN TEKLİFİ (S.S.328)); konuşma 631 kelime.

Reşat Doğru (MHP, Tokat). “Kadın erkek fırsat eşitliği komisyonu kurulması hakkında kanun teklifi (s.s.328)”. TBMM Genel Kurulu, 56. Birleşim tutanağı, 11 Şubat 2009. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/resat-dogru-23-2009-02-11-kadin-erkek-firsat-esitligi-komisyonu-kurulmasi-hakkinda-kanun-teklifi-2 (erişim: 29 Ekim 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

REŞAT DOĞRU (Tokat)Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; 328 sıra sayılı Kadın Erkek Fırsat Eşitliği Komisyonunun kurulmasıyla ilgili Kanun Teklifi’nin 4’üncü maddesi üzerinde şahsım adına söz almış bulunuyorum. Yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum.

Milletlerin uygarlığının kadına verilen değerle ölçülebileceği tartışılamayacak bir gerçektir. Kadın, aile ve toplum arasında köprü görevi görür, sosyal sistemin ilerleyişinde katkısı büyüktür. Kadınların toplumsal, ekonomik ve siyasal yaşamın her bölümünde aktif olarak yer alması gerekmektedir. Türk tarihinde kadın kahramanlara çok rastlanmaktadır. Bunlardan birisi de Kuvayımilliye döneminde kahramanlık yapan “Kara Fatma” namıyla Fatma Seher Hanımefendi’dir. Fatma Seher Hanım, kahramanlıklarıyla bütün ordunun takdirini kazanmış ve milletimizin gönlünde yer kazanarak herkese örnek gösterilmiştir. Sosyal hayatta ise Türk kadını -iş hayatında olarak- 1897 tarihinde işçi olarak çalışmasıyla görülür.

Kadınlar, ilk kez 1913 yılında devlet memuru olarak çalışmaya başladılar, siyasi hayatta var olma mücadelesine 1923 yılında geçtiler, ilk kadın partisi olarak Kadınlar Halk Fırkasını 1923 yılında kurdular. 29 Ekim 1923 cumhuriyetin ilanı Türk kadınları için bir dönüm noktası olmuştur. Bu tarihten itibaren kadınların kamusal alana girmesini sağlayan yasa ve yapısal reformlar hızlandırılmış, Türk kadını siyasi ve sosyal alanda yer almaya başlamıştır. Kadınlarımızın her millette olduğu gibi milletimiz için de çok yüksek bir önemi vardır. Türk milletinin Asya’dan Avrupa’ya, oradan bütün dünyaya yayılan kahramanlık mücadelesinde kadınlarının rolü çok önemli olmuştur. Kıymetli analarımız Atatürk gibi faziletli evlatlar yetiştirmişler ve onlar da Türk tarihine damgasını vurmuşlardır.

Bizim milletimiz esas terbiyesini aileden almaktadır. Türk milleti için “ana”, “kardeş” kelimeleri çok önemlidir, “ana” dendi mi akan sular durur. En güzel değerlerimizin adını “ana” kelimesiyle taçlandırırız. Milletimiz için öz anası gibi dört tane daha anası vardır. Bunları şöyle sıralayabiliriz: Ana vatan, ana dil, millî tarih, Türk kültürü ve töresi. Bu dört anaya da öz annemiz gibi sahip çıkmalıyız, onun uğrunda her türlü fedakârlığı yapmalıyız. Atatürk diyor ki: “Şuna kani olmak lazımdır ki dünya yüzünde gördüğümüz her şey kadının eseridir. Türk milleti esas eğitimini aileden almaktadır. Türk milleti öyle analara sahiptir ki, her dönemin büyük adamlarını bu analar yetiştirmiştir. Türk kadını daha yüksek kuşaklar yetiştirmeye de yeteneklidir.

Türkiye Cumhuriyeti anlamınca kadın, bütün Türk tarihinde olduğu gibi bugün de en saygın düzeyde, her şeyin üstünde yüksek ve şerefli bir varlıktır. Türk kadını dünyanın en aydın, en erdemli ve en ağır kadınıdır, evin temel direğidir.”

Son yıllarda Doğu Türkistan’da mücadele eden Rabia Kadir Hanımefendi de Türk tarihine bir kahraman olarak geçmiştir. Çin’in zulmüne, eziyetlerine karşı yiğitçe direnmiş ve yıllarca hapis yatmasına rağmen hiç yılmamıştır. Onun şanlı mücadelesini takdirle karşılıyorum.

Şu an itibarıyla da yine Kerkük’te, özellikle Karabağ’da Ermenilerin işgaliyle beraber analar ağlamış, yaklaşık olarak 1 milyonun üzerindeki Azerbaycanlı kendi öz toprağından koparak başka yerlere sürülmüştür. Oralarda da şu an itibarıyla anaların ağladığını, ailelerinin yandığını ve dünyanın ilgisini beklemekte olduğunu ifade etmek istiyorum. Ancak, Kara Fatmalar, Rabia Kadirler olduğu sürece bu milleti tarihten hiçbir güç, hiçbir kimse silemeyecektir.

Türk toplumunda kadının saygın bir yeri vardır. Orta Asya’da kurulan ilk Türk devletlerinde kadın ve erkek eşit haklara sahipti. Devlet yönetiminde hakanların yanında “Hatun” adı verilen eşleri de söz sahibiydi. Kadınlar ata binip ok atar, top oynar, güreş gibi ağır sporlar yapar ve savaşlara katılırlardı. Asenalar, Kara Fatmalar, Sabiha Gökçenler hiçbir zaman unutulmaz.

Atatürk, kadınlarımızın medeni, siyasal ve sosyal haklarına kavuşması gerektiğine inanıyordu. Türk kadınının bu durumunu Atatürk’ün şu sözü en güzel şekilde ifade eder: “Dünyada hiçbir milletin kadını ‘Ben Anadolu kadınından daha fazla çalıştım, milletimi kurtuluşa ve zafere götürmekte Anadolu kadını kadar gayret gösterdim.’ diyemez.” Atatürk bir konuşmasında “Türk kadını dünyanın en aydın, en faziletli ve ağır kadını olmalıdır.” demişti. Atatürk “Bizim dinimiz hiçbir vakit kadınların erkeklerden geri kalmasını talep etmemiştir. Allah’ın emrettiği şey ‘Erkek ve kadının beraber olarak ilim ve bilgiyi kazanmasıdır.’ sözüyle toplum hayatında kadının önemini belirtmiştir.”

Milliyetçi Hareket Partisi olarak, cennetle müjdelenmiş olan kadınlarımıza verdiğimiz değere herkes şahittir. Gazi Meclisimizin Başkan Vekilliği de şu an itibarıyla Türk kadınına verilmiştir.

Bugün, üzülerek belirtmek isterim ki kadınlarımız sıkıntı içerisindedir.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

53 konuşma daha · 11 Şubat 2009

53 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook