İçeriğe atla

23. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 41. BİRLEŞİM · PERŞEMBE

2010 yılı merkezi yönetim bütçe kanunu tasarısı (s.s.: 442) ve 2008 yılı merkezi yönetim kesin hesap kanunu tasarısı ile merkezi yönetim bütçesi kapsamındaki idare ve kurumların 2008 bütçe yılı kesin hesap tasarısına ait genel uygunluk bildirimi ve eki raporların sunulduğuna dair sayıştay başkanlığı tezkeresi ile plan ve bütçe komisyonu raporu (s.s.:443)

Reşat Doğru

Tokat Milletvekili · MHP

Genel Kurul, 41. Birleşim · 4. yasama yılı · 24 Aralık 2009 · 1.267 kelime · yaklaşık 6 dakikalık okuma

Kaynak göster

Reşat Doğru (MHP), 24 Aralık 2009 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 41. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: 2010 YILI MERKEZİ YÖNETİM BÜTÇE KANUNU TASARISI (S.S.: 442) VE 2008 YILI MERKEZİ YÖNETİM KESİN HESAP KANUNU TASARISI İLE MERKEZİ YÖNETİM BÜTÇESİ KAPSAMINDAKİ İDARE VE KURUMLARIN 2008 BÜTÇE YILI KESİN HESAP TASARISINA AİT GENEL UYGUNLUK BİLDİRİMİ VE EKİ RAPORLARIN SUNULDUĞUNA DAİR SAYIŞTAY BAŞKANLIĞI TEZKERESİ İLE PLAN VE BÜTÇE KOMİSYONU RAPORU (S.S.:443)); konuşma 1.267 kelime.

Reşat Doğru (MHP, Tokat). “2010 yılı merkezi yönetim bütçe kanunu tasarısı (s.s.: 442) ve 2008 yılı merkezi yönetim kesin hesap kanunu tasarısı ile merkezi yönetim bütçesi kapsamındaki idare ve kurumların 2008 bütçe yılı kesin hesap tasarısına ait genel uygunluk bildirimi ve eki raporların sunulduğuna dair sayıştay başkanlığı tezkeresi ile plan ve bütçe komisyonu raporu (s.s.:443)”. TBMM Genel Kurulu, 41. Birleşim tutanağı, 24 Aralık 2009. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/resat-dogru-23-2009-12-24-2010-yili-merkezi-yonetim-butce-kanunu-tasarisi-s-s-442-ve-2008-yi (erişim: 29 Ekim 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

MHP GRUBU ADINA REŞAT DOĞRU (Tokat)Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; 2010 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Tasarısı’nın “Çeşitli Hükümler” bölümündeki 25’inci madde üzerinde Milliyetçi Hareket Partisi Grubu adına söz almış bulunuyorum. Yüce heyetinizi saygıyla selamlıyorum.

Sözlerime başlamadan önce, ülkemizdeki terör örgütünü ve bütün saldırılarını şiddetle kınıyorum. Geçtiğimiz haftalarda başta Tokat ilimizde olmak üzere ülkemizin birlik ve dirliği için canını feda eden bütün şehitlerimize minnet ve şükranlarımı sunuyor, Allah’tan rahmet diliyorum. Ruhları şad olsun.

Ülkemiz Birleşmiş Milletler başta olmak üzere birçok uluslararası kuruluşa üyedir. Uluslararası kuruluşların hepsinin farklı farklı kuruluş hikâyeleri vardır. Bütün bu kuruluşların tüzüklerinde “İnsana değer vermek.” ve “Devletler arasında iş birliği imkânları sağlayarak barışa katkıda bulunmak.” yazılıdır. Ancak bu kuruluşların çalışmalarına baktığımız zaman çalışma yöntemlerinin ve yaptıkları işlerin hiç de barışa hizmet etmediği görülmektedir.

Bu kuruluşların birçoğu ABD ve AB kontrolünde kalmakta, insanlık için değil de kontrolünde oldukları ülkelerin menfaatleri doğrultusunda çalışmaktadırlar. Buna karşılık harcadıkları paralarını da “insan hakları”, “barış” sözleriyle Türkiye dâhil diğer devletlerden almaktadırlar. Ülkemiz de bu kuruluşlara milyonlarca dolar ödemektedir.

İnsani değerleri koruyoruz derken Irak’ta 1,5 milyon, Afganistan’da yüz binlerce Müslüman insan ABD destekli koalisyon tarafından öldürülmüştür. Bunlar içerisinde binlerce Türk vardır.

Sayın milletvekilleri, ABD 57’nci Hükûmet zamanında Irak’a müdahale edemedi ancak daha sonraki AKP hükûmetleri döneminde Irak’a müdahale ettiler ve yüz binlerce insan öldü. Her gün yeni yeni bombalar patlatılarak ölümlere devam ediliyor. Bunun sorumluları, sadece ABD destekli koalisyon değil, buraya müdahaleye izin veren veya tepki göstermeyenlerdir. Ancak, Batı tarafından Türkiye gibi çeşitli ülkelere talimatlar yağdırılırken, haksızlıklar dünyanın birçok yerinde yine de devam ediyor.

Aynı durumu işgal altındaki Dağlık Karabağ (Azerbaycan) topraklarında da görüyoruz. Dağlık Karabağ (Azerbaycan) toprakları işgal altındayken, Ermenistan’la ilişki kurmak, iş birliği yapmak doğru değildir. Bizim kırmızı çizgimiz Ermenistan’ın işgalden ve soykırım iddialarından vazgeçmeleri olmalıdır. Maalesef, bu durumlara uluslararası kuruluşlar duyarsız kalmaktadır. İşgal esnasında Hocalı katliamı yaşanmıştır. Bir gecede yüzlerce Azeri Türkü öldürülmüş ve yüzlercesi de öz topraklarından zorla göç ettirilmiştir. Maalesef, 2010 yılına geldiğimiz bu zamanda bile sorumlular tespit edilip, dünya gerekli cezayı vermemiştir. İşgal altındaki topraklardan zorla göç ettirilen 1 milyonun üzerindeki göçmenler, çok zor şartlar altında Azerbaycan’ın çeşitli şehirlerinde yaşamaktadırlar. Bu insanlık dışı hak ihlallerinde insan hakları savunucularından hiç ses duymuyoruz. Milyonlarca dolar aidat ödediğimiz kuruluşlar sağırlaşıyor. Yine, konu Türkler olduğunda maalesef her şey unutuluyor.

Sayın milletvekilleri, diğer taraftan Uygur Türkleri… Kardeşlerimize yapılan saldırılar, asimilasyonlar, idamlar ortada duruyor. Bu vahim durumla ilgili kaç tane uluslararası kuruluştan ses duyduk? Ancak bu sesi onlar duymasa da biz duymak mecburiyetindeyiz. Bizler buralara her türlü yardımı yapmalıyız. Bu soydaşlarımıza yapılan haksızlıkları bizler dünyaya duyurmalıyız. 300 milyonluk Türk dünyası bizden bunu bekliyor.

Ancak AKP Hükûmeti Türk dünyasına arkasını dönmüş görünüyor. Varsa yoksa AB diyor, başka bir şey demiyor. AB istekleri doğrultusunda Türk dünyası ve kültürel değerlerimiz yıpratılıyor, yok sayılıyor, aramıza geri dönülmez ayrılıklar maalesef giriyor. Unutulmamalıdır ki, hiçbir iyi gelişme yapılmasa da geleceğimize dönük tamiri mümkün olmayan yanlışlıklar, hatalar yapılmamalıdır. Çeşitli Batı kökenli uluslararası kuruluşlar yanında, ülkemizin kurduğu kuruluşlar da vardır; KEİPA, KEİ, TİKA bu kuruluşlara birer örnektir. Daha önce bahsettiğim Türk dünyasına yapılan bu haksızlıkları, yanlışları KEİPA ve KEİ vasıtasıyla dile getirebiliriz.

TİKA’da ülkemizin önemli bir kuruluşudur. TİKA marifetiyle Türk dünyasında her yere ulaşmalıyız. TİKA, Türk dünyasıyla ilişkilerimizin düzenlenmesi, onlarla aramızda her türlü ekonomik, ticari, teknik, sosyal ve kültürel manada yardım ve iş birliğimizin koordinasyonunu sağlamak amacıyla kurulan bir devlet kuruluşudur ancak TİKA, AKP İktidarıyla birlikte, kuruluş amacına aykırı olarak Türk dünyasının dışında da hizmet yapmaktadır. Acaba TİKA neden Türklerin yoğun yaşadığı ve mağdur edildiği Irak’ta, Doğu Türkistan’da, Suriye’de ofisler açmıyor? Buralara da süratli bir şekilde ofisler açılmalıdır. Evet, AKP Hükûmeti TİKA’yı kuruluş alanları dışında başka coğrafyalarda da görevlendiriyor; bu konu tartışılmalıdır.

Türk dünyası ülkemizi bekliyor; onlara her gün yeni yeni projeler sunmalıyız. Sayın Başbakan konuşmalarında, kendi iktidarı dışında, neredeyse, eski hükûmetler zamanında hiçbir şey yapılmadı diye ifadeler kullanıyor; bu doğru değildir. Türk dünyasında, bağımsızlıktan itibaren, büyük öğrenci projeleri, çeşitli üniversiteler, Sultan Sencer Türbesi gibi çok önemli restorasyonlar, Eximbank kredileri gibi birçok proje gerçekleştirilmiştir. Acaba AKP hükûmetleri süresince büyük bir proje yaptık denebilir mi? Başbakanın söylemiş olduğu projelerin hepsi, daha önceki hükûmetler zamanında ortaya konmuş ve yürütülen projelerdi. Sadece yapılan, Sayın Başbakan devamlı olarak bunu söylüyor, daha önce asfaltı olmayan Orhun Abideleri yolu olmuştur. Bu yol da maalesef şu anda kum fırtınalarından dolayı neredeyse kullanılmaz hâle gelmiştir.

Türk dünyası coğrafyasına yeni yeni okullar açılmalı, ortak tarih, ortak dil ve alfabe konusunda çok önemli projeler yapılmalıdır. Bakınız, şu anda, Manas Üniversitesi Kırgızistan’da, Ahmet Yesevi Üniversitesi de Kazakistan’da bulunmaktadır. Bu üniversitelerin benzerlerini acaba bir Azerbaycan’da açamaz mıyız veya Tacikistan’da açamaz mıyız, Türkmenistan’da açamaz mıyız? Çünkü üniversiteler aynı zamanda büyük bir köprü vazifesi görüyor ve Türk kültürünün gayet rahat bir şekilde anlatıldığı yerler olabiliyor. Tabii ki ülkemiz uluslararası kuruluşlara üye olmalıdır ancak bu kuruluşların da Türk dünyasına yönelik çalışmalarını mutlaka koordine etmeliyiz.

Uluslararası kuruluşların toplantıları yapılmadan önce -Dışişleri Bakanlığı veya başka kuruluşlar olabilir- hazırlık toplantıları yapılmalıdır. Toplantılara katıldıktan sonra katılımcıların hepsinden raporlar ve bilgiler alınmalı, bir koordinasyon sağlanmalıdır. Bu konuda bir bilgi bankası oluşturulabilir. Daha sonra yapılacak olan toplantılarda bunlardan faydalanılabilir. Yapılan toplantıların faydası, sonuçları, beklentilerimiz birileri tarafından mutlaka takip edilmelidir.

Şu anda Meclisimizin de üye olmuş olduğu dış ülkelerin kuruluşları vardır. O kuruluşlara gidildikten sonra veyahut gitmeden önce, ne tür çalışmalar yapılıyor veyahut da oradaki beklentilerimiz bir bir dile getirilmeli veyahut en azından bazı kurumlar tarafından takip edilmelidir. Şu anda mesela benim de üyesi bulunduğum KEİPA kuruluşu gibi tüm kuruluşların hepsi en azından öncesinde bir hazırlık çalışmaları oluşturabilmeli, akabinde de geldikten sonra, döndükten sonra da bunlar bir kayıt altına, kuyudat altına alınmalı ve akabinde de nelerin yapıldığı veyahut ne tür beklentilerin olduğu da bir bir buralara yazılmalıdır ama maalesef bunları yapmakta zorlanıyoruz. Ancak yapılması gereken en önemli konuların da bu olduğunu ifade etmek istiyorum. Çünkü ülkemiz bu kuruluşlara katılırken veyahut katıldıktan sonra -diğer kuruluşlara da- milyonlarca dolar civarında parayı ödüyor veyahut da bir sürü para, yani fakir fukaranın hakkı olan o paralar orada kullanılmış oluyor.

Sayın milletvekilleri, Türk dünyası, eskiden olduğu gibi kendilerine sahip çıkılmasını, kendilerine yapılan insanlık dışı muameleleri ve insan hakları ihlallerinin durdurulmasını, insani yardım kuruluşlarının kendilerini de koruyup kollamalarını beklemektedir. Hükûmetin bunları dile getirmesi, ülkemizi ve soydaşlarımızı uluslararası kuruluşlarda gerçek manada temsil etmesi gerekmektedir. Ancak bu şekilde Türk dünyasına, ülkemize hizmet etmiş olabiliriz.

Bakın, bütçe görüşmeleri esnasında çok önemli konulardan bir tanesi de Ahıska Türklerinin durumuydu. Ahıska Türklerinin durumuyla ilgili, takip ettiğim kadarıyla, çok fazla bir şey konuşulmamıştır. Hâlbuki Ahıska Türkleri, şu anda Türk dünyasının en önemli sorunlarından bir tanesini yaşıyorlar. Nedir bu sorun? Ahıska Türkleri Ahılkelek Bölgesi’ne dönüş mücadelesi veriyorlar. Gürcistan Hükûmetinin almış olduğu kararlar doğrultusunda, buraya dönüşle ilgili birçok yerde çalışmalar yapılıyor. Vatan cemiyetleri Azerbaycan’da, Özbekistan’da veyahut da Rusya’nın Krasnodar Bölgesi’nde… Bu bölgelerdeki insanlar, kendi öz topraklarına dönmek istiyorlar. Ahıska Türkleri, bilindiği gibi, Stalin zamanında, 1940’lı yıllarda zorla göç ettirilen bir gruptur. Hükûmetten bu noktada destek bekleniyor. Kırım Türklerine uygulanmakta olan “Ev Alma Projesi”yle orada başarıya ulaşıldı.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKANBuyurun.

REŞAT DOĞRU (Devamla)Teşekkür ederim Sayın Başkanım.

Epey insanımıza dönüşlerinde ev alınarak destek olundu. Aynı desteği, biz, acaba Ahıska Türklerine neden yapmıyoruz? Alacağımız bir kararla, Ahıska Türklerinin Ahılkelek Bölgesi’ne dönüşleriyle ilgili çok güzel çalışmalar yapabiliriz.

Bunun yanında, son zamanlarda özellikle gündeme getirilen “Türk Dünyası Başkanlığı” sözünün… Türk Dünyası Başkanlığıyla ilgili bazı çalışmalar var, bunu da güzel karşılıyorum ancak tabii bunların da sözde kalmaması gerekiyor. Çünkü Türk dünyasında yapılacak olan işlerin veyahut yapılmakta olan işlerin bir koordinasyonunun olması gerekiyor. Bu mealde de, basında yer alan “Hükûmetin Türk Dünyası Başkanlığı kuracağım.” sözlerinin mutlaka gerçekleşmesi gerekiyor. Bunun da takipçisi olmak mecburiyetindeyiz.

Sözlerimi bitirmeden önce, tabii, şu anda Tekel işçileri, benim de milletvekili olduğum Tokat ilindeki Tekel işçileri Ankara’mızda çok perişan bir şekilde duruyorlar. Bununla ilgili, çeşitli konularda söylemler var, iyileştirilmesi konusunda veyahut da 4/C kapsamının genişletilmesi konusunda.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

110 konuşma daha · 24 Aralık 2009

110 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook