Üniversite ve sağlık personelinin tam gün çalışmasına ve bazı kanunlarda değişiklik yapılmasına dair kanun tasarısı (s.s.: 418)
Tokat Milletvekili · MHP
Genel Kurul, 48. Birleşim · 4. yasama yılı · 14 Ocak 2010 · 658 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma
Kaynak göster
Reşat Doğru (MHP), 14 Ocak 2010 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 48. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: ÜNİVERSİTE VE SAĞLIK PERSONELİNİN TAM GÜN ÇALIŞMASINA VE BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TASARISI (S.S.: 418)); konuşma 658 kelime.
Reşat Doğru (MHP, Tokat). “Üniversite ve sağlık personelinin tam gün çalışmasına ve bazı kanunlarda değişiklik yapılmasına dair kanun tasarısı (s.s.: 418)”. TBMM Genel Kurulu, 48. Birleşim tutanağı, 14 Ocak 2010. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/resat-dogru-23-2010-01-14-universite-ve-saglik-personelinin-tam-gun-calismasina-ve-bazi-kanunlar-2 (erişim: 29 Ekim 2026).
Konuşmanın tam metni
REŞAT DOĞRU (Tokat)Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; 418 sıra sayılı Kanun Tasarısı’nın 2’nci maddesi üzerinde verdiğim önergeyle ilgili söz almış bulunuyorum. Yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum.
Önergemizde 2’nci maddesine eczacıların da eklenmesini önermekteyiz çünkü sağlık bir bütündür. Sağlıkta hekimlerin yanında, hekimler, diş hekimleri, eczacılar hatta veterinerler ve diğer yardımcı sağlık personeli şeklinde bir bütün olarak değerlendirilmesi gerekir. Bu maddede de eczacılar kelimesini ve onunla beraber diğer çalışanları da eksik görmüş olmamızdan dolayı, eczacı kelimesi numune olmak kaydıyla diğerlerinin de eklenmesini uygun görmüş bulunuyoruz. Önergemiz kabul edilir ve akabinde diğer önergeler de kabul edilirse Sağlık Bakanlığı ve Refik Saydam Enstitüsünde çalışan eczacılara ve diğerlerine de döner sermayeden yüksek oranda bir katkı payı verilmiş olur diye düşünüyorum.
Hekimlik, tabii çok ağır bir görevdir. Hekimler çok ağır şartlar altında diğer yardımcı hizmetlerle beraber, diğer arkadaşlarla beraber çalışırlar. Hekimlerimiz ve sağlık personelimiz gelmiş olan bu kanundan çok şey beklediler. Özellikle, beklentilerinin başında maaşlarının artırılması ve artırılmış olan maaşın da emekliliğe yansıtılması şeklindeydi. Tabii, maaşların artırımı döner sermaye kanalıyla artırılıyor. Esasında 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nda verilmiş olduğu şekliyle yani özlük haklarının hepsinin de olmuş olduğu maaş artırımı uzun zamandan beri bekleniyordu ancak o değil de döner sermaye şeklinde bir artırım var gibi görünüyor.
Tabii, esasında döner sermaye uzun zamandan beri verilen bir durumdur, ancak bunun bu şekilde yine artırılmış olmasının bile faydası olacağı kanaatindeyim. Ancak, tabii, burada emekliler konusu özellikle çok önemlidir, çünkü şu anda, işte otuz yıllık çalışmış olan bir hekimin emekli olduktan sonra almış olduğu maaş neredeyse 1.200-1.300 civarında olup, yani çalışırken almış olduğu maaşın dörtte 1’i veyahut da beşte 1’i oranında olduğu da görülmektedir.
Tabii, buradaki kanunun esası döner sermaye gelirlerinin artışıyla ilgilidir. Yani döner sermaye gelirleri artırılacak ve ondan da hekim başta olmak üzere ve diğer tüm sağlık personeli de almış olacaktır.
Tabii, burada da şunu göz önüne almak mecburiyetindeyiz. Döner sermaye gelirleri acaba artmazsa ne olacak? Yani bazı hastaneler vardır, işte biraz önce birinci bölümün başında sormuş olduğumuz soruların içerisinde bulunan bazı hastaneler. Gerçi Sayın Bakan bana o bilgileri vermiştir ama, Tokat için söylüyorum; Artova Hastanesi, Sulusaray Hastanesi, işte Pazar Hastanesi, Almus Hastanesi, buralar gelir bakımından çok düşük olan hastanelerdir.
Şu anda, bu kanunla beraber hekimlerimizin maaşlarında 4 milyar, 5 milyar gibi artışlar öngörülmektedir, ama Sayın Bakanım, şunu da bilin ki o bölgeler mahrumiyet içerisinde olan bölgelerdir. Oradaki insanlarımıza muayenehane açma hakkını vermiyoruz, döner sermayeden siz bunları alacaksınız diyoruz, ama şu an itibarıyla oralarda da çok süratli bir şekilde döner sermaye gelirlerinin düşmekte olduğunu da görmek durumundayız, hatta bu düşüş diğer hastanelerde de görülebilir.
Bakınız, bugün bir başhekimle görüştüm. Başhekimin ifadesi, bu hasta katkı paylarının olmasıyla beraber -hani, şu anda sağlık ocaklarından 3 lira, devlet hastanelerinden 10 lira, işte özel sektör hastanelerinden de 15 lira civarında katkı payları alıyoruz ya- büyük oranda gelirlerinin düşmekte olduğu şeklinde SOS verecek şekilde bir söylem içerisindedir. Yani önümüzdeki zaman dilimi içerisinde hastane döner sermayelerinde çok ciddi manada düşüşler olacaktır deniliyor.
Peki, o zaman ne olacak? Yani bu hastane döner sermayeleri çalışmadığı zaman, döner sermayeler para kazanmadığı zaman, acaba oradaki hekimimize, eczacımıza, diş hekimimize veyahut da diğer çalışanlara hangi kaynaklardan bunu vereceğiz? Bunların da burada açıklanması gerekiyor. Yani burada da Sağlık Bakanlığı tarafından, işte “Döner sermaye gelirleri düştüğü zaman, olmadığı zaman da bunların belirli kaynaklardan, şu kaynaklardan açıklanır.” şeklinde bir hükmün gelmesi gerekiyor.
Bakınız, şu anda bazı hastaneler, büyük hastaneler, küçük hastaneler veyahut da diğer hastanelere döner sermayelerinden borç veriyorlar. O vermiş oldukları borçlar acaba geri ödenebiliyor mu? Onların geri ödenme şansları yok. Çünkü, onların da döner sermaye gelirlerinin çok düşük olmasından dolayı ödeme şansları olmadığını biz görüyoruz.
Bakınız, şu anda döner sermayelerden temizlik hizmetlerinde, büro hizmetlerinde, çeşitli hizmetlerde çalışan insanlar var ve bu sayı da gittikçe daha fazla artarak gidiyor, yani bir devlet hastanesinde neredeyse, devlet hastanesinin çalışan personelinden daha fazlasını oralarda görüyoruz. Yani, döner sermayenin temizlik hizmetlerinde yahut da laboratuar hizmetlerinde yahut diğer hizmetlerde buralara maaşının verilmesi kaydıyla buralarda çalışıyorlar. Yine, ilerideki dönemlerde, tahmin ediyorum ki, döner sermaye gelirlerinin düşmesiyle beraber oralara da para veremeyeceğiz.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
55 konuşma daha · 14 Ocak 2010