Dolu afetine uğrayan çiftçilerin sorunlarıyla ilgili
Tokat Milletvekili · MHP
Genel Kurul, 120. Birleşim · 4. yasama yılı · 18 Haziran 2010 · 758 kelime · yaklaşık 4 dakikalık okuma
Kaynak göster
Reşat Doğru (MHP), 18 Haziran 2010 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 120. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: DOLU AFETİNE UĞRAYAN ÇİFTÇİLERİN SORUNLARIYLA İLGİLİ); konuşma 758 kelime.
Reşat Doğru (MHP, Tokat). “Dolu afetine uğrayan çiftçilerin sorunlarıyla ilgili”. TBMM Genel Kurulu, 120. Birleşim tutanağı, 18 Haziran 2010. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/resat-dogru-23-2010-06-18-dolu-afetine-ugrayan-ciftcilerin-sorunlariyla-ilgili (erişim: 29 Ekim 2026).
Konuşmanın tam metni
REŞAT DOĞRU (Tokat)Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; ülkemizin birçok yerinde sel, dolu, yağmur neticesi mahsullerini kaybeden çiftçilerin durumlarıyla ilgili söz almış bulunuyorum. Yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum.
Sizlerin de bildiği gibi geçtiğimiz günlerde birçok yöremizde olduğu gibi Tokat ili Turhal ve Kazova bölgesi, Emirseyit, Büyükyıldız beldeleri, Çerçi ve Söngüt köyleri de dolu afetine ağır bir şekilde maruz kalmıştır. Bugün ülkemizin her yerinde afet var ve çiftçiler perişandır. Buradan Tokat’taki, Trabzon’daki, Rize’deki, Konya’daki, Kars’taki ve Ağrı’daki tüm çiftçilere geçmiş olsun dileklerimi sunuyorum.
Toprağa emek verip topraktan gelecek ile yaşamını idame ettiren çiftçilerimizin durumu içler acısıdır. Tokat genelinde 50 bin dönüm ekili alanın hasar gördüğünü, bunun 10 bin dönümünün ise en ağır hasarlı olduğu Tarım İl Müdürlüğünce tespit edilmiştir. Ancak, tespitler yapılmış ama afete uğrayanların eline bir netice ulaşmamıştır. Yapılan incelemelerin sonucunda varılan acı bir gerçek önümüze çıkmaktadır. Tarım İl Müdürlüğünün yaptığı tespitlerde, örneğin Büyükyıldız kasabasında ağır hasara uğrayan 400 çiftçiden sadece 2’si ürünlerini sigortalatmıştır. Çiftçimiz istese de ürünlerini tapu sorunundan dolayı sigorta kapsamına aldıramamaktadır. Devletin acilen tapu sorununu çözmesi gerekmektedir, tapu sorunu olan yerlerde sigorta ve çiftçilik belgesi yapılmamaktadır.
Ülkemizin birçok yerinde olduğu gibi, buradaki çiftçilerin başka bir geliri yoktur. Hasar tespiti incelemesi hızlı yapılmalı, borç batağında bulunan, umutları tükenmiş olan insanlarımızın derdine çare bulunmalıdır. Eğer gerekli destekler zamanında verilmezse çiftçi, faiz batağına saplanacak ve tarlasını bile kaybedebilecektir.
Sayın milletvekilleri, son yılları çok ağır ekonomik şartlarla geçiren çiftçimiz, artık masal ya da siyasi bir söylem değil, çözüm istemektedir. Emeğinin karşılığını isteyen çiftçilerimiz, birçok ürününü sekiz yıl öncenin fiyatlarıyla satmaktadır. Çiftçilerimizden çok ucuz fiyatlarla alınan ürünlerin tüketiciye çok yüksek fiyatlarla satılması da ayrı bir sorundur.
2002 yılında buğday 35 kuruş, mazot 1 lira 224 kuruş, gübre 33 kuruş idi. Şimdi, 2010 yılında buğday 55 kuruş, mazot 3 lira 50 kuruş, gübre 105 kuruştur. Tarım Bakanlığının tespit ettiği buğday alım fiyatları, maliyeti bile karşılamamaktadır; sonuçta çiftçimiz kara kara düşünmektedir. Pancar, mısır dâhil, diğer bütün çiftçinin ürettiği ürünlerde de aynı tablo geçerlidir. Ülkemizde çiftçi can çekişmekte, her gün bir önceki günü ve yılı aramaktadır.
Çiftçimiz artık, sofrasına koyacak ekmek bulamamaktadır. Gübre, mazot, elektrik borçlarından dolayı 100 çiftçinin 80’i bankalar ya da devlet tarafından icraya verilmiş, ürününü gerçek değerinde satamamış, borç içerisinde de yüzmektedir.
AKP hükûmetleri zamanında neredeyse borçlu olmayan çiftçi bulunamaz hâle gelmiştir. Bu da Hükûmetin tarım politikasının iflas ettiğini göstermektedir.
Doğal afetlerin getirdiği zararlar da eklendiğinde ürününü kaybeden çiftçiye zamanında ve gerekli desteği vermezsek tarımda da sonumuz hayvancılıkta yaşadığımız sorunlardan daha büyük olarak karşımıza çıkacaktır. Yanlış Hükûmet politikaları neticesinde ülkemizde hayvancılık bitmiş ve vatandaşlarımız ithal ete muhtaç hâle gelmiştir. Bunları Meclis kürsüsünden sekiz yıldır dile getirdik ama maalesef Hükûmet ısrarla ikazlarımızı dikkate almamıştır ve sonuçta buraya gelmiştir. Artık siz de kabul eder duruma geldiniz ve beraberinde ithal et de alınmaya başlanmıştır. Tarımda da gerekli tedbirleri almaz, çiftçilerimizin sorunlarını acil çözmezsek tarım ürünlerimizi de ithal eder duruma geliriz.
Çiftçi reel manada desteklenmeyi ve sahip çıkılmayı bekliyor. Özellikle çiftçilerin desteği birçok Avrupa Birliği ülkelerinde veyahut da diğer ülkelere bakmış olduğumuz zaman gerçek ve reel manada desteklenmektedir. Örneğin pancar üreticisi Avrupa Birliği ülkelerinde harcamış olduğu paranın neredeyse yüzde 70’e varanını destek olarak almaktadır ama bizim ülkemizde ise tam tersi pancar üreticisini, neredeyse üretiminden tamamen vazgeçin dercesine, yüzde 8 veyahut da 10 destekle beraber bulunduruyoruz. Aynı zamanda kotalarla beraber bir de destek verilmediği zaman pancar üreticisi küsmüş ve aynı şekilde domates üreticisi küsmüş, buğday üreticisi küsmüş duruma gelmiştir.
Bakınız, şu anda buğdayın maliyetine bakıldığı zaman neredeyse 650 kuruş civarında olması gerekirken…
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKANBuyurun.
REŞAT DOĞRU (Devamla)Teşekkür ederim Sayın Başkan.
Yani Toprak Mahsulleri Ofisinin dengeleme babından yaklaşık olarak 700 kuruşun üzerinde alım yapması gerekirken veyahut desteklemesi gerekirken 550-600 kuruş civarında bir fiyat verilmiştir. Bu fiyat da çiftçilerimizi üzmüş duruma gelmiştir.
Bakınız, bu itibarla -Tokat’tan bahsediyorum- Tokat bölgesi Kazova ve Kelkit Ovası dünyanın en verimli ovalarının başında gelmektedir ama Kelkit Ovası’ndaki, Kazova Vadisi’ndeki çiftçilerimiz tamamen neredeyse üretimden vazgeçer konuma gelmişler, “Acaba ben ne tür ürün ekeyim de bu sene zarar etmeyeyim” şeklinde bir düşünce içerisinde olmuşlardır. Hatta Büyükyıldız kasabasını belediye başkanımızla beraber ziyaret ederken orada çiftçinin bir tanesinin söylemi çok önemlidir. Çiftçi demiştir ki: “Ben özel sektörden işte, gübreyi aldım, fideyi aldım veyahut da çeşitli ilaçları aldım. Ben bunu ödeyemediğim zaman yarın o benim ödeyemediğim paralar faizlenmiş şeklinde benim karşıma gelecektir.” şeklinde söylemişlerdir.
Yani insanlar orayı ziyaret edince yüreklerinin yanmaması mümkün değildir. Bu manada da doğa şartlarından dolayı afete uğrayan…
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKANBuyurun, tamamlayın konuşmanızı.
REŞAT DOĞRU (Devamla)…bölgeler acilen tarımda afet bölgesi olarak ilan edilmeli ve ivedilikle soruna çareler bulunmalıdır.
Çiftçimiz, üreticimiz bunları bekliyor diyor, yüce heyetinizi saygıyla selamlıyorum. (MHP sıralarından alkışlar)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
74 konuşma daha · 18 Haziran 2010