İçeriğe atla

23. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 126. BİRLEŞİM · ÇARŞAMBA

Diyanet işleri başkanlığı kuruluş ve görevleri hakkında kanun ile bazı kanunlarda değişiklik yapılmasına dair kanun tasarısı; 633 sayılı diyanet işleri başkanlığı kuruluş ve görevleri hakkında kanunun bazı maddelerinin değiştirilmesi hakkında kanun hükmünde kararname ve kastamonu milletvekili mehmet serdaroğlu'nun; 657 sayılı devlet memurları kanununa bir madde eklenmesi hakkında kanun teklifi (s.s.:507)

Reşat Doğru

Tokat Milletvekili · MHP

Genel Kurul, 126. Birleşim · 4. yasama yılı · 30 Haziran 2010 · 595 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma

Kaynak göster

Reşat Doğru (MHP), 30 Haziran 2010 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 126. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: DİYANET İŞLERİ BAŞKANLIĞI KURULUŞ VE GÖREVLERİ HAKKINDA KANUN İLE BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TASARISI; 633 SAYILI DİYANET İŞLERİ BAŞKANLIĞI KURULUŞ VE GÖREVLERİ HAKKINDA KANUNUN BAZI MADDELERİNİN DEĞİŞTİRİLMESİ HAKKINDA KANUN HÜKMÜNDE KARARNAME VE KASTAMONU MİLLETVEKİLİ MEHMET SERDAROĞLU'NUN; 657 SAYILI DEVLET MEMURLARI KANUNUNA BİR MADDE EKLENMESİ HAKKINDA KANUN TEKLİFİ (S.S.:507)); konuşma 595 kelime.

Reşat Doğru (MHP, Tokat). “Diyanet işleri başkanlığı kuruluş ve görevleri hakkında kanun ile bazı kanunlarda değişiklik yapılmasına dair kanun tasarısı; 633 sayılı diyanet işleri başkanlığı kuruluş ve görevleri hakkında kanunun bazı maddelerinin değiştirilmesi hakkında kanun hükmünde kararname ve kastamonu milletvekili mehmet serdaroğlu'nun; 657 sayılı devlet memurları kanununa bir madde eklenmesi hakkında kanun teklifi (s.s.:507)”. TBMM Genel Kurulu, 126. Birleşim tutanağı, 30 Haziran 2010. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/resat-dogru-23-2010-06-30-diyanet-isleri-baskanligi-kurulus-ve-gorevleri-hakkinda-kanun-ile-bazi (erişim: 29 Ekim 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

REŞAT DOĞRU (Tokat)Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; Diyanet İşleri Başkanlığı Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı’nın 9’uncu maddesiyle ilgili vermiş olduğumuz önergeyle ilgili söz almış bulunuyorum. Yüce heyetinizi saygıyla selamlıyorum.

Otuz bir yıldan beri beklenen bir kanunu görüşüyoruz. Bu kanun iyice tartışılıp Meclise getirilse daha iyi olacaktı, ancak yine de gelmesinden memnun olduğumuzu ifade ediyor ve destekliyoruz; milletimize hayırlı olması temennisinde bulunmak istiyorum.

Türklerin İslam dinini kabul etmeleri dünya tarihinde önemli bir dönüm noktasıdır. Türkler İslamiyet’e girdikten sonra bayraktarlık yapmışlar, her ile, her gittikleri yere “ilâhi kelimetullah”ı götürmüşlerdir. Türkler İslam dünyasının korumacılığı görevlerini üzerine almış ve lider konuma gelmişlerdir. Gazneli Mahmut vasıtasıyla Hindistan’a kadar uzanmış, Osmanlılar tarafından Avrupa, Asya ve Afrika kıtalarının en ücra noktalarına kadar ulaşmışlardır. Türkler İslamiyet’i kendileri için millî din olarak kabul etmişler, bütün benlik ve samimiyetleriyle bu dine sarılarak, 11’inci yüzyıldan itibaren, İslam dünyasının bütün düşman kuvvetlerine karşı korunması işini tek başına yüklenmişlerdir.

Büyük İslam âlimi İmam Gazali, dünyada tanınmış büyük İslam düşünürü Mevlânâ Celâleddin Rûmî, Peygamberimizin sözlerinin toplandığı Sahih-i Buhârî Kitabını yazan Muhammed Buhârî Türk’tür. Peygamberimize İstanbul’un fethi müjdelenmiş ve İstanbul’un fethi Fatih Sultan Mehmet’e nasip olmuştur. Milletimiz Peygamberimizin övgüsüne mazhar olmuştur.

Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; din görevlilerine çok önemli görevler düşmektedir. Din görevlileri kürsüden siyaset yapmamalı, İslam dininin ana temellerini anlatmalıdır. Din görevlileri cemaatle daha fazla ilgilenmek için cami dışına mutlaka çıkmalıdır. Siyasete karışmayan din görevlileri çok etkili olmaktadır. Din görevlileri dinin güzelliklerini ön plana çıkararak, saygı ve merhamet duygularını hissettiren hem bilgi verici hem de duygulara hitap edici bir din oluşturarak konuşmalı ve yaşamalıdır.

Sayın milletvekilleri, il ve ilçelerimizde müftülüklerce yurtlar açılıyor, bunları önemsiyoruz, önemli hizmetler yapılıyor. Ancak, ayrıca, bununla beraber pansiyonlu din eğitim merkezleri kurularak buna yasal statü tanınmalı, buralarda kalan öğrencilere ilk, orta, yükseköğrenimini aynı anda tamamlama imkânı sağlanmalıdır. Yaz Kur’an kursları açılması, yürütülmesi çalışmaları yapılmalı, yaş oranı düşürülmelidir.

Sayın milletvekilleri, din görevlilerinin görevlerini yapabilmeleri için cami yanlarına lojmanlar yapılmalıdır. Cami yapımında lojman mecburiyeti getirilmelidir. Lojman imkânı olmayanlara kira desteği sağlanmalıdır.

AKP’nin iktidarda olduğu 19/6/2003 tarihinde Hükümetçe İmar Kanunu’nda bir değişiklik yapılarak “cami” kelimesi “ibadethane” olarak değiştirilmiştir. Değiştirilen bu kelime kilise ve havra gibi yerlerin çoğalmasının önünü açmıştır. Başta büyük şehirler olmak üzere bütün il ve ilçelerde binlerce ev kilisesi açılmıştır. Bununla birlikte misyonerlik faaliyetleri de büyük bir hız kazanmıştır. Bu kanun değiştirilmeli, tekrar eski hâline yani “cami yapılır” şekline getirilmelidir.

Mülkiyeti Diyanetin dışında bulunan bütün camiler Diyanete devredilmelidir. Personelin eğitim seviyesinin yükseltilmesi, mesleki bilgi birikimlerinin artırılması çok önemlidir. Ayrıca din görevlilerinden yüksekokul bitirenler mutlaka Diyanette değerlendirilmeli, vermiş oldukları emeğin de karşılığını almalıdırlar.

Ayrıca, kurum içi nakillerin puan sistemine göre yapılması uygun olur görüşündeyiz. Herkes ileriki yıllarda nereye geleceğini bilecektir. Yıllarca köyde, uzak yerlerde kalıp da merkeze gelmek isteyen çok değerli din görevlileri vardır, bunlar göz ardı edilmemelidir.

Ayrıca, vekil imamların ve 4/B’li çalışan din görevlilerinin sorunları mutlaka çözülmelidir. Vekil imamlar fedakâr şekilde çalışmakta ve özlemle asli kadroyu beklemektedirler. Bu insanların özlemleri giderilmeli ve asli kadroya da alınmalıdır.

Diyanet teşkilatında görevli din görevlilerinin en önemli sorunlarının başında yargısız infazlar gelmektedir. Köyde çalışırken köy muhtarı veya dernek başkanı, yalan yanlış bir olayla ilgili olarak görevlileri şikâyet ediyorlar. Konu iyice araştırılmadan, personelin yaşadıkları göz önüne alınmadan, personel dinlenmeden karar verilmemelidir.

Köylerde çalışan imamlar devletin oradaki temsilcileridir. Kendileri her hareketinden sorumlu olmalı ve devletimizi de orada temsil etmelidirler. Müfettişler, şikâyetlerde muhtarı görevden alamıyoruz, bari din görevlisini görevden alalım gibi bir düşünce içerisinde olmamalıdırlar.

Sayın milletvekilleri, bir diğer önemli konu da, kullanmış olduğumuz cep telefonlarıyla ilgili baz istasyonlarıyla ilgilidir, kenar mahalleler başta olmak üzere, camilerin minarelerine konulmaktadır. Kanunlar “Camiler ibadethane dışında başka bir amaçla kullanılamaz.” diyor ancak…

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

77 konuşma daha · 30 Haziran 2010

77 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook