2011 yılı merkezi yönetim bütçe kanunun tasarısı ile 2009 yılı merkezi yönetim kesinhesap kanunu tasarısı hakkında
Tokat Milletvekili · MHP
Genel Kurul, 39. Birleşim · 5. yasama yılı · 22 Aralık 2010 · 1.192 kelime · yaklaşık 6 dakikalık okuma
Kaynak göster
Reşat Doğru (MHP), 22 Aralık 2010 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 39. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: 2011 YILI MERKEZİ YÖNETİM BÜTÇE KANUNUN TASARISI İLE 2009 YILI MERKEZİ YÖNETİM KESİNHESAP KANUNU TASARISI HAKKINDA); konuşma 1.192 kelime.
Reşat Doğru (MHP, Tokat). “2011 yılı merkezi yönetim bütçe kanunun tasarısı ile 2009 yılı merkezi yönetim kesinhesap kanunu tasarısı hakkında”. TBMM Genel Kurulu, 39. Birleşim tutanağı, 22 Aralık 2010. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/resat-dogru-23-2010-12-22-2011-yili-merkezi-yonetim-butce-kanunun-tasarisi-ile-2009-yili-merkezi-4 (erişim: 28 Ekim 2026).
Konuşmanın tam metni
MHP GRUBU ADINA REŞAT DOĞRU (Tokat)2011 bütçesinin 9’uncu maddesi üzerinde Milliyetçi Hareket Partisi Grubu adına söz almış bulunuyorum. Yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum.
Geçici hizmet karşılığı yapılacak ödemelerle ilgili olan bu maddede çıraklık okullarındaki öğrencilerle ilgili ödemeler yer alıyor. Ülkemizde maalesef çıraklık okullarında öğrenci bulmakta zorlanıyoruz. Hatta onu bırakın, esnaflarımız bile yanlarında çırak çalıştırmakta zorlanıyorlar. Bununla ilgili okullara gönderilen öğrencilere en azından bazı noktalar cazip hâle getirilebilirse şayet o zaman insanlar -çırak bulmakta- daha kolay bir şekilde bunlara ulaşabilirler. Yani mesela sağlıkla ilgili… Bu çocuklara bir sağlık yardımı yapılması veyahut da sigorta primlerinin devlet tarafından karşılanmış olması onlarda cazip bir durum ortaya koyabilir.
Yine bu maddenin diğer bir bölümünde, diğer bir fıkrasında geçici personelle ilgili ödemeler yer alıyor.
Sayın milletvekilleri, tabii ödemeler olunca 4/C kapsamı gündeme geliyor. 4/C kapsamı, ülkemizde son zamanlarda en fazla konuşulan konuların başında geliyor. 4/C kapsamındaki işçiler, işte Mecliste çalışanlarımız, Tekelde çalışıp da şu anda mağdur olan insanlar, son zamanlarda TEDAŞ’taki, TEDAŞ’ın özelleşmesiyle beraber ortaya çıkan işçiler ve yine şeker fabrikalarının özelleşmesiyle beraber de yakın bir zamanda yine o 4/C kapsamına girmekte olan işçiler.
Tabii, bu işçilerin hepsi mağdur durumdadır. Kendisi kanun yapan Mecliste 4/C ile ilgili bir kanunun çıkartılamaması ve de Meclis personelinin 4/C kapsamından asıl kadroya alınamaması uzun zamandan beri kanayan bir yaradır. Aşağı yukarı herkes bu konuyu gündeme getiriyor ama enteresandır, Mecliste de bu konuda herhangi bir gelişme olmuyor.
Diğer bir konu Tekel işçileri ve Yaprak Tütün işçileri. Tekel işçileri ve Yaprak Tütün işçileri AKP İktidarında çok büyük mağduriyet yaşamış olan işçilerdir. Bu insanlar uzun yıllar devlete hizmet etmiş ve katma değer ortaya koyarak devletimizin kalkınmasına ve gelişmesine çok büyük oranda katkı yapmış olan insanlardır. Ancak, Hükûmetin almış olduğu özelleştirme kapsamı içerisinde, sigara fabrikaları önce satılmış, daha sonra, “Satıldıktan sonra kapanmayacak, çalışacak.” denmiş olmasına rağmen, maalesef, enteresandır, Tokat Sigara Fabrikasının da içerisinde bulunduğu fabrikalar bir bir kapanma durumuyla karşı karşıya kalmışlar ve akabinde de 4/C kapsamı içerisine bu işçiler geçmişlerdir.
Tabii, 4/C kapsamına geçmeyi işçilerin kabul etmesi mümkün değildir çünkü bu insanlar yıllardan beri belli ekonomik şartlar içerisinde geçimlerini temin etmişler, çocuklarının nafakalarını temin etmişlerdir ve belli bir geçim şartları ve standartları vardır. Siz bunları işte 4/C kapsamına aldınız. Tabii, alınınca ne oldu? Bu insanların hepsi bir anda yıkım içerisine girdiler ve akabinde kendi haklarını korumak için Ankara’nın buz gibi ayazında buralara koştular, geldiler ama enteresandır, Hükûmet bu garip ve mahzun insanların üzerine saldırdı, biber gazı sıktı ve beraberinde buz gibi soğukta havuz içerisine düşerek büyük bir sıkıntı yaşadılar. Psikolojileri bozuldu, çocuklarının psikolojileri bozuldu. Daha sonra 4/C kapsamında atamalar yapılacağı söylendi. Enteresandır, bazılarının atamaları yapılmış olmasına rağmen şu an bile 4/C kapsamında işe başlayamayan Tekel işçileri, Yaprak Tütün İşletmelerinin işçileri vardır.
Tabii, atama yapılanlar, belli bir miktarda para verileceği bunlara söylendiği için, bunlara az miktarda para verildiği için, kendileriyle aynı şartlarda çalışan insanlardan daha az para alıyorlar. Tabii, akabinde, beraberinde belli bir yaşam standartları var, onu da temin edemiyorlar. Hatta bazıları -mesela Tokat için söylüyorum- kendisi, ailesi, Erbaa ilçesinde olmasına rağmen, bunu Millî Eğitim Bakanlığı nezdinde, işte Almus’un en uzak ücra köşesine veriyorlar veya Reşadiye’nin en uzak köşesine veriyorlar, hem almış olduğu maaş çok düşük hem de oraya ailesini götürme şartları da yok, ağır bir durumla, psikolojik bir bunalımla karşı karşıyalar.
Bunlara, sayın milletvekilleri, mutlaka Hükûmetin acil bir şekilde çözüm bulması gerekir. Bu insanlar “geçici” ad altında adlandırıyorlar. Hâlbuki bu insanlar geçici olarak çalışan insanlar değildir, on sene, on beş sene, yirmi sene çalışmış olan insanlardır. Dolayısıyla bunların hakkı on iki ay çalışmak ve haklarının da daha önceki durumlara göre verilmiş olmasıdır.
Tabii, şu anda aynı tabloyla TEDAŞ işçileri karşı karşıyadır. Bakınız, şu anda ülkemizde yaklaşık olarak 60 binin üzerinde TEDAŞ işçisi vardır. TEDAŞ işçileri 4/C kapsamında dağılma durumuyla karşı karşıya kaldılar. Aynı akıbetle yani Tekel Yaprak Tütün İşletmesinin işçilerinin karşılaşmış olduğu o akıbetle karşı karşıyalar. Yine tabii sırada başkaları da var.
Bakınız, şu anda şeker fabrikaları da özelleştirme kapsamı içerisindedir, şeker fabrikalarının işçilerini de aynı akıbet bekliyor. Şu anda Tokat’ımızın Turhal ilçesi, Turhal Şeker Fabrikası cumhuriyetin ilk yıllarında kurulmuş ve ülkemize çok büyük oranda katma değer vermiş olan fabrikaların başında gelmektedir ve Turhal Şeker Fabrikası yine Tokat Sigara Fabrikası gibi o bölgenin en önemli kaynağıdır, can simididir. Tokat Sigara Fabrikasının kapatılmasıyla beraber sadece işçiler mağdur olmadılar, işçilerin yanında esnaf mağdur oldu, onların çevresinde işte ayakkabı boyacısından tutun da kamyoncusuna kadar, kaportacısına kadar herkes mağdur oldu. Aynı akıbetle karşı karşıya şu anda Turhallılar var, Turhal Şeker Fabrikasında çalışanlar vardır. Yani ülkemizdeki şeker fabrikalarının özelleşmesiyle beraber yine birçok insan 4/C kapsamı içerisine girecektir. Hâlbuki şeker fabrikaları da yaşatılabilir, sigara fabrikaları da yaşatılabilir.
Şu anda pancarla ilgili üretici sayısı gün geçtikçe düşüyor. Bakınız, şu anda işte pancar üretimiyle uğraşan insanların hepsi neredeyse pancar üretiminden vazgeçer konuma gelmişler. 2002 yılı içerisinde pancarın kilogramı 80 kuruştan, 120 kuruştan satılıyordu, şu an itibarıyla şeker fabrikalarımız pancar alımlarını tamamladılar ama enteresandır şekerin gravitesine, durumuna göre, yani şeker oranına göre şu anda 105 kuruşla 110 kuruş, hatta 120 kuruşa kadar çıkmayan fiyatlarla karşı karşıyalar. Yani pancar çiftçisi de perişan olmuştur.
Hâlbuki, bakınız, tatlandırıcıların miktarını gelin düşürelim, şu anda yüzde 15’ler civarında tatlandırıcılar vardır. Suni tatlandırıcıların artık insan vücuduna zarar verdiği, sıkıntı yarattığı, beraberinde alerjik hastalıklar başta olmak üzere birçok hastalıklara düçar olduğu ortadadır, hatta bazı literatürlerde, tıbbi literatürlerde kansere varan şekilde de, kanser yapmış olduğu noktasında da söylemler vardır.
Öyleyse geliniz, kaçak şekeri önleyelim, tatlandırıcıları önleyelim, pancar üreticisini desteklemiş olalım ve şeker fabrikalarımız çalışmış olsun ama enteresandır, her şeyde olduğu gibi, AKP İktidarında tütün üreticisi gibi şeker pancarı çiftçisi de perişan bir hâlde hayatını devam ettirme durumuyla karşı karşıyadır.
Sayın milletvekilleri, çiftçilerimizin kamu ve özel bankalar ile tarım kredi kooperatiflerine 15 milyar liranın üzerinde borçları vardır. Borçlu insanlar “Acaba nasıl ödeyeceğiz?” diye kara kara düşünüyorlar. Tarımla uğraşan insanlar -her zaman Hükûmetin iddialı şekilde söylediği- “Desteklerin durumu ne olacak? Elime ne geçecek?” diye bekliyorlar. Çiftçiler de kredi, elektrik ve su borçlarının yeniden yapılandırılmasını bekliyorlar. Yeni alabilecekleri kredilerde de karşılayamayacakları teminat istenmesinden büyük oranda rahatsızlar.
Hayvancılık ülkemizde AKP İktidarında yok olmaya doğru gidiyor. Anadolu insanı 30 liranın üstüne çıkan et fiyatlarından dolayı evine artık et götüremiyor. Tokat ilinde bin kişinin üzerinde hayvan üreticisi sözde ucuz kredi alabilmek için bankalara müracaat etti ve koştular, ancak kredi almak çok büyük dert. Üreticiden karşılayamayacakları teminatlar isteniyor. Tokat merkez Büyükyıldız kasabasındaki Ali Amca bir türlü krediyi alamadığını ve alımlarda da partizanlık yapıldığını iddia ediyor. Konunun incelenmeye değer olduğunu söylememiz gerekmiyor mu?
AKP İktidarında ülkemizde ilk defa kurbanlık hayvan ithali yapıldı. Açılan kredileri, vatandaş, mevzuata bağlamadan kredi alsın, hayvancılığımız gelişsin, ayağa kalksın diyoruz.
Ayrıca, ülkemizde işsizlik günden güne artıyor; 2011 itibarıyla yüzde 11’lerin üzerinde gösteriliyor, bundan katbekat işsizlik var. Kimden vergi toplayacaksınız? Bugün 3 milyon çiftçimiz ürettiği ürünün para yapmamasından dolayı çiftçiliği bıraktı, topraklar boş kalıyor. Pancar, tütün, pamuk üreticisi üretimden süratli bir şekilde vazgeçiyor. Çiftçiler, gittikçe daha fazla borç içerisine giriyorlar. Çiftçimizin geçen yıl kullandığı kredi 14,9 milyar iken bugün 17,8 milyar liradır. Çiftçilerin geçen yıla göre ödeyemediği kredilerin oranlarının yüzde 45’lere çıkmış olduğunu görüyoruz. Çiftçi, üretici, borçlanıyor ve borçlanıyor. Sonuçta “Tarım insanı geçindirmiyor.” diyerek toprağa ve hayata küsüyor.
Bakınız, iktidardan önce 500 bin olan pancar üreticisi bugün 300 bine, tütün üreticisi ise 405 binden 70 binlere düşüyor.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
REŞAT DOĞRU (Devamla)Sözlerime son verirken yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum. (MHP sıralarından alkışlar)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
126 konuşma daha · 22 Aralık 2010