İçeriğe atla

23. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 48. BİRLEŞİM · PERŞEMBE

Radyo ve televizyonların kuruluş ve yayın hizmetleri hakkında kanun tasarısı ile bayındırlık, imar, ulaştırma ve turizm, avrupa birliği uyum komisyonu raporu hk. (568)

Reşat Doğru

Tokat Milletvekili · MHP

Genel Kurul, 48. Birleşim · 5. yasama yılı · 6 Ocak 2011 · 657 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma

Kaynak göster

Reşat Doğru (MHP), 6 Ocak 2011 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 48. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: RADYO VE TELEVİZYONLARIN KURULUŞ VE YAYIN HİZMETLERİ HAKKINDA KANUN TASARISI İLE BAYINDIRLIK, İMAR, ULAŞTIRMA VE TURİZM, AVRUPA BİRLİĞİ UYUM KOMİSYONU RAPORU HK. (568)); konuşma 657 kelime.

Reşat Doğru (MHP, Tokat). “Radyo ve televizyonların kuruluş ve yayın hizmetleri hakkında kanun tasarısı ile bayındırlık, imar, ulaştırma ve turizm, avrupa birliği uyum komisyonu raporu hk. (568)”. TBMM Genel Kurulu, 48. Birleşim tutanağı, 6 Ocak 2011. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/resat-dogru-23-2011-01-06-radyo-ve-televizyonlarin-kurulus-ve-yayin-hizmetleri-hakkinda-kanun-ta-2 (erişim: 28 Ekim 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

REŞAT DOĞRU (Tokat)Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; yüce heyetinizi saygıyla selamlıyorum.

Esasında, konuşmamın bir bölümü 11’inci maddedeki kabul edilmeyen önergeyle ilgilidir, onun devamı şeklindedir.

Reçeteye tabi olmayan ilaçlar bence çok önemli bir konu olması hasebiyle önergemizin kabul edilmemesi, bence halk sağlığı noktasında çok büyük sıkıntılara sebep olacaktır. İleriki dönemlerde bununla ilgili, halk sağlığıyla ilgili çok büyük problemlerin olduğu bir ortamı ortaya koyacak ve beraberinde de belki de yeni başka torba kanunların içerisine bunların düzenlenmesi noktasında da bazı şeyler koyacağız.

Sayın milletvekilleri, reçeteye tabi olmayan ilaçlarla ilgili önergeler kabul edilmiyor ama en azından bununla ilgili TRT’nin veya RTÜK’ün bir yönetmelik çıkarması veyahut da bunu çok iyi bir şekilde takip etmesi, denetlemesi gerekmektedir. Gerçi, 1994 yılından itibaren bunlarla ilgili bazı kontroller yapılmış olabilir ve beraberinde de, şu an itibarıyla, işte hassasiyetle işin üzerinde durulmuş olabilir ancak bu ileriki dönemlerde olmayacak diye bir şey söz konusu değildir. Yarın bakanlar değişir, genel müdürler değişir ve o verilmiş olan sözler kâğıt üzerine, kanun üzerine geçirilmediği için de bir kenarda kalır ve yeni gelen insanlar bu hassasiyeti bırakıp farklı şekilde de bunun uygulamasına geçebilirler.

Bakınız, şifalı otlar ya da bitkisel destek ürünleri doğanın insanlara verdiği iyileştirme armağanlarıdır. Şifalı bitkiler tarih boyunca her zaman kullanılmıştır. Bunlar, insan vücuduna destek amacıyla da kullanılmaktadır. Ancak, tabii, bunun belli dozlar içerisinde, takipler içerisinde olması gerekmektedir.

Bir madde, sağlığın korunması ya da hastalıkların tedavisinde kullanılıyorsa bu Sağlık Bakanlığını ilgilendirmeli ve bunların denetlenmesi ve ruhsatlandırılması da Bakanlıkça çok iyi bir şekilde incelendikten sonra yapılması gerekmektedir. Bu denetim yapılmaz ise kamuoyunda sıkça kullanılan “Doğaldır, o hâlde zararı yoktur.” tabiri çok yanlıştır. Yani “doğal” tabiri illa hiçbir şey olmayacak, zararı olmayacak diye bir şey söz konusu değildir.

Aynı zamanda, halkımız içerisinde de, işte, eczanelerin dışında bazı ilaç veyahut da maddelerin kullanılmakta olduğu, oradan alınmış olduğu da bilinmektedir. Bakınız, soğuk algınlığı tedavisinde kullanılan bazı ilaçların yasaya aykırı olarak eczane dışında büfelerde ve çeşitli bakkal gibi yerlerde, ticarethanede satılmasının bir örneğini Sakarya’da yaşamış bulunuyoruz. Sakarya’da soğuk algınlığıyla ilgili olarak on dokuz yaşındaki bir kız çocuğu buradan ilaçları almış ve o ilaçları kullanması neticesinde de komaya girmiş ve hayatını kaybetme durumuyla karşı karşıya kalmıştır. Aynı şekilde, fazla kilolarından kurtulmak için bir üniversite öğrencisi, reklamlarından etkilenerek bitkisel ilaç kullanmış ve o annemiz de o kilolarını kaybederken aynı zamanda hayatını da kaybetmiştir.

Yine, ülkemizde kendini bitkisel tedavi uzmanı olarak tanıtan bazı kişilerin yapmış oldukları tedavi neticesinde birçok insanımız sağlığına kavuşmadığı gibi, zaman olarak da, maddi olarak da çok büyük kayıplar yaşamaktadır.

Bazı basın ve yayın organları aracılığıyla yapılan reklam çalışmaları halkımızı mutlaka çok etkilemektedir. Özellikle ağır geçen kanser, kalp krizi gibi hastalıklar ve kişisel bakım ürünleri, bilhassa, saç bırakan, yüzü gençleştiren, çizgileri ortadan kaldıran gibi ortaya çıkarılan ilaç ve doğal destek ürünleri “Doğalsa zararı yoktur.” şeklinde yanlış bir inanışla kullanılmaktadır. Bununla beraber de, birçok sağlık sorunu da bir bir ortaya çıkmakta ve sonuçta da insanlarımız sağlıklarını kaybetme durumuyla karşı karşıya kalmaktadır. Artık marketlerde, aktarlarda satılan bu ürünler doğal olarak haksız bir kazanç ve haksız rekabeti de beraberinde getirmektedir. Hatta ilaçların, “reçeteye tabi olmayan ilaçlar” dediğimiz o bitkisel destek ürünlerinin aktarlarda satılması bile yanlıştır. Bunların mutlaka bir eczacı kontrolünde ve eczanede satılması gerekmektedir. Eczacı kontrolünde olduğu zaman en azından eczacımız o ilaçla ilgili veyahut da o bitkisel destek ürünüyle ilgili alıcıyı da mutlaka yönlendirecektir, alıcıyı uyaracaktır, kullanılacak doz miktarı olsun veyahut diğer söylemleri beraber söyleyecektir. Böyle bir ortamda ilaçların veyahut da bitkisel drogların eczacıların satmasıyla ilgili olarak bir madde koymamız gerekirken, bunun reklam yapılması veyahut da televizyon kanallarında bu reklamların yaptırılmasının da çok yanlış olduğunu düşünüyorum.

Bakınız, biraz önce konuşmamda da söyledim, İngiltere, halk sağlığı üzerinde ciddi zararlar yarattığı belirtilen ev ilaçları, alternatif tedavi metotlarına çok sıkı kontrol getirmekte ve kendi insanını da bu yönlü olarak uyarmaktadır. Şu an itibarıyla da bununla ilgili de bu kanun maddeleri çıkartılmaktadır. İnanıyorum ki halkımız bu noktayı, en azından önergelerimiz kabul edilmese bile…

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

REŞAT DOĞRU (Devamla)…bu yönlü olarak duymuş olur ve gerekli önlemleri almış olur diyor, yüce heyetinizi saygıyla selamlıyorum. (MHP sıralarından alkışlar)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

56 konuşma daha · 6 Ocak 2011

56 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook