Bazı alacakların yeniden yapılandırılması ile sosyal sigortalar ve genel sağlık sigortası kanunu ve diğer bazı kanun ve kanun hükmünde kararnamelerde değişiklik yapılmasına dair kanun (s.s.:606)
Tokat Milletvekili · MHP
Genel Kurul, 63. Birleşim · 5. yasama yılı · 10 Şubat 2011 · 636 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma
Kaynak göster
Reşat Doğru (MHP), 10 Şubat 2011 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 63. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: BAZI ALACAKLARIN YENİDEN YAPILANDIRILMASI İLE SOSYAL SİGORTALAR VE GENEL SAĞLIK SİGORTASI KANUNU VE DİĞER BAZI KANUN VE KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMELERDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN (S.S.:606)); konuşma 636 kelime.
Reşat Doğru (MHP, Tokat). “Bazı alacakların yeniden yapılandırılması ile sosyal sigortalar ve genel sağlık sigortası kanunu ve diğer bazı kanun ve kanun hükmünde kararnamelerde değişiklik yapılmasına dair kanun (s.s.:606)”. TBMM Genel Kurulu, 63. Birleşim tutanağı, 10 Şubat 2011. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/resat-dogru-23-2011-02-10-bazi-alacaklarin-yeniden-yapilandirilmasi-ile-sosyal-sigortalar-ve-gen-2 (erişim: 28 Ekim 2026).
Konuşmanın tam metni
REŞAT DOĞRU (Tokat)Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; 157’nci madde üzerinde vermiş olduğumuz önergeyle ilgili söz almış bulunuyorum. Yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum.
Tabii, torba kanunun görüşmelerine bir müddet ara verdikten sonra tekrar devam ediyoruz. İktidar, bu kanunun içerisine, seçim endeksli olarak birçok konuyu koymuş durumdadır. Milletimiz de tabii, kendisiyle ilgili ne olabilir düşüncesiyle kanunu yakından takip ediyoruz ancak torba kanunda her meslek grubu, her toplum kesimi kendisi ayrı ayrı yer almak istiyor çünkü toplumda her kesimde çok büyük sıkıntılar mevcut. İşçisi, memuru, esnafı, bütün sosyal kesimler, başta bankalar olmak üzere birçok kuruma borçlu olup çok zor durumdadır. Neredeyse bu insanlar hayatlarına küsmekte ve psikolojileri de bozulmaktadır.
Bakınız bu kesimlerden bazılarıyla ilgili örnekleri vermek istiyorum. Bu kesimlerden bir tanesi esnaflardır. Esnaf kefalet kooperatifine olan borçlar ödenmediğinden dolayı şu anda esnaflar “Borçlarım acaba nasıl ödenir, bu kanun içerisine nasıl girerim?” şeklinde büyük bir mücadele veriyorlar.
Tokat’ta yayınlanmış olan Yeni Tokat gazetesinin 4 Şubat 2011 tarihli esnaflarla ilgili yapmış olduğu bir çalışmayı size de takdim etmek istiyorum. Tokat sanayi esnafları işsizlikten, nakit sıkıntısından, veresiyelerin zamanında gelmemesinden büyük bir şikâyet içerisinde bulunuyor.
Bunlardan Osman Yazıcı, mobilyacı, diyor ki: “Herkeste gelecek kaygısı var. İşler geçmişteki gibi değil. Tokat’ın belli bir kapasitesi var, onun üzerine çıkamıyor. Kâr marjları düşmüş, malzeme pahalı, o yüzden esnaf da fazla para kazanamıyor.”
İlhan Aydın, yağcı, diyor ki: “Sanayi esnafının durumu çok vahim. Elektrik, su parasını, BAĞ-KUR’umuzu bile ödeyemiyoruz. Siftah yapmadan kepenkleri kapatan esnaflarımız var. “
Önder Karacaoğlu, makasçı, diyor ki: “Sanayi esnafı bitik durumda. İş potansiyelinin düştüğünden dolayı sanayi esnafı can çekişiyor. Benim zanaatım kamyon ile alakalı ama artık Tokat’ta böyle bir meslek yok sayılıyor. ”
Yine, Sabahat Aktanoğlu, dizelci, diyor ki: “Sanayi esnafının durumu hiç iç açıcı değil. Tokat’ta iş sahası kalmadı. Fabrikalar da kapanınca bizim işlerin sayısı azaldı, azaldı. ”
Yine, Hayrettin Şenol, mermeritçi, o da diyor ki: “Esnafın hâli perişan. Piyasada para dönmüyor. Veresiye yapmayan adam çok ama para gelsin dendiği zaman, cebimiz delik, para gelmiyor. Mobilya sektörü durgun olduğundan dolayı da bize de fazla iş gelmiyor. Zaten Tokat’ın ekonomik durumu belli.”
Mustafa Kırbaş, oto boyacısı, diyor ki:” Esnafın hâli kötü. İş yok, güç yok. Herkes veresiye alıyor, parayı getirmiyor, piyasa bozuk. Akşama kadar bekliyoruz ama gelen giden yok, bol bol televizyon seyrediyoruz. ”
Sayın milletvekilleri, tabii, bunların yanında, bir meslek grubu daha, memurlar. Memurlarla ilgili yapılan bir çalışmayı da sizlere sunmak istiyorum. Türkiye Kamu-Sen’in ARGE Merkezinde Türkiye İstatistik Kurumu verilerine göre yaptığı çalışma sonunda şöyle bir durum ortaya çıkıyor, aralık ayı için tek kişinin yoksulluk sınırı ve dört kişilik ailenin asgari geçim sınırı şu şekildedir: Tek kişinin yoksulluk sınırı 1.445 lira, 4 kişilik ailenin yoksulluk sınırı ise 2.891 liradır. Durum işte budur ama AKP İktidarında gelmiş olduğu durumu da hep beraber görüyoruz. Memurun eline geçen ücretlere bakılınca memur kartzede olmasın da ne yapsın? Ayrıca, yine yapılan bir araştırmaya göre de bir ailenin sağlık kuruluşlarının belirlediği biçimde beslenebilmesi için asgari 21 lira 65 kuruşa ihtiyaç var. Bu da yaklaşık olarak 649 lira yapıyor. Ayrıca konut giderlerinin bir memurun aylık maaşının yüzde 35,79’una denk geldiği de işte yapılan araştırmada ortaya çıkıyor.
Yine, ortalama ücretle geçinen bir memur ailesinin ulaşım, sağlık, eğitim, haberleşme, giyim gibi diğer zorunlu ihtiyaçlarını karşılamasından sonra maaşından 198 lira 98 kuruş kalıyor. 2010 yılında, her zaman söylemiş olduğunuz simit fiyatları yüzde 33,3, mutfak tüpü yüzde 22,7, otogaz yüzde 22,6 artmıştır. Memurun durumu işte bunların içerisindedir. Türkiye Kamu-Sen “Memurların maaş artışlarında yoksulluk ve açlık sınırını baz alalım. Bunu yapmazsak memur daha fazla yoksullaşacak, kartzede duruma gelecektir.” diyor. Emeklilerin durumu bundan iyi midir? Emeklilerin durumu bundan da kötüdür.
Sonuçta şu ortaya çıkıyor ki memuruyla, herkesiyle bütün sosyal katmanların çok büyük sıkıntılar içerisinde olduğu görülüyor ama artık ülkemizde üreten ekonomi programına geçmemizin zamanı gelmiştir. İstihdam dostu sürdürülebilir bir büyüme ortamı tesis edilmelidir. İşsizliği ve yoksulluğu azaltmak, gelir dağılımını daha adil bir hâle getirmek için çalışma yapmamız gerekmektedir.
Yüce heyetinize saygılar sunuyorum. (MHP sıralarından alkışlar)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
94 konuşma daha · 10 Şubat 2011