İçeriğe atla

27. DÖNEM · 600 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 68. BİRLEŞİM · SALI

Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Kanunu Teklifi münasebetiyle

Genel Kurul, 68. Birleşim · 4. yasama yılı · 6 Nisan 2021 · 529 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma

Kaynak göster

Rıdvan Turan (Halkların Demokratik Partisi), 6 Nisan 2021 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 68. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Kanunu Teklifi münasebetiyle); konuşma 529 kelime.

Rıdvan Turan (Halkların Demokratik Partisi, Mersin). “Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Kanunu Teklifi münasebetiyle”. TBMM Genel Kurulu, 68. Birleşim tutanağı, 6 Nisan 2021. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/ridvan-turan-27-2021-04-06-guvenlik-sorusturmasi-ve-arsiv-arastirmasi-kanunu-teklifi-munasebetiyl (erişim: 28 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=96669

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)

RIDVAN TURAN (Mersin)Sayın Başkan, değerli vekiller ve ekran karşısındaki kıymetli halkımız; Nisanın 6’sındayız, nisan da gerçi martı aratmadı ama mart ayı gerçekten reform alametleri açısından zirvede bir aydı.

Erdoğan’ın kasımda reform müjdesini verdiğinden beri bekliyoruz ama herhâlde mart ayı bütün bu müjdelerin en şahikasıydı. Ne oldu mart ayında? 8 Martta kadınlar, 8 Mart etkinliklerine giderken, gelirken ve geldikten sonra evlerinde, zıpladıkları gerekçesiyle gözaltına alındılar. Hukuksuz bir biçimde bir mahkeme karar verdi Sayın Milletvekilimiz Gergerlioğlu’nun ceza alması noktasında ve yine Meclis Başkanı, bunu okutmak suretiyle, hukuksuz bir biçimde milletvekilliğini düşürdü; ardından sabahın köründe yüzlerce polisle operasyon, ardından evinde darbedilmek suretiyle gözaltına alındı ve Türkiye demokrasi tarihine kara harflerle bir metin daha yazıldı. Sonra, Demirtaş, Rus uçağının düşürülmesine ilişkin görüşlerini beyan ettiğinden dolayı, iktidarla iltisaklı bir mahkeme tarafından en üstten cezaya çarptırıldı. Yetmedi, Eş Başkanlarımız yerine henüz iktidar bir kayyum atayamadığından dolayı HDP’ye kapatma davası açılarak HDP’li ve HDP’li olmayan 700 kişinin siyasi yasaklı olması istendi.

İktidar, henüz İstanbul’u İstanbul Büyükşehir Belediyesinden alıp bir yere bağlayamadığı için, Gezi Parkı’nı İstanbul Büyükşehir Belediyesinden alarak ne idiği belirsiz bir vakfa bağladı. Ardından, İnsan Hakları Derneğinden Öztürk Türkdoğan -ki çok kısa süre önce Adalet Bakanlığı reform için görüşlerini almıştı- gözaltına alındı. İstanbul Sözleşmesi, Cumhurbaşkanının iradesiyle reddedildi, bu anlaşmadan çıkıldı. Cumartesi Anneleri yargılanmaya başlandı. Merkez Bankası faizi 200 baz puan artırarak doları 7,20’lere düşürmüşken, muazzam bir iktisat dehasıyla birlikte, Erdoğan’ın Merkez Bankası Başkanını görevden almasıyla yine 8’lerin üzerine çıktı. Ve şimdi de bu müstesna, muhteşem, harika yasa teklifi Genel Kurula indi! Zül görüyorum emin olun, şu yasa teklifi hakkında konuşmayı zül görüyorum; zaten olmuş bitmiş bir şeyi, bir iktidar darbesiyle birlikte tekrar Genel Kurula indirmeyi zül görüyorum ama bu konuşmayı yapacağım.

Değerli arkadaşlar, değerli halkımız; bunun sıradan bir mesele olduğunu düşünüyorsak yanılıyoruz. Yeni bir devlet kuruluyor. Bunu “Efendim, yasanın şurası demokratik değil, burası bilmem ne değil.” diye mütalaa ediyorsak yanlış yapıyoruz. Bakın, bir imamın siyaseti domine ettiği bir yerde, hilafet çağrılarının yapıldığı bir yerde, yürütmenin, yargının, yasamanın tek adama bağlandığı bir yerde ve yargının iktidarın aparatı hâline dönüştürüldüğü bir yerde, değerli arkadaşlar, ben hukuki bir değerlendirme yapmayacağım. Niye biliyor musunuz? Bu düzeyi anlamak için liberal demokrasinin ya da parlamenter demokrasinin olağan kavramlarıyla konuşmamak lazım. Aynı şey gibidir bu, yani Newton fiziğine ayaklarınızı basarak kuantum mekaniğini kavrayamazsınız, onu ancak kuantum mekaniğinin kendi yasalarıyla anlayabilirsiniz. İşte, iktidarın şu anda yaptığı şeyi “Demokrasi, efendim, çok antidemokratik, Anayasa’ya aykırı ya da Anayasa’nın şu maddesine ya da bu maddesine aykırı.” diye eleştirmenin anlamı yok. Bu, bir yeni devlet inşasıdır; bu, bir yeni iktidar inşasıdır.

Şimdi, bunu niye söylüyorum biliyor musunuz? Yani, işte kanun teklifi kimseye sorulmamış, yok, akademiye, siyasi partilere falan sorulmamış. Sorulmayacak ki zaten değerli arkadaşlar, değerli muhalefet. Artık bu rutin ortadan kalkmış durumda, başka bir düzeye ulaşılmış durumda. Bakın, 20 Temmuz 2016’da OHAL ilan edildi, 15 Temmuzda bir darbe girişiminde bulunuldu. Alman tarihini bilenler bilirler, bir Reichstag yangını vardır. Reichstag yangını, Alman faşizminin kurumsallaşması için, bütün muhalefetin derdest edilmesi için, Naziler gibi bakmayan herkesin cezaevine atılması için muazzam bir imkândı. Şimdiyse 15 Temmuzu kendisine refere edenler, ardından başlattıkları olağanüstü rejimle, şu anda bu yasayı getirmiş durumdalar. Bunu niye söylüyorum biliyor musunuz? Bir tarihçi diyor ki: “Tarihi yalnızca benzerliklerden ibaret zannedenler aptallardır.”

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

103 konuşma daha · 6 Nisan 2021

103 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook