Turizmi Teşvik Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle
Mersin Milletvekili · Halkların Demokratik Partisi
Genel Kurul, 103. Birleşim · 4. yasama yılı · 14 Temmuz 2021 · 514 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma
Kaynak göster
Rıdvan Turan (Halkların Demokratik Partisi), 14 Temmuz 2021 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 103. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: Turizmi Teşvik Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle); konuşma 514 kelime.
Rıdvan Turan (Halkların Demokratik Partisi, Mersin). “Turizmi Teşvik Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle”. TBMM Genel Kurulu, 103. Birleşim tutanağı, 14 Temmuz 2021. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/ridvan-turan-27-2021-07-14-turizmi-tesvik-kanunu-ile-bazi-kanunlarda-degisiklik-yapilmasina-dair (erişim: 28 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=99385
Konuşmanın tam metni
TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)RIDVAN TURAN (Mersin)Sayın Başkan, Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum.
Şimdi, bu “turizmi teşvik” deyince bir defa galiba kültürden bahsetmek gerekiyor. Anadolu için konuşacak olursak da Anadolu'nun tarihsel geçmişi, kültürel birikiminden herhâlde uzun uzun bahsetmek lazım fakat ben konuşmamı 2 konuya ayırdığımdan dolayı buna bir değinmek istiyorum sadece.
Bakın, Türkiye'de, Anadolu coğrafyasında 25 bin antik kent var, bu 25 bin antik kentin 2.500 tanesi şu ya da bu düzeyde kazılmış durumda, onun haricindekilerin büyük kısmı definecilerin artık imanına terkedilmiş. Örneğin, Hattuşa'yı bu hızla kazarsan yüz yıl daha kazmak zorundasın. Hattuşa, Hititler’in başkenti ve Hint Avrupa dil grubunun bilinen en eski örneği Hititçe. Hititçe’de “brada” İngilizce “bread” yani ekmek, Hititçe’de “wadar” olan şey İngilizce’de “water” yani su. Buna benzer çok şey var ve Avrupalı burada kendini görüyor, sürekli gelmek için doğrusunu isterseniz imkân arıyor fakat biz Hattuşa'yı bir türlü gün ışığına çıkartamıyoruz, niye biliyor musunuz? Para yok. JT İnternational’ın finansmanıyla Hattuşa'da Hitit antik sur duvarı örüldü, 100 bin euro civarında bir parayı iktidar bulamadığından dolayı -iktidarın öncelikleri malum başka- bunun finansmanı Japon Tobacco’dan sağlandı. Sadece o değil, mesela filmlere konu olmuş Truva’ya dönüp baksanız, Truva’da bir müze -biliyorsunuz- yeni yapıldı, iyi de yapıldı, takdir edilecek bir şey kuşkusuz ama Truva’nın tüm dünyaya tanıtılması ve örneğin Truva’da kazıların devam etmesinin önünde acayip engeller var. Uşak Müzesinden Kanatlı Denizatı Broşu 2 defa çalındı, Amerika’dan geri getirildi arkadaşlar. Bu konuda çok şey söyleyebilirim -arkeoloji alanında- ama mesele şu ki turizmin teşviki arkeolojinin kendi kuralları içerisinde işlemesiyle, etkin kazı çalışmalarıyla söz konusu ve bu, kültürel çeşitlilikle alakalı. Yani tekçi bir zaviyeden Anadolu medeniyetlerine baktığınızda, her şeyi bir potada eritmeye kalktığınızda varacağınız nokta sıfır. Anadolu’nun tarihin ilk çağlarından bu zamana kadar taşıyageldiği kültürel çoğulculuğu bugüne dercetmek, bugünkü toplumu böyle kurmak amacında olursanız hem bugünkü toplum bundan ihya olur hem de turizmin teşviki ve ilerletilmesi konusunda da büyük adımlar atılmış olur ama belli ki bu konuda epey, epey, epey geri bir noktadayız.
Şimdi, esas bahsetmek istediğim konu: Bu 9’uncu maddede bir yetki belgesinden bahsediliyor ama ben başka bir yetki belgesinden bahsetmek istiyorum; o da Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından alınması zorunlu hâle getirilen, 1 Temmuz itibarıyla, kıyılmış tütün ticaretinin yapılması için gereken belge. İki günden beri telefonlarım susmuyor, bölgeden çok sayıda insan bu sorunu dile getiriyor. Duyduk ki altı ay bu ötelenecekmiş, ertelenecekmiş, altı ay sonra zulüm devam edecekmiş. Şimdi, arkadaşlar, bakın, üç yıldan altı yıla kadar cezai hükümler içeren bu yasanın uygulanabilirliği yok. Ha, uygularsın, nasıl uygularsın? Bu zamana kadar her şeyi nasıl uyguladıysan, inzibati tedbirlerle meselenin üzerine gidersin. Şimdi bu tütünü üretenlerin mutlaka kooperatifler vasıtasıyla satabilmesine ilişkin bir hüküm var ve bu kooperatiflerin her birinde 250 üreticinin olması öngörülüyor. Arkadaşlar, Kooperatifler Yasası çok iyi bildiğim bir yasa, 7 kurucuyla kurulur. 250 kişiyi bulun, kooperatifleri kurun, bu kooperatiflerin binalarını ve eklentilerini yapın -ki bunlar milyonlarca liraya tekabül edecek- buradan hareketle kaçakçılıkla mücadele edeceğinizi varsaydığınız bir yasayı çıkartmak mümkün değil ama ne mümkün biliyor musunuz? Mesela acayip bir zulüm düzeni kurmak mümkün, oradaki tütün üreticilerinin çoluğunu çocuğunu, yedi ceddini perişan etmek mümkün; zaten de şu anda objektif olarak meydana gelmiş olan şey ne yazık ki bu.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
97 konuşma daha · 14 Temmuz 2021