İçeriğe atla

28. DÖNEM · 592 VEKİL · SON GÜNCELLEME

Ara
MECLİS’TE BUGÜN
GENEL KURUL · 14. BİRLEŞİM · PERŞEMBE

Kanun teklifleri ile komisyonlardan gelen diğer işler

Rıdvan Uz

Çanakkale Milletvekili · İYİ Parti

Genel Kurul, 14. Birleşim · 5. yasama yılı · 5 Kasım 2026 · 1.050 kelime · yaklaşık 5 dakikalık okuma · Günün kaydı →

Kaynak göster

Rıdvan Uz (İYİ Parti), 5 Kasım 2026 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 14. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: KANUN TEKLİFLERİ İLE KOMİSYONLARDAN GELEN DİĞER İŞLER); konuşma 1.050 kelime.

Rıdvan Uz (İYİ Parti, Çanakkale). “Kanun teklifleri ile komisyonlardan gelen diğer işler”. TBMM Genel Kurulu, 14. Birleşim tutanağı, 5 Kasım 2026. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/ridvan-uz-2026-11-05-kanun-teklifleri-ile-komisyonlardan-gelen-diger-isler (erişim: 6 Kasım 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=149718

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)

İYİ PARTİ GRUBU ADINA RIDVAN UZ (Çanakkale)Sayın Başkan, kıymetli milletvekilleri; İYİ Parti Grubu adına söz aldım. Bu vesileyle Gazi Meclisimizi ve yüce Türk milletini saygıyla selamlıyorum.

Afyon'da meydana gelen vahim olaydan dolayı da hayatını kaybedenlere Allah'tan rahmet, kederli ailelerine ve milletimize başsağlığı diliyorum.

Gözü ve gönlü kapalı yaşamak köstebeklerin işidir; bize, inanan kalp, idrak eden şuur ve millî bir doktrin lazımdır. Yüreğinde Allah korkusu, vatan sevgisi, İslam ahlak ve fazileti, Türklük gurur ve şuuru olan biz milletvekilleri olarak bu Mekke Anlaşması'na "hayır" oyu vereceğimizi buradan ifade ediyorum.

Safını İngiliz uşağı Şerif Hüseyin değil; Medine müdafisi, Çöl Kaplanı, kahraman Fahreddin Paşa'dan yana kullananlar olarak Mekke Anlaşması'na bu Meclisin milletvekilleri olarak "hayır" diyeceğiz.

İpini koparmış bir sırtlan olan, hukuk tanımayan, Müslüman kanı dökmekten zevk alan siyonist İsrail için Kudüs anlaşması yapması gereken Meclisin, İsrail'in güvenliği için Mekke Anlaşması'na Türk'ün Meclisinde bizler "hayır" oyu vereceğimizi beyan etmek isterim.

Kıymetli milletvekilleri, çölün ortasındasınız, demir yolu bağlantınız kesilmiş, yardım ulaşmıyor, yiyeceğiniz bitmiş, askeriniz hastalanıyor ve kuşatma altındasınız ve bütün bunların ortasında askerlerin başında Fahreddin Paşa; omuzlarında bir şehrin savunması, vicdanında bir bayrağın dalgalandığı Fahreddin Paşa; karşısında ise İngilizlerin desteklediği Şerif Hüseyin ve o Fahreddin Paşa mücadelesini böyle şartlarda sürdürüyor ve Medine'yi tam iki yıl yedi ay savunuyor. Medine savunmasını anladığımızda Mekke'de bir anlaşma yapmaya zaten gerek olmadığını hepimizin bilmesi lazım. İstanbul Hükûmeti 30 Ekim 1918'de Mondros Mütarekesi'ni imzalıyor. Bunun üzerine İngilizler ve Şerif Hüseyin kuvvetleri teslim olmamızı bekliyor, tıpkı bugün Amerika'nın ve İsrail'in sizden, bizden ve Türkiye Büyük Millet Meclisinden teslim olmamızı beklediği gibi ama Fahreddin Paşa direnmeye devam ediyor. Şimdi, Fahreddin Paşa'yı biliyorsanız Mehmetçik'in hangi şartlarda görev yapacağını bu Mecliste açıklamanız lazım; onun direnişini alkışlıyorsanız Türkiye'nin bağımsız karar hakkını korumamız gerektiğini unutmamamız lazım.

En son söyleyeceğimizi en başta söyleyelim: Biz, sarayın açıklamadığı taahhütlerin kefili olmayı bu Meclisin onurlu milletvekilleri olarak reddediyoruz ve bu anlaşmaya bir kez daha "hayır" oyu vereceğimizi söylüyoruz. Ülkenin onurlu evlatlarına eğilmeyen bir Türkiye Büyük Millet Meclisinin kudretini göstermek de tüm milletvekillerinin görevi olmalıdır.

Kıymetli milletvekilleri, yakın tarihe aynı dikkatle baktığımızda Yemen'de Husiler 2014'te başkent Sana'nın kontrolünü ele geçiriyor. Yemen'in yüzde 70'i Husi'dir. Suudi Arabistan öncülüğünde koalisyon ise 26 Mart 2015'te askerî müdahaleye başlıyor. Dolayısıyla Yemen'de 2015'ten beri çatışma yaşandığını söyleyebiliriz. Yıllarca süren bir savaşın ağır kayıplarının ve derin bir insani yıkımın geçmişinden söz ediyoruz. Türkiye'yle ilişkilerinin yakın geçmişi de hafızamızda. 2020'de Türk ürünlerine karşı boykot çağrıları yapıldı. Türkiye İhracatçılar Meclisi Başkanı Suudi Arabistan'daki uygulamaları "yarı resmî boykot" olarak niteledi. Türk üreticisinin emeği siyasi gerilimin de hedefi oldu. Şimdi Meclis olarak bu tecrübelerin hangisinden ders çıkarıyoruz? İlişkiler yeniden bozulursa Türkiye'yi hangi hükümler koruyacak? Ticarette karşılaştığımız sorunları hatırlarken askerî yükümlülüklerde hangi ilaveler güvence altına alınacak?

Kıymetli milletvekilleri, 2026'nın Temmuz ayında Yemen'de yeniden ağır tırmanış, çatışmalar yaşanmaya başladı. İnsan Hakları İzleme Örgütünün araştırmasına göre 13 Temmuzda Suudi Arabistan'da koalisyon hâlindeki Yemen Hükûmeti kuvvetleri Sana Havalimanı'nı vurdu. Saatler sonra Husiler Suudi Arabistan'daki Abha Havalimanı'na saldırdı. Bu kronolojiyi unutmamamız lazım. İşte, böyle bir bölgesel ortamda 7 Ağustos 2026'da Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan ortak savunma için Mekke Anlaşması'nı imzaladı. 8 Ağustosta Dışişleri Bakanı anlaşmanın kurumsal yapısına ve genişleme ihtimaline ilişkin açıklamalar yaptı, Mısır'ın ileride katılımı bakımından çözülmesi gereken teknik hususlardan söz etti. Şimdi soruyoruz: Mısır neden ilk imzacılar arasında yer almadı? Sözü edilen teknik hususlar nedir? Bölgesel güvenlik hedefleniyorsa farklı ülkelerin kaygıları nasıl giderilecektir? İran, talep ettiği hâlde neden anlaşmaya dâhil edilmemiştir? Ve ardından 31 Ağustosta İstanbul'da Stratejik Siyasi ve Savunma Komitesi toplandı. Yayınlanan açıklamada, Suudi Arabistan'dan bir sekretarya kurulacağı ve ilk genel sekreterin bir Pakistan vatandaşı olacağı belirtildi. 5 Ekimde Riyad'da ikinci toplantı oldu. Aynı bildiride, ortak savunma taahhütlerinin pratik uygulamasına geçilmesi ve Suudi Arabistan'a hızlı konuşlandırmaya yönelik tedbirlerden söz edildi. Cumhurbaşkanlığının Meclise gönderme yazısı ise 20 Ekim tarihini taşıyor. Kanun teklifinin Başkanlığa gelişi 21 Ekim, Dışişleri Komisyonunda kabul tarihi 27 Ekim. Bu takvimde, bu takvime göre Gazi Meclisin yeri neresi arkadaşlar? Meclisin incelemesi başlamadan önce hangi kararlar alındı? Hangi düzenlemeler kabul edildi? Türkiye'ye hangi kayıtlar düşüldü? 22 Ekimde Komisyonda öncelikle adımların hazırlık niteliğinde olduğu ve Türkiye açısından yükümlülük doğurmadığı söylendi. Öyleyse açıklayın; 5 Ekim bildirisindeki uygulama kararı ile bu açıklama arasındaki ilişkileri belgeleriyle gösterin. Alınan kararların yetki dayanağı ve bağlayıcı sonuçları nelerdir? Meclisten, bu hesabı almadan onay vermesini nasıl bekliyorsunuz? Meclis, noter makamı değildir. Milletvekilleri de milletin helal oylarıyla seçilmiş milletin hizmet erleridir. Evlatlarının geleceğini İsrail ve Amerika istiyor diye peşkeş çekip "evet" oyu vermemizi kimse bizden beklemesin. Türkiye Büyük Millet Meclisimiz 16 parti tarafından temsil ediliyor. Sadece AK PARTİ, Milliyetçi Hareket Partisi ve Cumhuriyet Halk Partisi anlaşmaya "evet" oyu vereceğini açıkladı ama ben biliyorum ki hem millî görüş geleneğinden gelen hem de ülkücü gelenekten gelen milletvekillerimiz kanının ve töresinin gereğini yapacak ve millî ve manevi değerler ışığı içinde buna kendileri de "hayır" oyu vereceklerdir.

Anlaşmanın içeriğinde de cevap bekleyen temel sorular vardır: Bir, askerî kapasitelerin nasıl birlikte kullanılacağı; iki, caydırıcılığın hangi somut hazırlığa dayanacağı; üç, NATO yükümlülüklerine uygulamada uyumun nasıl sağlanacağı; dört, dışa bağımlılığın hangi araçlarla azaltılacağı; beş, Türkiye'nin istenmeyen çatışmalara sürüklenmesini önleyecek güvencelerin alınması.

Kıymetli milletvekilleri, özellikle 3'üncü maddede sorumluluk büyüktür; savunma iş birliği 2'nci maddedeki ortak savunma düzenlemesine bağlanmaktadır. Türkiye adına kim mutabakat verecek, hangi faaliyetler kabul edilecek, hangi maliyet üstlenilecek, Meclis hangi aşamada karar verecek, eğitim için başlayan bu görev operasyonel desteğe nasıl dönüşecek, görev alanını genişletirse yeniden nasıl izinler alınacak? Askerimizi geri çağırma şartlarımız nelerdir? Siz Mehmetçik'in görevini belirsiz bırakıp sadece cesaretine sığınmayı seçmişsiniz. Askerimiz elbette görevini yapar, Hükûmet de verdiği görevin bütün sorumluluğunu taşır. Anayasa’nın 92'nci maddesi, milletler arası antlaşmaların gerektiği hâllere ilişkin istisnanın bu aşamada nasıl uygulanacağını açıklamaktadır. Hangi görevlendirmede ayrıca Meclisin aranacağı da orada ortaya konulmuştur, yetki sınırının önceden belirlendiği de görülmüştür.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKANBuyurun, tamamlayın.

RIDVAN UZ (Çanakkale)Kıymetli milletvekilleri, bölgesel sahiplenmeden söz ediyorsunuz. Öyleyse bölgedeki gerilimleri azaltacak diplomatik yolu nasıl açıklayacaksınız? Orta Doğu'da ihtiyaç duyulan güvenlik çatışmaların tarafı çoğaltılarak sağlanamaz, güven artırıcı tedbirlerin alınması lazım. Bu yapının mezhepsel kamplaşmayı artıracak bir uygulamaya dönüşmesi ihtimaline karşı hangi tedbirleri aldınız? Mekke'nin adını taşıyan bir anlaşmanın Müslüman toplumlar arasındaki ayrışmaları derinleştirmemesi gerekmektedir, kaldı ki Mekke ve Medine'yi savunmak için de bir anlaşmaya gerek yoktur. Biz bu anlaşmanın bütün maddeleriyle ele alınacağı bir Meclis istiyoruz. İngiltere ve Amerika'nın veya İsrail'in bölgesel hesapları karşısında Türkiye'nin hareket alanının nasıl korunacağına da bu Meclis cevap vermelidir. Türk devleti İsrail'in saldırgan politikalarının doğurduğu yüklerin başka ülkelere aktarılmasına hizmet etmemelidir diyor, Gazi Meclisi saygıyla selamlıyorum. (İYİ Parti, Yeni Parti ve Yeni Yol sıralarından alkışlar)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

135 konuşma daha · 5 Kasım 2026

Günün kaydı →
135 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook