Tütün mamullerinin zararlarının önlenmesine dair kanunda değişiklik yapılması hakkında kanun teklifi (s. sayısı: 55)
Ordu Milletvekili · MHP
Genel Kurul, 44. Birleşim · 2. yasama yılı · 2 Ocak 2008 · 1.030 kelime · yaklaşık 5 dakikalık okuma
Kaynak göster
Rıdvan Yalçın (MHP), 2 Ocak 2008 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 44. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: TÜTÜN MAMULLERİNİN ZARARLARININ ÖNLENMESİNE DAİR KANUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA KANUN TEKLİFİ (S. SAYISI: 55)); konuşma 1.030 kelime.
Rıdvan Yalçın (MHP, Ordu). “Tütün mamullerinin zararlarının önlenmesine dair kanunda değişiklik yapılması hakkında kanun teklifi (s. sayısı: 55)”. TBMM Genel Kurulu, 44. Birleşim tutanağı, 2 Ocak 2008. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/ridvan-yalcin-23-2008-01-02-tutun-mamullerinin-zararlarinin-onlenmesine-dair-kanunda-degisiklik-ya (erişim: 29 Ekim 2026).
Konuşmanın tam metni
MHP GRUBU ADINA RIDVAN YALÇIN (Ordu)Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; görüşülmekte olan 55 sıra sayılı Tütün Mamullerinin Zararlarının Önlenmesine Dair Kanunda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi’nin 3’üncü maddesi üzerinde Milliyetçi Hareket Partisi Meclis Grubu adına söz almış bulunuyorum. Geçmiş nesillerin gururlanacağı, gelecek nesillerin örnek alacağı başarılarla dolu yeni yıllar ümidiyle, yüce heyetinizi saygıyla selamlıyorum.
Öncelikle ifade etmeliyim ki milletimizin varlık ve bekasını ancak sağlıklı nesiller yetiştirebilirsek sağlayabileceğimize inanan ve toplum sağlığını güvenlik kadar önemseyen bir parti adına burada konuşuyorum.
Sigara, teklif üzerinde konuşan teklif sahibi ve diğer konuşmacıların da belirttiği üzere, binlerce zehri bünyesinde barındıran, özellikle kalp-damar hastalıkları ve kanser hastalığının doğrudan nedeni olarak kabul edilen, zararları benim gibi içenler tarafından da kabul edilen bir maddedir. Ancak, bu gerçekler ülkemizin diğer gerçeklerini kapatmıyor değerli arkadaşlarım. Tütün zararlarının önlenmesi hususunda, en azından pasif içicilerin korunması bakımından ciddi önlemler alınması gerektiğine ben de katılıyorum. Ancak, bir yasanın en önemli özelliği, bana göre, uygulanabilirliğidir. Günlük yaşamda uygulanabilir bir yasa çıkaramayan bir Meclis saygınlığını ve inandırıcılığını kaybetme riskiyle karşı karşıya kalır.
Yürürlükteki 4207 Sayılı Yasa’da 5 kişiden fazla kişinin bulunduğu yerlerde sigara içilmesi, zaten yasaklanmış durumda. Aynı Yasa’da, on sekiz yaşından küçüklere de sigara satılması yasak. Zannediyorum, ülkemizde en çok ihlal edilen yasa bu Yasa olmasına rağmen, yanılmıyorsam, sadece 4 kez müeyyide uygulanmıştır. Ancak, bu yasayı küçümsemiyorum. Neticede, toplu taşım araçlarında getirdiği yasak da başarıyla uygulanmış, toplumca da benimsenmiştir.
Ülkemizde on sekiz yaş altı çocukların -değerli arkadaşlarım, burası çok önemli- yasak olmasına rağmen, yüzde 90’ı bayilerden sigara alırken bir problem yaşamıyor ve hatta ne üzücüdür, ana babalar çocuklarını, küçücük çocuklarını bakkala, markete sigara almaya gönderiyor ve onlar da çok rahatlıkla sigarayı alıp eve getirebiliyorlar. Daha üzücü bir rakam var önümüzde: On sekiz yaş altına sigara satılması yasak olmasına rağmen ülkemizdeki gençlerimizin, çocuklarımızın yüzde 90’a yakını on sekiz ve daha alt yaş gruplarında sigarayla tanışıyor.
Şimdi, değerli arkadaşlarım, biz, mevcut Yasa’yı, mevcut yasakları uygulayamamışken ve ne yazık ki, bırakın sigarayla uğraşmayı, okul önlerinde ekmek arası uyuşturucu satılmasına şahit olurken, şimdi, ölçüsüz bir genişletmeyle bu Yasa’nın kapsamını daha da genişletmeye kalkıyoruz. Bu yasada, 5 kişilik yasağı uygulayamadığımız bir Yasa’nın kapsamını bütün kamu kurumu alanlarına şamil ediyoruz. Ee, şimdi, sigara tiryakisi bir sayın vali, bir cumhuriyet başsavcısı ve hatta bir milletvekili kendi makam odasında bu yasağa uymayacaksa bunun denetimini kim yapacak, kim ceza kesecek? Bir yakınını kaybetmiş bir insan o üzüntü içerisinde tiryakisi olduğu sigarayı hastanenin bahçesinde, açık alanda içiyorsa, buna acaba o psikoloji içerisinde kim gidip mani olacak? Stadyumda, açık hava konserlerinde aynı anda on binlerce kişinin bu yasağı ihlal etme olasılığını acaba hiç düşündük mü?
Değerli arkadaşlarım, ülkemizde 400 bin tane kahvehane var, binlerce eğlence yeri var, nargile salonları var ve benzer işletmeler bu yasaklardan etkilenecekler. Peki, buraların biz denetimini hangi personelle yapmayı düşünüyoruz? Akıl hastaneleri ve cezaevlerinde bu yasağın uygulanabileceğine acaba, bu teklifin sahipleri inanabiliyorlar mı?
Değerli arkadaşlarım, biz, bir parlamenter heyetle İrlanda’ya bu konuyla ilgili bir araştırmaya gitmiştik. Çok ilginçtir İrlanda’da sigara yasağı talebi bar çalışanlarından gelmiş. Orada bar çalışanlarının üyesi olduğu çok güçlü bir sendika var, bu konu ilk, toplumun gündemine bu kanalla gelmiş ve uzun zamandır da uygulanıyor. Fakat İrlanda’da bir şey yapılmış; aylarca sendikalarla, bar işletenleriyle, sivil toplum kuruluşlarıyla ortaklaşa çalışmalar yapılmış, kamuoyu desteği alınmış, medyanın desteği alınmış. İrlanda’da en ucuz sigara 7 euro.
Şimdi, ülkemize gelirsek değerli arkadaşlarım, bu yasadan toplum hâlâ haberdar değil. Biraz magazin boyutuyla toplum ilgili gibi gözüküyor ve çok ciddiye de almıyor. Bu yasa, bu teklif önümüze gelmeden, hangi sendikayla, hangi sivil toplum kuruluşlarıyla, esnaf odalarıyla, sağlık kuruluşlarıyla bir çalışma yapılmıştır; bunlardan biz mi haberdar değiliz diye merak ediyorum.
Değerli arkadaşlarım, milyonlarca insanın yaşamını direkt etkileyecek böyle bir yasağı uygulamak, bu konunun taraflarının desteğini almadan mümkün olamaz. Bu, sadece ceza tehdidi ve zabıta gücüyle yapılacak bir mücadele değildir.
Bize İrlanda’da sigara yasağına ilişkin önerilen ilk ciddi teklif, fiyatların yükseltilmesi olmuştur değerli arkadaşlarım. Şimdi, asgari ücretin 435 YTL olduğu bir ülkede sigara fiyatlarını ne kadar yükseltmek adil olacaktır? Bunu da takdirlerinize sunuyorum.
Değerli arkadaşlarım, teklifte sigara firmalarının reklam ve sponsorlukları da yasaklanıyor. Ne yazık ki -burayı da özellikle dikkatlerinize arz ediyorum- sigara yasağını en katı uygulayan ülkelerde bile sigara tüketimi ya hiç düşmüyor ya da anlamlı şekilde düşmüyor. Bana göre, sigaranın bir mamul olarak reklama ihtiyacının olmadığını düşünüyorum arkadaşlar, belki markalarının reklama ihtiyacı olabilir ama sigaranın bir mamul olarak reklama ihtiyacı yok. Eğer işe yarayacaksa Milliyetçi Hareket Partisi olarak “sigara” ve “tütün” kelimelerinin sözlüklerden çıkarılmasına da varız, ama bunu bu yasakla yapamayacağımızı biliyorum.
Şimdi, eğer tüketim düşmeyecekse gerçekten -ülkemizde de bunu yaşayacağız- biz sigara firmalarının çok daha iyi işlerde kullandıkları paraları da kendilerine iade etmiyor muyuz? Reklam gelirlerini, reklam alanların aleyhine genişletmiyor muyuz? Benim önerim, benim teklifim, böyle bir yasak yerine, isimlerini kullanmadan, sigara firmalarının cirolarının belli bir kısmını, eğitim, sağlık ve kültür işlerine harcama mecburiyeti getirilmesi şeklinde olacaktır.
Değerli arkadaşlarım, değinilmeyen bir kısmı bu teklifin: Ne yazık ki, Ordu’ya her gittiğimde, Bağ-Kur’unu ödeyebilen daha az esnafa rastlıyorum. Lütfen, sizler de illerinizde zahmet buyurun, sorun, tapu daireleri, son iki aydır özellikle, haciz işlemekten tapu işlemleri yapamıyor. Bu teklifin esnaflar üzerine de birtakım yükümlülükler getirdiğini görüyorum.
Değerli arkadaşlarım, bütün bu anlattıklarım sigarayı savunduğumuz anlamına gelmemelidir. Yalnızca, ülkemiz gerçekleriyle örtüşen, sonuç almamızı sağlayabilecek bir yasa istiyoruz. İşte bunun için, kamuoyunda ve konunun taraflarıyla yeterince tartışılmadan önümüze getirilmiş bu teklifin geri çekilerek, kamuoyu desteği sağlandıktan sonra, daha ciddi ve sonuç almaya dönük bir teklif olarak huzurlarınıza getirilmesinin daha doğru olduğunu düşünüyorum.
Değerli arkadaşlarım, bu teklifte, sigarayı bırakmak isteyenlere karşı devletin görevleri de yer almalıdır. Gerçekten çocuklarımızın sigaraya başlamaması amaçlanıyorsa, okul idareleri, okul aile birlikleri ve aileler arasında bir çalışma öngörülmelidir. Biraz önce anlattım, çocukların yüzde 85’i on sekiz ve altı yaşlarda, yani sigara satın almalarının yasak olduğu dönemde sigaraya başlıyorlarsa ve bu yasak hâlen var ve biz bunu uygulayamıyorsak, bu konuda çok daha ciddi çalışmalar yapmamız gerektiğini düşünüyorum.
Değerli arkadaşlarım, yasaklamak yerine, özellikle okul öğrencilerinin enerjilerini olumlu alanlarda harcayabilecekleri, boş zamanlarını bir kültürel, sportif ya da bilimsel aktiviteyle doldurabilecekleri, sınıf geçme koşulunun yalnızca ders başarısı değil bir hobi başarısına da bağlanarak bu konudaki eksikliği giderilebileceğimizi ümit ediyorum.
Sonuç olarak, ölü doğacak bir kanun yapmak istemiyorsanız değerli arkadaşlarım, bu yasayı, gelin, bütün taraflarıyla kamuoyu desteğini alacak şekilde yeniden gözden geçirip Genel Kurula öyle arz edelim ve sonuç alalım temennisinde bulunuyor, hepinizin yeni yılını kutluyorum, saygılar sunuyorum. (MHP sıralarından alkışlar)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
51 konuşma daha · 2 Ocak 2008